yürüme ile cümle
yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İşler yürümeye başladı.I'm running a business here, right?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?When traveling at night, don't you walk in the Iight?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?When traveling at night... Don't you walk in the Iight?
Yürümeye başlayın!Start walking!
Yine de böyle yürümeyecek.Still, this is not going to work.
Geceleri dışarıda yürümeyin!Don't walk out at night!
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Somebody once told me it's like walking through life like this.
Bense hayatta böyle yürümeyi tercih ediyorum.But I try to walk through life like this.
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.I would rather be able to play an instrument again than walk.
Ve gorebilmek icin resimden bir hayli geriye yurumeniz gerekli.And you have to walk very far to be able to see it.
Yürümeseydi göremeyeceği garip ve şahane şeyler.Strange and wonderful things he would not otherwise have seen.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.And all because he decided to walk that day.
Eğer yürümek sizi depresyona sokuyorsa, öz saygınızı yeniden yapılandırmanız gerekiyor demektir.If it depresses you going for a walk you have to restore the self-image.
Ve eğer tekrar yürürsen, bu kapiler ve yürüme desteğiyle olacak." dedi.And if you walk again, it will be with calipers and a walking frame."
Açıkça görülüyor ki, şempanze yürümekte biraz daha zorlanıyor.Clearly, the chimpanzee has a little bit harder time of walking.
Sangin'de 2002'de hasta olduğumda, en yakın sağlık kliniği üç günlük yürüme mesafesindeydi.In Sangin where I was sick in 2002, the nearest health clinic was within three days walk.
Kimse çeyrek milden fazla yürümez ve iki satıcı da kumsaldakilerin yarısına satış yapar.No one walks more than a quarter of a mile, and both vendors sell to half of the beachgoers.
Geri geri yürümenizi, ağdalı konuşmanızı, hepsini alın.Your walking backwards and saying redundant things, all of it.
I'l buradan yürüme mesafesindedir.I'I walk from here.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.This is the first time our son took more than two steps at once -- captured on film.
Yani TED'den eve yürümem gerekir.Clearly, I need to walk home from TED.
Bir delikten diğerine yürümek?But what about walking from hole to hole?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Walking the course is not part of the game of golf?
Bir delikten diğerine yürümek yani dayanıklılık, maçın çok önemli bir unsuru.The endurance element is a very important part of the game, walking all those holes.
Yürüme, oyunun özüne dahil miydi?Is walking the course essential to the game?
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.They said, yes, walking the course is strenuous physical exercise.
Bankalar iflas edecek ve hiçbir şey yürümeyecek.Banks fail and nothing works anymore.
En iyisi ayrılmamız, bu böyle yürümez.We'd better separate. We can't go on like this
Sosyal bağ kuramıyordu ve konuşamıyordu. Yürümesi bile garipti.She could not create social connections, she could not speak; even her walking was strange.
Hadi, hadi yürümeye devam.Let's, let's just keep moving.
Ben Zoe, buraya yeni geldim. Kumsalda yürümeyi ve acýyý severimI'm Zoey... ...the new girl.
Kumsalda yürümeyi severim ve harikayým - Ve ben de senden hoţlanmadýmI enjoy long walks on the beach, I'm a Pisces... ...and I'm perfect. I don't like you.
Ve ona doğru yürümeye başlamışlar. sonra altı parça akordeon gibi tekrar birleşmişler.And then the six figures came together again, like a concertina.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.It is a genetic birthright that we have, like walking or speaking or seeing.
Okula birlikte yürümek.Walking to school together.
Ve "Şöhretler Okulu"nda öğrenciler "Kırmızı Halı"da yürüme idmanı yapacaklar.And in the "Celebrity School" the students are precticing walking on the "red carpet".
Yürümekten nefret ediyorum!I hate walking!
Boşversene, yürümeyeceğim!Screw it, I won't walk!
Elinde böyle bir gazeteyle sokakta yürümeye çekinmiyor musun?Leu isso, Borremans?
Ancak benim yürümemi sağlayabilecek hiçbir şey icat edilmemişti. Ta ki bugüne kadar.But nothing has been invented that enables me to walk, until now.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Ironic that my legs are fine, and it's my shoulders that slow up my walk.
Atalarımız zamanla, daha dik durabilmiş, daha iyi yürümeyi öğrenmişlerdir.And later, developed skulls with larger brain cases, devoted more time thinking and less to chewing.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.and he forsook Yahweh, the God of his fathers, and didn't walk in the way of Yahweh.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler."These are of those who rebel against the light. They don't know its ways, nor stay in its paths.
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.who forsake the paths of uprightness, to walk in the ways of darkness;
Kötülerin yoluna ayak basma, Yürüme alçakların yolunda,Don't enter into the path of the wicked. Don't walk in the way of evil men.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Whoever compels you to go one mile, go with him two.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.But godliness with contentment is great gain.
‹‹Tanrıda yaşıyorum›› diyen, Mesihin yürüdüğü yolda yürümelidir.he who says he remains in him ought himself also to walk just like he walked.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.After that he appeared in another form unto two of them, as they walked, and went into the country.
"İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme.Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
Denizde yüce dağlar gibi gemilerin yürümesi O'nun varlığının delillerindendir.Ships sailing in the ocean like ensigns are a sign of His.
Şüphe yok ki inanan ve Rablerine dayanan kimselere karşı gücükuvveti yoktur, hükmü yürümez onun.He does not have power over those who believe and place their trust in their Lord.
"Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme.Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.For those of you who desire to walk the path that is straight,
Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme.Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
"Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme.Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
Denizlerde yüce dağlar gibi gemilerin yürümesi de O'nun kudretinin delillerindendir.Ships sailing in the ocean like ensigns are a sign of His.
Yeryüzünde kabara kabara yürüme. Çünkü sen yeri yırtamazsın, boyca da dağlara erişemezsin!And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne dağlara boyca ulaşabilirsin.And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.