yürüme ile cümle

yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Grup ölüm odasına doğru yürümeye devam eder.Dan kematian selalu menyertai penghuni kamar.
Buna rağmen evlilik iyi yürümez.Namun pernikahan ini tampak tidak begitu bahagia.
Yine de kendi başına ancak kazadan bir ay sonra yürümesi mümkün olduğu söylendi.Angin bisa membawa dia menuju tempat sejauh satu bulan perjalanan hanya dalam waktu sekejap.
Karşı duranları ölümle ya da buz üzerinde yürümekle cezalandırırlar.Cara pengawetan lain adalah dengan dibekukan dalam es atau salju.
Spartaküs, ister istemez güneye yürümek zorunda kaldı.MacArthur pun akhirnya terpaksa berjalan sendiri ke darat.
Bu arada Konstantinopolis'e yürümek üzere hazırlıklara başladı.Sementara itu, Leo memulai perjalanannya menuju Konstantinopel.
Göl, en yakın yerleşim biriminden 3 saatlik yürüme mesafesindedir.Untuk menuju danau ini harus berjalan kaki jauh selama sekitar 3 jam.
Göğüslerinde ise, gelişmiş dört çift yürüme bacağı vardır.Chân chỉ có 4 ngón (kém 1 ngón so với voi hiện nay), da dày.
İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.Rồi cả hai đi dạo.
Gene de yürümeye devam eder .Gã tiếp tục đi lang thang.
Örneğin; dört ayak üstüne düşmek ya da dört ayak üstünde yürümek gibi.Ví dụ như "Tôi thấy ngoài đường một cái gì đó có bốn chân.
İngiliz Parlamentosu'na yürüme mesafesindedir.Đây là phương thức kiểm soát Chính phủ của Quốc hội.
Parkta birlikte yürümeye başlarlar ve film sonlanır.Họ hôn nhau và bộ phim kết thúc.
Hastanedeki tedavisi tamamlanır ancak yürümek için değneğe ihtiyacı vardır.Điều trị bệnh sởi cần thực hiện ở bệnh viện nhằm mục đích cách ly và phát hiện kịp thời các biến chứng.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Trong thời gian này, người bệnh có thể đi lại khó khăn hoặc không thể làm việc.
Buradaki seviye seyr billah (Allah ile birlikte yürümek) tir.勁をさとることによりて(理)階は神明に及ぶ。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.その期間中は歩いたり働くことが困難な場合がある。
Üniversiteye üç dakika yürüme mesafesindedir.徒歩約3分で学校に到着。
Çünkü kendi yapay vücuttur, yürümek için gürültüler yapar.木製であるため、歩くと特徴的な音がする。
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.妻は孫権の娘、後に孫奐の娘(または同一人物)。
Gene de yürümeye devam eder .それでも歩き出す。
Artık yürümek için bacak desteklerine ihtiyacı vardı ve ayak ve bacaklarında çok az hissi kalmıştı.歩行のためには副木が必要であり、脚部や足部の感覚が弱くなっていた。
Sonunda yürümediğine karar verdik ama hala iyi arkadaşız.またりまとは当初打ち解けられなかったが今は親友とも呼べる仲となる。
Göleteği Gölü'ne yaklaşık 20 dakikalık yürüme mesafesindedir.港から徒歩約20分で行ける距離にある。
Odanın büyüklüğü anlamak için duvarlar boyunca yürümeye karar verir.人は、壁を持つ家を建てるため、壁の概念を理解しなければならない。
İnsana benzer bir kaplumbağa olan Bert yolda yürümektedir.ザウバービースト ( Sauberes Biest ) 人間の骸骨のような姿をしている魔物。
Karşı duranları ölümle ya da buz üzerinde yürümekle cezalandırırlar.かしこさ系の技が多く、水流や氷で戦う。
Örneğin, basit işler yaparken aynı zamanda yürümek, konuşmak veya şarkı söylemek.弾きながら語ったり、歌うこともできる。
Hastalığın sonucu olarak önce topallamaya başladı; ardından da yürüme, konuşma yetilerini kaybetti.後に病にかかって引退を願い出たが許されず、太医を派遣されて薬湯を賜った。
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.ふんがしげる:「踏み違える」「足をくじく」の意。
Her iki mahalleden de 3–4 saat yürümek gerekir.約2〜3時間かけて6区間を走りぬく。
İki arkadaşı ise yürümeye devam etmiştir.→2人の恋人が歩く。
Metalden yapılan ağır bir kıyafet olduğu için yürüme hızınız değişmez.ローラースケートを履いているため、移動速度が大きく向上する。
Bir süre sonra yürümeye başlar.しばらく経つと元に戻る。
Bebekler bu dönemde yürümeyi ve ayakta durmayı öğrenirler.赤ちゃんは立って歩かずハイハイする。
İksirlerin Özellikleri: Kırmızı: Yürüme hızını arttırır.赤い靴(◎) - バブルンの移動速度が上昇する。
Yürümeye devam et." der.進むんだ」と答える。
Yürüyüş yarışları ise yürümekten doğmuştur.ナイター競走の開始により誕生した。
O sırtını arkaya cekip usulca yürümekle göstermiştirki, hiç bir zaman düşman karşısından kaçmayacak.道下とは終始余裕の態度で彼をリードしてやり、自分は一度も射精しなかった。
İlk önce yürümez hale geldi ve ardında yatalak oldu.結局は便意は現れず、そのまま眠り込んでしまった。
Tom yürümeye devam etti.トムは歩き続けた。
Bir ay sonra gözleri açılır, 1,5 ay sonra ise yürümeye başlarlar.大約一個月大時,牠們的眼睛才會打開,在一個半月大時,牠們能夠步行。
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.妻子是大家樂創辦人羅騰祥的女兒羅寶靈,有兒子陳浩弘,女兒陳浩寧。
Buna rağmen evlilik iyi yürümez.但是他们的婚姻并不顺利。
Yürümez, uçar.飞翔,飞行
Yürümeye devam et." der.我们走走走走吧”。
Buradaki seviye seyr billah (Allah ile birlikte yürümek) tir.非天下之精者,其孰與於斯矣!」。
Video üyelerin farklı yönlere doğru yürümesiyle sona erer.影片的最後團體四人從不同方向離場。
Gene de yürümeye devam eder .步行亦可。
Eski Altaycada ise yürümek manasını içerir.上下如是,古之制也。
Mezarından çıkınca büyük bir şok yaşar ve kendi mezar taşına korkuyla bakar ve yürümeye başlar.她們從墳墓跑出來,嚇得渾身發抖。
Spartaküs, ister istemez güneye yürümek zorunda kaldı.李秀成以事不可爲,出城西去。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.이 기간 동안 걷거나 일하기 어려울 수 있다.
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.이인숙의 부인 해주오씨는 지인천군사 오부의 딸이며, 좌의정 정순공(靖順公) 이성중(李誠中)의 외손녀가 된다.
Sonunda yürümediğine karar verdik ama hala iyi arkadaşız.나이차 때문에 이루어지지는 않았지만 좋은 친구로 남았다.
Karşı duranları ölümle ya da buz üzerinde yürümekle cezalandırırlar.불기둥은 얼음을 녹이거나 얼음으로 공격하는 적을 공격할 수 있다.
Odanın büyüklüğü anlamak için duvarlar boyunca yürümeye karar verir.해당 장벽의 유효 크기를 결정하는데 도움 된다.
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.또는, "(스승의) 발 아래에 앉는다 또는 하석에 앉는다" 혹은 "(스승을) 둘러싸고 앉는다"를 뜻한다.
Kurbanlarını, koşarak yakalamayı tercih etmez, daha çok hızlı veya yavaş yürümeyi tercih eder.걷기 또는 보행(步行)은 달리기보다는 느린 걸음걸이이다.
Her iki mahalleden de 3–4 saat yürümek gerekir.3개의 학술지를 연 2~4회 발간한다.

İlgili Sayfalar