Ana içeriğe geç
Sözlük

yük ile cümle

yük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom silahın yüklü olmadığına dair güvence verdi.Tom assured me the gun wasn't loaded.
Tom bana silahın yüklü olmadığını söyledi.Tom told me the gun wasn't loaded.
Sami aşağı yukarı yüz tane kadın kaçırdı.Sami kidnapped something like a hundred women.
Sami, Leyla'nın bilgisayarına casus yazılım yükledi.Sami installed spyware on Layla's computer.
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona yük oluyordu.Sami's bad relationship with Layla was weighing on him.
Tom'un babası albay rütbesine yükseldi ve başkente devredildi.Tom's father rose to the rank of colonel and was transferred to the capital.
Yüksek geliri ona bir refah ömür sağladı.His high income afforded him a life of prosperity.
Ekmek fiyatı on yen yükseldi.The price of bread rose by ten yen.
O kadar yüksek sesle sesle konuşuyorsun ki seni birinci katta bile duyabiliyorum.You speak so loudly I can even hear you on the first floor.
Onu yüklemeden önce oyunu indirmeniz gerekir.You must first download the game before you can install it.
Tom gökyüzünün baş döndürücü yüksekliğinden şehre baktı.Tom looked down upon the city from the dizzying height of the skyscraper.
Yükselen güneş gökyüzünü parlak bir renk karışımıyla süsledi.The rising sun bathed the sky in a brilliant blend of colours.
Hayır, köyümdeki evler yüksek değil ama bahçeler büyüktür.No, the houses in my village aren't tall, but the gardens are big.
Mark topu istediğinden daha yükseğe fırlattı.Mark threw the ball higher than he wanted.
Sirenler yüksek sesle çaldı.Sirens blared.
Sandalyenin yüksekliği ayarlanabilir.The chair's height is adjustable.
Ben aşağı yukarı Tom'la aynı yaştayım.I'm roughly the same age as Tom.
Tom ve ben ikimiz de olabildiğince yüksek sesle bağırdık.Tom and I both shouted as loudly as we could.
Son zamanlarda kan basıncım oldukça yüksekti.My blood pressure has been pretty high recently.
Tom bugünkü sınavda en yüksek notu aldı.Tom got the highest grade on today's test.
Tom kamyonun hâlâ yüklendiğini söylüyor.Tom says the truck is still being loaded.
Seni yukarıda görmek istiyorum.I want to see you upstairs.
Yüksek sesli müzikten hoşlanmam.I don't like loud music.
Silahım yüklü değildi.My rifle wasn't loaded.
Tom'un yükseklik korkusu var.Tom has a fear of heights.
Tom yukarıda uyuyor.Tom is sleeping upstairs.
Tom onu yapmakla yükümlüdür.Tom is liable to do that.
Çok yüksek sesle konuşmaçDon't speak so loudly.
Tom, Mary'nin kamyonu yüklemesine yardımcı oldu.Tom helped Mary load the truck.
Kiramız yükseldi.Our rent has gone up.
Tom, Mary'den daha yüksek sesle horluyor.Tom snores louder than Mary.
Tom'un Mary'den daha yüksek sesle horladığını düşünüyorum.I think Tom snores louder than Mary.
Tom ayrılmakla yükümlüdür.Tom is liable to leave.
Tom ve Mary ikisi de yüksek sesle horladı.Tom and Mary both snore loudly.
Tom yüksek sesle horluyor.Tom snores loudly.
Sami, İncil'i aşağı yukarı biliyordu.Sami knew the Bible back and forth.
Bagaj yukarı alabilir misiniz?Could you take the luggage upstairs?
Neden orada yukarıdasın?Why are you up there?
Tom testi yüksek not alarak geçti.Tom passed the test with flying colors.
Mary testi yüksek not alarak geçti.Mary passed the test with flying colors.
Tom'un bunu yapmakla yükümlü olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is obligated to do that.
Tom kutuları kamyona yükledi.Tom loaded the boxes onto the truck.
Tom'un yüksek bir katsayısı var.Tom has a high IQ.
Sami'nin yüklü bir sicili var.Sami has a long record.
Tom yüksek lisansüstü okuluna gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go to graduate school.
Böyle yüksek bir bedeli ödemeye istekli değildim.I wasn't willing to pay such a high price.
Böyle yüksek bir bedel ödemeye razı değilim.I'm not willing to pay such a high price.
Tom ve Mary birbirlerini yüklendiler.Tom and Mary are stuck with each other.
Tom'un maaşı benimkinden çok daha yüksek.Tom's salary is much higher than mine.
Tom kamyonu yüklememe yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd help me load the truck.
Tom kamyonu yüklemeye yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd help load the truck.
Tom çok yüksek sesle konuşmak zorunda değildi.Tom didn't have to speak so loud.
Tom'a yüksek sesle konuşmamasını söyledim.I told Tom not to talk so loudly.
Tom çok yüksek sesle konuşmak istemiyordu.Tom didn't want to talk so loud.
Tom'un çok yüksek sesle konuşmasına gerek yoktu.Tom didn't need to talk so loud.
Sanırım yukarı çıkmak zorundayız.I think we have to go upstairs.
Tom yüksek sesle bir patlama duydu.Tom heard a loud explosion.
Tom yüksek sesle patlama duydu.Tom heard a loud bang.
ABD ve Rusya arasındaki gerginlikler yükselişte.Tensions between the USA and Russia are on the rise.
Tom yükseklik korkusu olduğunu söyledi.Tom said he was afraid of heights.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod