yüküm ile cümle
yüküm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.Politseiülem ei tunne enese õigusi ja kohustusi.
Periyekler tarım ticaret ve zanaatla uğraşmak ve devlete vergi vermekle yükümlülerdi.Pooldasid omanike-feodaalide maksustamist ja tööstuse ja kaubanduse toetamist.
Gelecekteki yükümlülükler emeklilik açığının hakimiyeti altındadır.Soome ametiasutused vahendavad sel juhul pensionitaotluse Eestisse.
Yangın söndürmekle yükümlü personele itfaiyeci denir.Tulekahjude kustutamisega tegeleb tuletõrje.
18 yaşından büyük erkeklerin mecburi askerlik (asevelvollisuus) yükümlülükleri vardır.Les hommes d'au moins 18 ans sont soumis au service militaire obligatoire (asevelvollisuus) ;
18 yaşından büyük erkeklerin mecburi askerlik (asevelvollisuus) yükümlülükleri vardır.Los hombres mayores de 18 años están sujetos a la obligación del servicio militar (asevelvollisuus).
18 yaşından büyük erkeklerin mecburi askerlik (asevelvollisuus) yükümlülükleri vardır.Män som har fyllt 18 år har värnplikt (asevelvollisuus).
18 yaşından büyük erkeklerin mecburi askerlik (asevelvollisuus) yükümlülükleri vardır.Vähintään 18-vuotiailla miehillä on asevelvollisuus.
18 yaşından büyük erkeklerin mecburi askerlik (asevelvollisuus) yükümlülükleri vardır.Мужчины, которым уже исполнилось 18 лет, несут обязательную воинскую повинность (asevelvollisuus);
18 yaşından büyük erkeklerin mecburi askerlik (asevelvollisuus) yükümlülükleri vardır.على الرجال الذين لا تقل أعمارهم عن 18 سنة أداء خدمة التجنيد الإجباري (asevelvollisuus).
1921 Eğitim yükümlülüğü yasası herkese altı senelik okul zorunluluğu getirdi.1921 Lagen om läroplikt träder i kraft och sexårig folkskola blir obligatorisk för alla
1921 Eğitim yükümlülüğü yasası herkese altı senelik okul zorunluluğu getirdi.1921 La ley de escolarización obligatoria establece seis años de educación pública obligatoria para todos.
1921 Eğitim yükümlülüğü yasası herkese altı senelik okul zorunluluğu getirdi.1921 La loi sur l'obligation de la scolarité ordonne l'école primaire de 6 ans obligatoire pour tous.
1921 Eğitim yükümlülüğü yasası herkese altı senelik okul zorunluluğu getirdi.1921 Oppivelvollisuuslaki määrää kaikille pakolliseksi kuusivuotisen kansakoulun
1921 Eğitim yükümlülüğü yasası herkese altı senelik okul zorunluluğu getirdi.1921 قانون إلزامية التعليم يُلزم الجميع بالالتحاق بالمدرسة الشعبية التي تستغرق الدراسة فيها ست سنوات
1921 Eğitim yükümlülüğü yasası herkese altı senelik okul zorunluluğu getirdi.1921年,颁布了《义务教育法》,规定所有年满6岁的儿童必须接受教育
400,000 adet menkul kıymet, teminatlandırılmış borç yükümlülüğü, her birisi 1,000 $, toplamı da 400,000,000 $.1,000ドルですね? それらのコストは1,000ドルだとしましょう。 私達は、それを40万、発行しました。
400,000 adet menkul kıymet, teminatlandırılmış borç yükümlülüğü, her birisi 1,000 $, toplamı da 400,000,000 $.Digamos que há 400.000 delas, cada uma custando $1,000, certo? Digamos que custaram $1,000
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriAz uniós pénzeszközök pénzügyi ellenőrzése Történeti háttér A Szerződésben meghatározottfeladatok
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriControl financiero de los fondos comunitarios Antecedentes históricos Mandato del Tratado
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriControlo financeiro dos fundos da UEResenha histórica Mandato conferido pelo Tratado
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriControlul financiar al fondurilor UE Istoric Mandatul atribuit prin Tratat
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriDen finansielle kontrol af EU's midler Historisk baggrund Mandat i henhold til traktaten
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriEkonomisk kontroll av EU-medel Historisk bakgrund Revisionsrättens mandat enligt fördraget
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriEU:n varainhoidon valvonta Taustaa Perustamissopimuksen mukaiset tehtävät
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriFinanciële controle van de EU-middelen Historische achtergrond Bij het Verdrag verleend mandaat
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriFinančná kontrola prostriedkov EÚHistorický vývoj Poverenie vyplývajúce zo zmluvy
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriFinančna kontrola sredstev EUZgodovinsko ozadje Pristojnosti iz pogodbe
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriFinanční kontrolarozpočtových prostředků EUHistorický vývoj Pověření vyplývající ze Smlouvy o ES
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriFinansowa kontrolafunduszy UE Historia Uprawnienia wynikające ztraktatu
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriFinanzkontrolle der EU-Mittel Entstehungsgeschichte Auftrag laut EU-Vertrag
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriIl controllo finanziario dei fondi dell'UEBreve storia della Corte dei conti Il mandato del trattato
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleriLe contrôle financier des fonds de l'UE Historique Les fonctions attribuées par le traité
AB fonlarının mali kontrolü Tarihsel geçmiş Antlaşma yükümlülükleri∆ηµσινµικς έλεγς των κεαλαίων της Ε ΕΙσ τρ ικ Εν τ λ ή *άσει της Συνθήκης
Akıllarına takılan ilk soru şu, ya karşı taraf bu kontrattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiremezse?Ta hlavní je: Co když ta druhá strana nedodrží svou část smlouvy?
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Ale bohužel řekněme, že mám také závazky.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Ale, niestety, załóżmy, że mam także zobowiązania.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Bohužial... mám aj záväzky (dlžoby).
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Entonces deudas.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. - Kişisel bilançomun pasif tarafını oluşturmaya başlayalım şimdi.Αλλα δυστυχώς, ας πούμε ότι έχω και υποχρεώσεις. υποχρεώσεις λοιπόν.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Maar helaas, ik heb ook nog passiva (schulden).
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -Mas, infelizmente, vamos dizer que eu tinha responsabilidades também.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -لكن، لسوء الحظ، لنقل أن علي مسؤوليات أيضاً.
Ancak maalesef yükümlülüklerim de var. -負債も持っているとします。 そう、負債です。
Antlaşma YükümlülükleriA Szerződésben meghatározott feladatok
Antlaşma YükümlülükleriAuftrag laut EU-Vertrag
Antlaşma YükümlülükleriBij het Verdrag verleend mandaat
Antlaşma YükümlülükleriIl mandato del trattato
Antlaşma YükümlülükleriLes fonctions attribuées par le traité
Antlaşma YükümlülükleriMandato conferido pelo Tratado
Antlaşma YükümlülükleriMandatul atribuit prin Tratat
Antlaşma YükümlülükleriPoverenie vyplývajúce zo zmluvy
Antlaşma YükümlülükleriPověření vyplývající ze Smlouvy o ES
Antlaşma YükümlülükleriPristojnosti iz pogodbe
Antlaşma YükümlülükleriRevisionsrättens mandat enligt fördraget
Antlaşma YükümlülükleriUprawnienia wynikające z traktatu
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Jesteśmy od siebie współzależni.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.우리는 이제 상호 종속적입니다.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Kölcsönösen egymásra vagyunk utalva.
Artık birbirimze karşı yükümlüyüz.Nous sommes désormais interdépendants.