Ana içeriğe geç
Sözlük

yüklü ile cümle

yüklü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Cihazla yüklü gelen uygulamalar, Google'ın çeşitli hizmetlerine erişimi sağlar.Pre-loaded apps also provide access to Google's various services.
Cihaz, Android 2.2 Froyo işletim sistemi yüklü olarak kutudan çıkar.[4]It shipped with Android 2.2 Froyo.[4]
Cihaz, resmi olarak Android 4.4.2 KitKat işletim sistemi yüklü olarak satışa çıkarılmıştır.This phone was officially released with Android 4.4.2 KitKat.
Yok olan 70,000 kitabın yanında yüklü miktarda kitap zarar gördü.70,000 books were destroyed, and many others were damaged.[25]
Bu kimyasal gruplar sulu çözeltilerde ayrışır ve polimerleri yüklü hâle getirir.These groups dissociate in aqueous solutions (water), making the polymers charged.
1701'de Angara ırmağı'nda Çin malları yüklü bir tüccar teknesiyle karşılaştı ve yağmaladı.On the Angara River in 1701 he met and plundered a merchant's boat loaded with Chinese goods.
Bu görelilik, gözlemci ile yüklü parçacıkların arasındaki göreceli devinime (veya harekete) dayalıdır.Er wird im Diesseits und im Jenseits angesehen sein, einer von denen, die (Gott) nahestehen.
Sonunda Morgan yüklü bir fidye ödenmesi karşılığında kentten geri çekilmiştir.Schließlich kam Richard gegen ein hohes Lösegeld frei.
Hatta İlhanlılar buradan yüklü bir vergi geliri temin ediyorlardı.Die Kleriker wollten dazu eine deftige Leibeigenensteuer einziehen.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.Severin und sein Bruder erhielten mit einem Teil der elterlichen Güter eine gute Versorgung.
Bu gemi Ocak 1669’da kazayla alev alacak ve barut yüklü gemi havaya uçacaktır.Ein durch Blitzschlag ausgelöster Brand im Jahr 1679 beschädigte das Hauptschiff und den Chor stark.
Pinto'ya Bursaspor Kulübü yüklü miktarda para cezası kesti.Gallus musste eine hohe Geldstrafe zahlen.
Fikret Mualla, 1938 yılında babasını kaybedince yüklü bir mirasın sahibi olmuştu.Leipzig 1938 Was du ererbt von deinen Vätern hast.
Wilson sis odası, yüklü taneciklerin izlerini görünür hale getiren bir aygıttır.Das spitzbogige Westportal zeigt ein profiliertes Gewände aus Birnstabrippen.
Düğünleri onlar için çok duygu yüklü bir gündü.Leur mariage a été un jour plein d'émotions pour eux.
Sonunda Morgan yüklü bir fidye ödenmesi karşılığında kentten geri çekilmiştir.Morgan acceptera finalement de partir en échange d'une lourde rançon.
Yunanlar, yüklü amber düğmelerin saç gibi hafif objeleri kendine çekebildiğini yazmışlardır.Les Grecs notent que des boutons en ambre chargés pouvaient attirer des objets légers tels que des cheveux.
Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler.Les particules chargées sont très sensibles aux champs électrique et magnétique.
Kuarklar, leptonlar ve W bozonlarının hepsinin karşıt yüklü antiparçacıkları vardır.Les quarks, les leptons et boson W ont tous une antiparticule avec une charge électrique opposée.
Çünkü Mısır, İngilizlere yüklü miktarda borcu vardı.Le roi de France doit toujours une grosse somme d'argent aux Anglais.
Bu görelilik, gözlemci ile yüklü parçacıkların arasındaki göreceli devinime (veya harekete) dayalıdır.Celui-ci est associé à l’Œil de la Providence aussi nommé « œil omniscient » (all-seeing eye).
Bu altı leptonun üç tane yüklü parçacığı vardır: elektron, muon ve tau.Parmi ces six leptons, il y a trois particules chargées : l'électron, le muon et le tauon.
Aynı şekilde α-amino grubuysa bir elektron kaybederek artı (+) yüklü olur (-NH3+).Donc, il peut aussi bien perdre son électron (H+) qu'en gagner un autre (H-).
Ancak Terry'nin senaryosu Disney tarafından duygu yüklü olarak görülmedi.Skinner n'apparaît pas dans le dessin animé de Disney.
Tabii ki gelin hemen çıkarılmaz. kız evi yüklü miktarda kapı parası ister.Aussitôt, le mari ouvre la fenêtre tandis que la femme serre fortement la précieuse liasse.
Bulgarlar Bizans kamp alnını ele geçirip, yüklü miktarda silah ve altın ele geçirdiler.Les Bulgares s’emparèrent du camp byzantin et récoltèrent un riche butin en or et en armement .
Bunun için yüklü bir serveti yurttaşlarına dağıttı.Il laisse une grosse fortune à ses héritiers.
Pinto'ya Bursaspor Kulübü yüklü miktarda para cezası kesti.Qui parlait patois payait une amende.
C-Note yasadışı mal yüklü bir kamyonu sürerken yakalanır.Il est arrêté alors qu'il conduisait un camion rempli de produits volés.
Daha sonra 2007 yılında ek bunlara ek olarak 180 bin adet Ubuntu yüklü ince istemci dağıtılmıştır.Cette opération est suivie, en 2007, par le déploiement de 180 000 autres clients légers équipés d'Ubuntu,.
Elektrik yüklü maddeler hem elektromanyetik alanlardan etkilenirler, hem de elektromanyetik alan yaratırlar.La matière électriquement chargée est influencée par, et produit, les champs électromagnétiques.
İlk Android One Android 5.0 Lollipop yüklü oldu.Il est le premier smartphone tournant sous Android 5.0 Lollipop.
Bombalı araç veya bomba yüklü araç, bir araç içine yerleştirilen ve patlatılan patlayıcılardır.Coche bomba, vehículo motorizado en cuyo interior se ha colocado una bomba o artefacto explosivo.
Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler.Las partículas cargadas están fuertemente influenciadas por los campos eléctricos y magnéticos.
Topraklama kesildiğinde ise cisim net negatif yüklü olacaktır.Si la aguja está bien compensada, el desvío será cero.
Thomson saçılmasında yüklü parçacıklar özel durumlu ışık altında radyasyon açığa çıkarırlar.En la dispersión de Thomson una partícula cargada emite radiación bajo la luz incidente.
Eğer dışarıdaki yük negatif ise, yüklü alanların polaritesi tam tersi gibi olacaktır.Si la carga externa es negativa, la polaridad de las regiones con carga eléctrica se invertirá.
Bundan dolayı manyetizma, elektriksek olarak yüklü parçacıklar hareket ettiğinde ortaya çıkar.Por lo tanto el magnetismo se observa siempre que partículas cargadas eléctricamente están en movimiento.
Kimono seçimi sembolizm ve ince sosyal mesajlarla yüklüdür.La scelta del kimono da indossare in un'occasione è legata a numerosi simboli e sottili messaggi sociali.
Bu arada patlayan yakıt yüklü kamyonlar Sovyet tank mürettebatında paniğe yol açtı.Al centro del vano, il serbatoio corazzato del carburante funge da panca per l'equipaggio.
Annesi kocası yedi yıl sonra ölünce, kendisine oldukça yüklü bir miras kalarak geri döndü.L'anno seguente morirono i suoi genitori, e divenne erede di un cospicuo patrimonio.
Negatif yüklü bir iyondur.Un catione è uno ione con carica positiva.
Buna karşın sigorta parası yüklü bir bedel değildi.Allo stesso tempo non doveva essere avido di soldi.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Le interazioni della corrente debole carica sono responsabili del decadimento beta negli atomi radioattivi.
Eğer güncelleştirme yüklü değil ise işletim sistemine yüklenir.Quando lei non si presenta al posto stabilito, egli si dirige verso il convitto.
Onun söylediklerine çok fazla önem yüklüyorsun.Ты придаёшь слишком большое значение сказанному им.
Sunucu aşırı yüklü.Сервер перегружен.
Şu anda sistem aşırı yüklü.В настоящее время система перегружена.
Bunun sonucu olarak da kutuplar negatif yüklü, ekvatora yakın bölgeler ise pozitif yüklü olur.Как результат, полюса становятся негативно заряженными а регионы близкие к экватору заряженными позитивно.
Voznesenski Stalin'e 26 Haziran 1907'de bankaya at arabasıyla yüklü miktarda para gönderileceğini haber verdi.Он сообщил Сталину, что 26 июня 1907 года в банк конным экипажем будет доставлена крупная партия денег.
Bunlar para yüklü bir aracın soyulması için anlaşmaya çalışır.Зарабатывает на жизнь угоном дорогих автомобилей.
Elektronlar eksi yüklüdür.Электроустановки низковольтные.
Ayrıca, yüklü organik omurga genellikle atmosferik neme karşı kararsızdır.Кроме того, заряженная органическая полимерная цепочка часто бывает неустойчива к атмосферной влаге.
En zayıf yüklü bileşikler kolondan ilk çıkar, onun ardından çıkanlar giderek artan yüklü bileşiklerdir.Гашёные (то есть употреблённые) марки были гораздо дешевле, хотя марки первых выпусков были также дороги.
Ancak, kızın babası evlenmeleri için Âşık'ın yüklü bir miktar para getirmesini ister.Графиня неоднократно просила у своего отца деньги, чтобы покрыть долги любовника.
Bunun için yüklü miktarda besine ihtiyaç duyar.Но требует за это какое-то количество прихвостней.
Bu gemi Ocak 1669’da kazayla alev alacak ve barut yüklü gemi havaya uçacaktır.В январе 1439 года в корабль ударила молния, что привело к пожару и гибели судна.
Ağabeyi Keşfî ve yeğeni Atâ, çoğu haram, yüklü bir servete sahip olurlar.К нему стекались с разных концов люди, и собралось множество братии.
Yani ağ komşularından samba yüklü linux makinenin harddiski ve paylaşımlarına ulaşılabilir.Спасти и обогреть её может только сосед по балкону Денис.
Kumarda şehrin ünlü gangsterlerinden birine yüklü miktarda para kaybeder.Третий — игрок, проигравший в казино крупную сумму чужих денег.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod