Her zaman kütük yüklü gemiler görünebilir.Иногда заходят круизные морские суда.
Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler.Движение заряженных частиц в электрических и магнитных полях.
11 Mayıs 2013'te, Reyhanlı'da belediye önünde iki bomba yüklü araç patladı.11 июля 2013 года в селе были обезврежены две мощные бомбы.
Bu kompleks iyonlar diğer metal iyonlarla pozitif olarak yüklü diğer metal iyonlara bağlıdır.Данный вид обработки подходит и для других видов твердых металлов.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.درس على أبيه وعلى أخويه صاحب المدارك (أخوه لأبيه) وصاحب المعالم (أخوه لأمه).
Deneyde, yüklü yağ damlacığının yerçekimi yüzünden düşmesini önlemek için elektriksel alan kullandı.واستخدمت تلك التجربة المجال الكهربائي لمنع قطرات الزيت المشحونة من السقوط بسبب الجاذبية.
1984 - Beyrut'ta ABD elçiliğine patlayıcı yüklü kamyonla intihar saldırısı yapıldı; 22 kişi öldü.في 20 سبتمبر 1984، تفجير مرافق تابعة لسفارة الولايات المتحدة الأمريكية في بيروت، مما أسفر عن مقتل 24.
Bu yüklü parçacıkların herhangi birinin hareketi elektrik akımı oluşturur.وحركة أي منهما تؤدي إلى تكوين تيار كهربائي.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.لكن ظهور الجزيئات المشحونة يجعل البلازما تولد وتتأثر بالمجال المغناطيسي.
Q1 ve Q2 yüklü noktasal cisimleri aralarında r mesafesi olsun.الإسقاط المونجي (Q2 و Q2) للنقطة Q هو المطلوب.
Tam elektrik yüklü bir nesne sıfırdan farklı ve hareketsizse, bu olay statik elektrik olarak bilinir.عندما تكون محصلة الشحنة الكهربائية لجسيم غير مساوية للصفر وغير متحركة فإنها تعرف باسم كهرباء استاتيكية.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.Sendo assim, com certeza, habitareis na terra que concedi a vós e a vossos pais.
Bu altı leptonun üç tane yüklü parçacığı vardır: elektron, muon ve tau.Destes seis léptons, há três partículas carregadas: o elétron, o múon, e o táuon.
Windows Mağazası, Windows Server 2012-de mevcuttur, ancak varsayılan olarak yüklü değildir.A Windows Store está disponível no Windows Server 2012, mas não está instalada por padrão.
Bu suçlama Charlie Sheen'in yüklü bir tazminat ödemesine yol açmıştır.Tal fato culminou com a demissão de Charlie Sheen da Warner.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.Mas a existência de partículas carregadas faz com que o plasma gere e seja afetado por campos magnéticos.
1 Sınıfta maksimum 351 yolcu taşıyabilir, maksimum yüklü menzili 7.300 km dir.Ele poderia transportar até 1.400 passageiros, 300 na primeira classe e 1.100 na terceira classe.
Elektrik yüklü maddeler hem elektromanyetik alanlardan etkilenirler, hem de elektromanyetik alan yaratırlar.Matéria eletricamente carregada produz, e é influenciada por, campos eletromagnéticos.
Bulgarlar Bizans kamp alnını ele geçirip, yüklü miktarda silah ve altın ele geçirdiler.Os búlgaros tomaram o acampamento bizantino e um rico prêmio incluindo ouro e armas.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Interações de correntes carregadas são responsáveis pelo fenômeno de decaimento beta em um átomo radioativo.
Ancak bu ameliyat için oldukça yüklü bir para gerekmektedir.No entanto, é muito recomendado a cirurgia.
Ancak Terry'nin senaryosu Disney tarafından duygu yüklü olarak görülmedi.A produção de uma terceira temporada ainda não foi decidida pela Disney.
Savunma Formu (Savunma Formu; bu Forma girdiğinde Deoxys "savunmaya daha yüklü" bir pokemon olur.Defense Form: Met deze vorm heeft Deoxys meer verdediging.
İrfan Galip'e babasından yüklü bir servet kalmıştır.Behalve land erfde hij ook een aanzienlijk vermogen van zijn vader.
Ancak bu ameliyat için oldukça yüklü bir para gerekmektedir.Het is echter belangrijk dat deze operatie wordt verricht door een chirurg met veel ervaring hierin.
Yüklü parçacılar, muhtemelen yerçekimi ve nükleer kuvvetler gibi diğer kuvvetlerle eşleşmişlerdir.Verbindingszones zijn gebieden die kern- en natuurontwikkelingsgebieden als het ware aan elkaar knopen.
Buna kendisine armağan edilen yüklü bir orandaki para ödlülü eşlik ederdi.Hij schaamt zich daar zo voor dat hij het geld dat hij daarmee verdiend heeft in een kluis heeft opgeborgen.
Şarkıları çok kudretlidir, sözleri büyü yüklüdür.Zij kunnen Hoge Magie gebruiken en magie vormen in woorden.
Windows Mağazası, Windows Server 2012-de mevcuttur, ancak varsayılan olarak yüklü değildir.Sklep Windows jest dostępny w systemie Windows Server 2012, ale nie jest preinstalowany.
Negatif yüklü olan elektron, bu parçacıklar arasında 9.11−31 kg ile en hafif olanıdır.Elektron jest najmniej masywną z tych trzech cząstek, z masą 9,11×10−31 kg.
Babası yüklü bir miktar para karşılığında ona göçmenlik konusunda yardım eder.Jej ojciec ofiarował na budowę dużą sumę pieniędzy.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.Również w liczbie mnogiej (przez wy) zwracają się dzieci do rodziców i dziadków.
Her biri +2/3 veya -1/3 yüklü olan altı çeşit kuark vardır.Istnieje sześć typów kwarków, każdy posiadający ułamkowy ładunek elektryczny wynoszący albo +2/3 albo −1/3.
Yine aynı bölgede, o dönemde yüklü miktarda gümüş çıkarıldığı bilinmektedir.W tym samym wieku odkryto w regionie pokłady srebra.
Bu kompleks iyonlar diğer metal iyonlarla pozitif olarak yüklü diğer metal iyonlara bağlıdır.Złoto z łatwością tworzy stopy z innymi metalami.
Alabarda köyü nar, Çayüstü (Kılle) köyü ceviz ağaçları ile yüklüdür.I omgivningarna runt Gətindüşəndağ växer i huvudsak lövfällande lövskog.
Elektrik yüklü maddeler hem elektromanyetik alanlardan etkilenirler, hem de elektromanyetik alan yaratırlar.Elektriskt laddad materia både skapar och påverkas av elektromagnetiska fält.
Arrhenius'un açıklamasına göre tuzlar, çözelti oluşturduklarında, yüklü parçacıklara parçalanıyorlardı.Arrhenius teori innebär att salter sönderdelades i enklare beståndsdelar, joner, när de löses i vatten.
Ardından Despina adlı buğday yüklü nakliye gemisini batırdı.Apelsinerna hade under frakten mist något av sin fräschör.
Bu anlaşmaya göre Çin, Birleşik Krallık'a yüklü bir tazminat ödemek zorunda kalmıştır.Resultatet blev att Lê Hoàn valde att betala tribut till Kina.
Önermeye göre nötr pionlar yüklü olanlarla beraber etkileşimlerde oluşuyorlardı.Anledningen till detta var att balsamerarna hade fyllt hans näsa med pepparkorn.
Bankalara yüklü miktarda borcu olan bu okulu iflas ve kapanmaktan kurtarmak da yine bu öğrencilere düşecektir.Den höga byggkostnaden gör skolan bankrutt och den tvingas stänga och eleverna blir utan skola.
Bunun sonucu olarak da kutuplar negatif yüklü, ekvatora yakın bölgeler ise pozitif yüklü olur.Як результат, полюси стають негативно зарядженими а регіони, близькі до екватора, — позитивно.
En azından mümkün olan bir bozulma bir proton, yüklü bir lepton veya bir mezon içermek zorundadır.Щонайменше один з каналів розпаду має включати фотон, заряджений лептон або мезон.
24 Haziran'da sülfür yüklü bir nakliye gemisini batırdı.У ніч на 24 березня було затоплено малогабаритне судно.
Ancak, kızın babası evlenmeleri için Âşık'ın yüklü bir miktar para getirmesini ister.Графиня неодноразово просила у свого батька гроші, щоб покрити борги коханця.
Buna karşın sigorta parası yüklü bir bedel değildi.Як правило, вартість страховки не є високою.
Sonraki gün, Tekirdağ limanı yakınlarında, cephane yüklü Türk yük gemisi Nagara ile karşılaştı.На наступний день біля острова Сент-Круа сталася перша збройна сутичка з карибами.
Bunlar para yüklü bir aracın soyulması için anlaşmaya çalışır.Заробляє на життя викраденням дорогих автомобілів.
Bu anlaşmaya göre Çin, Birleşik Krallık'a yüklü bir tazminat ödemek zorunda kalmıştır.За цим договором Китай виплатив Великій Британії контрибуцію в розмірі близько 21 млн доларів США.
Yüklü parçacıklarla ilgili bir simulasyon yazılımıДетальний опис вищезазначеного експерименту з ящірками
Elektronlar eksi yüklüdür.Електропровідність слабка.
Adettendir, mutlaka yüklü bir bahşiş verilerek kapı açtırılır.Na zárubni je pomocí závěsů (pantů) zavěšeno křídlo dveří.
Ancak bu ameliyat için oldukça yüklü bir para gerekmektedir.Tato metoda tak nepotřebuje náročný chirurgický zákrok.
Eğer gereken yerden gereken elması (Kraliçenin Elması) çalıp getirirlerse yüklüce para alacaklardır.Jestliže však při nich byli chyceni, byli trestáni bitím, případně jim byla odpírána strava.
Yakın gelecekte yüklü tazminat davalarını kaybetme tehdidiyle karşı karşıyadır.Ohrožené taxony čelí vysokému riziku vyhynutí v blízké budoucnosti.
Aygıtta yüklü olan her programın bir listesi de mevcuttur.Je k dispozici také seznam všech nainstalovaných programů.
Şarkıları çok kudretlidir, sözleri büyü yüklüdür.Ke zvonům se vážou také některé pověry a zvony mají svůj specifický význam v lidové magii.
Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler.Particulele încărcate sunt extrem de influențate de câmpurile magnetice și electrice.
Kerr-Newman çözümü: Yüklü, dönen ve kütleli nesneler ile ilgilidir.Soluția Kerr-Newman pentru obiecte masive încărcate, care se rotesc.