yürüme ile cümle
yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kolonideki ticaret, Merkantilizm sistemle yürümekteydi.Wirtschaftspolitisch bewegte sich Kurköln im Rahmen des Merkantilismus.
Bir ay sonra gözleri açılır, 1,5 ay sonra ise yürümeye başlarlar.Nach einem Monat öffnen sich ihre Augen, im gleichen Zeitraum werden sie entwöhnt.
Buna rağmen evlilik iyi yürümez.Doch die Ehe ist nicht glücklich.
"Walk on Water" (Türkçe: Suda yürümek), Ira Losco tarafından seslendirilen şarkı.Walk on Water ist ein Lied der maltesischen Sängerin Ira Losco.
Aynı mantık erkek flamingo çiftlerinin yavrularında da yürümektedir.Dieselbe Schlussfolgerung ergibt sich ebenso für männliche Flamingo-Paare bei der Aufzucht von Jungvögeln.
Yörük ~ Yürük kelimesi yörümek ~ yürümek fiilinden gelir.Spazierengehen und spazieren gehen erscheinen als ein Wort.
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.Seine Tochter ist Írisse (die Begehrte oder Kluge), die auch Faniël oder (S.)
Partinin sonunda arabasının çekilmiş olduğunu bulan Mia apartmanına yürümek zorunda kalır.Auf dem Parkplatz muss sie anschließend beobachten, wie ihr Auto abgeschleppt wird.
Pat Morita nihayet 11 yaşında tekrar yürümeyi öğrenmiştir.Tamora Pierce begann im Alter von elf Jahren zu schreiben.
Fırlatıcı dört geçersiz atış yaparsa, vurucuya birinci kaleye yürüme hakkı vermiş olur.Wirft der Pitcher vier davon, darf der Batter „kampflos“ auf die erste Base vorrücken.
Jimmy Vulmer: Yürüme engellidir.Jimmy Ernst: Nicht gerade ein Stilleben.
Diğer 4 çift üye, yürüme görevini yüklenmiştir.Die letzten vier übernehmen die Funktion der Fortbewegung.
Bu hareket, bir dans hareketi olan Turialı diz yürümesine (Turian knee walk) benzer.Runden (Laps): Dieser Modus ähnelt dem Turnier Modus.
Bebekler bu dönemde yürümeyi ve ayakta durmayı öğrenirler.In dieser Zeit lernen die Jungen Dinge wie Schießen und Marschieren.
Bu kadar hızlı yürümeyin! Sizi yakalayamıyorum.Ne marchez pas aussi vite ! Je ne peux pas vous suivre.
Taksiye binmektense, yürümeyi tercih ederim.Je préfère marcher que de prendre un taxi.
Bazen yürümekten yoruluyorum.Parfois je me sens fatiguée de marcher.
Oraya varmak için 5 dakika yürümek zorundasınız.Vous devriez l'atteindre à pied en moins de cinq minutes.
Yürümeyi tercih ederim.Je préfère marcher.
Az daha yavaş yürümek istiyorum.J’aimerais marcher un peu moins vite.
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.Il est marié à Argie (fille d'Adraste), de qui il a Thersandre, Adraste et Timéas.
Moğol ordusu somra Suriye üzerine doğru yürümeye başladı.La grande armée mongole se met en marche vers la Syrie.
Nitekim, bu restoranta işler yürümedi.On y a pas bougé lors des travaux de restaurations.
Odanın büyüklüğü anlamak için duvarlar boyunca yürümeye karar verir.Il s'évanouit en essayant de délimiter la taille de la pièce en longeant ses murs.
Turaç da diğerleri gibi uçmaktan çok yürümeyi yeğler.Le Tétras du Canada préfère souvent marcher plutôt que de voler pour se déplacer.
Buna rağmen evlilik iyi yürümez.Cependant le mariage n'est pas heureux.
MotorCity Casino Hotel'e yürüme mesafesindedir.Ce spectacle a lieu au Riviera Hôtel Casino.
Parkta birlikte yürümeye başlarlar ve film sonlanır.Ils jouent tous dans l'eau, et le film se termine.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Aime comme lui boire, jouer, jurer, mentir, tromper.
Gerçekten, Rus orduları Kazan üzerine yürümekteydiler.De leur côté, les Russes marchent sur la Trebie.
Tam 7503 adet “geçit” Central Park içinde 37 kilometrelik bir yürüme alanı boyunca yerleştirildi.Il s'agit un parcours de 37 kilomètres à travers Central Park à New York ponctué de 7 500 portiques.
Yürümek için koltuk değneği kullanır.Il a besoin d'une canne pour marcher.
Kocasından boşanmıştır, ikili tekrar bir araya gelseler de işler yürümez.Si les deux conjoints font partie de la même communauté (cousins), ils y restent.
Lincoln ve Michael engebeli bir ormanda Chaco'yu bulmak için yürümektedirler.Lincoln et Michael marchent à travers la forêt tropicale.
Komutanlarından Allahverdi Han'a da Bağdat üzerine yürüme komutu verdi.Il en confie le commandement à Abû Dhahâb qui avance jusqu'à Damas.
Genellikle dört ayak üzerinde yürümesine rağmen, genç bir Bulbasaur arka ayakları üzerine de çıkabilir.Il est devenu quadrupède, même s'l peut toujours se dresser sur ses pattes arrière.
O, parkta yürümeyi sever.Le gusta pasear por el parque.
Adam bütün yolu yürümek istemedi;bu yüzden otobüse bindi.El hombre no quería ir andando todo el camino, así que cogió el autobús.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.Empezó a llover, pero seguimos andando.
Bir günde 60 kilometre yürümek zordur.Es difícil caminar 60 kilómetros en un día.
O, yürümek için çok yaşlıydı.Era demasiado viejo para andar.
Yürümek için çok uzak mı?¿Está muy lejos para ir caminando?
Çim üzerinde yürüme.No pise el césped.
Otobüse binmektense yürümeyi tercih ederim.Prefiero caminar que tomar el bus.
Yürümeyi bisiklete binmeye tercih ederim.Prefiero andar a montar en bicicleta.
Bisiklete binmeyi yürümeye tercih ederim.Prefiero montar en bicicleta a caminar.
Yağmurda yürümek beni rahatsız etmez.No me molesta caminar bajo la lluvia.
Şu anda yürümek istemiyorum.Ahora no quiero dar un paseo.
Lütfen,çimende yürüme.Por favor, no camines por el césped.
Yürümektense bir taksiye binmeyi tercih ederim.Prefiero tomar un taxi a caminar.
Yürümeyi tercih ederim.Prefiero caminar.
Sanırım yürümeyi tercih ederim.Creo que prefiero caminar.
Tom yürümeye devam etti.Tom siguió andando.
Onlar yürümeye devam etti.Ellos siguieron caminando.
Koşmadan önce yürümeyi öğren.Aprende a andar antes de correr.
Ayaklarımızı yürümek için kullanırız.Usamos nuestros pies para caminar.
Tom kıyı boyunca yürümeye devam etti.Tom siguió caminando a lo largo de la orilla.
"Kocanız işe yürüyerek mi gider?" - "Evet, o yürümeyi sever."«¿Su marido va andando a trabajar?» «Sí, a él le gusta caminar.»
Birlikte yürümek ister misin?¿Quieres que caminemos juntos?
Ben dağlarda yürümekten hoşlanırım.Me gusta caminar por los montes.