Tom mobilyaları kamyona yüklememize yardım edecek.Tom will help us load the furniture onto the truck.
Kamyonu yüklememe yardım et.Help me to load the truck.
Kamyona yüklememe yardımcı ol.Help me to load the truck.
New York şehri yüksek binalarıyla ünlüdür.New York City is known for its tall buildings.
Kuşlar ne kadar yükseğe kadar uçabilir?How high can birds fly?
Tom çıtayı çok yükseltti.Tom took it to a whole new level.
Yerden yükselen buhar bütün toprakları suluyordu.But a spring rose out of the earth, watering all the surface of the earth.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.The water was fifteen cubits higher than the mountains which it covered.
Sami'nin umutsuzluğu daha da çok yükseldi.Sami's desperation went even higher.
Rapor en yüksek açlık oranlarının Afrika’da olduğunu belirtiyor.The report notes the highest hunger rates are in Africa.
Bu kutuların hepsini kamyona yükleyin.Load all these boxes onto the truck.
Bu kolilerin tamamını kamyona yükleyin.Load all these boxes onto the truck.
Tatoeba'da Tom fobisi yükselişte.Tom-phobia is on the rise on Tatoeba.
O kadar yüksekten düşmek ölümcül olur.A fall from that height would be fatal.
Cezayir, İsrail devletini yüksek sesle eleştiriyor.Algeria is a vocal critic of the state of Israel.
İslamofobi, yükselen bir problemdir.Islamophobia is a problem that's on the rise.
Yüksek lisans öğrencisiyim.I'm a graduate student.
Raporda ayrıca deniz seviyelerinin eskisinden daha hızlı yükseldiği tespit edildi.The report also found sea levels were rising faster than before.
Windows yüklü laptopun mavi ekran verdi sanırım.I see that your Windows laptop was hit by the blue screen of death.
Daha yüksek maaşlı bir işe başvurmayı düşünüyor.He is thinking about applying for a better-paying job.
Mühendislik alanında yüksek lisans yapmaya çalışıyor.He is working toward a master's degree in engineering.
Ağır iş yükü altında.He has a heavy workload.
Ağır yükleri kaldırabiliyor.He can lift heavy weights.
Yüksek ağırlık kaldırabilir.He can lift heavy weights.
Devlete yüklü miktarda vergi borcu var.He owes the government a lot of money in taxes.
Ateşi yükseliyor.Her fever is getting worse.
Tom'un yakalanma ihtimali ne kadar yüksek?How likely is it that Tom will be arrested?
Sesimi yükselttim.I raised my voice.
Kendisine daha yüksek maaş teklif eden bir şirkete geçti.He moved to a company that offered him a higher salary.
Aracını yüksek fiyattan satmayı başardı.He managed to sell his car for a lot of money.
Yaşı yüksek olanların koronadan ölme ihtimali daha yüksek.Elderly people are more likely to die from the coronavirus.
Ölüm riski, yaş yükseldikçe çok artıyor.The risk of dying increases greatly with age.
Yüksük makarna sever misin?Do you like ditaloni pasta?
Tuna nehri yükseliyor.The River Danube rises.
John G. Roberts, ABD Yüksek Mahkemesi Başyargıcıdır.John G. Roberts is the Chief Justice of the U.S. Supreme Court.
Yaptığı kendi yediği boku kadere yüklemeye çalışmaktı.What he did was like taking a crap by the stove and then blaming it on fate.
Yukarıdaki şema, işleri gerçekte olduğundan biraz daha basit hale getiriyor.The above diagram makes things a little more simple than they actually are.
Uyurken yüksek sesle horlar.He snores loudly while sleeping.
Fasulye yüksek miktarda demir içerir.Beans have a lot of iron.
Diğer herkes sizden daha yüksek fiyat istiyor.Everybody else charges more than you do.
"Rytsas" Yüksek Valyria dilinde "merhaba" demektir."Rytsas" means "hello" in High Valyrian.
"Kessa" Yüksek Valyria dilinde "evet" demektir."Kessa" means "yes" in High Valyrian.
"Daor" Yüksek Valyria dilinde "hayır" demektir."Daor" means "no" in High Valyrian.
"Kirimvose" Yüksek Valyria dilinde "teşekkürler" demektir."Kirimvose" means "Thank you" in High Valyrian.
"Geros" Yüksek Valyria dilinde "hoşça kal" demektir."Geros ilas" means "goodbye" in High Valyrian.
"Valar morghulis" Yüksek Valyria dilinde "Her insan ölecektir" demektir."Valar morghulis" means "All men must die" in High Valyrian.
"Valar dohaeris" Yüksek Valyria dilinde "Her insan hizmet edecektir" demektir."Valar dohaeris" means "All men must serve" in High Valyrian.
"Dracarys" Yüksek Valyria dilinde "ejderha ateşi" demektir."Dracarys" means "dragon fire" in High Valyrian.
"Muña zaldrizoti" Yüksek Valyria dilinde "ejderhaların annesi" demektir."Muña zaldrizoti" means "mother of dragons" in High Valyrian.
"Tubī daor" Yüksek Valyria dilinde "bugün değil" demektir."Tubī daor" means "not today" in High Valyrian.
"Tubī daor" Yüksek Valyria dilinde "bugün olmaz" demektir."Tubī daor" means "not today" in High Valyrian.
"Avy jorrāelan" Yüksek Valyria dilinde "Seni seviyorum" demektir."Avy jorrāelan" means "I love you" in High Valyrian.
Eller yukarı! Beni neden takip ediyorsun?Hands up! Why are you stalking me?
Yüksek sesle oku.Read it out loud.
Bu sahne öylesine duygu yüklüydü ki gözyaşlarıma engel olamadım.That scene was so tear-jerking I couldn't stop crying.
Standartlarınızı yükseltmeniz gerekir.You need to raise your standards.
Satranç turnuvasında çeyrek finale kadar yükseldim.I went through to the quarter-finals in the chess tournament.
Enerji verimi yüksek bir cihaz.It's an energy-efficient appliance.
Dünyanın en yüksek dağı Everest dağıdır.The tallest mountain in the world is Mount Everest.
O ne kadar yüksek?How tall is it?