Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.我 不 求 自 己 的 榮 耀 . 有 一 位 為 我 求 榮 耀 定 非 的
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.我 不 求 自己 的 榮耀 . 有 一 位 為 我 求榮耀定 非 的
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Abbiamo deciso di chiamarla così per auspicare la pace nella regione, e in tutto il mondo.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Folosim acest nume pentru a celebra pacea în regiune și pe planetă.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.우리는 이 지역과 지구의 평화를 축복하기 위해 그 이름을 지었습니다
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Mit diesem Namen wollen wir Frieden hier in der Region und auf der ganzen Welt feiern.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Nimellä ylistetään alueen ja koko maailman rauhaa.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Nous utilisons ce nom pour célébrer la paix dans la région et sur la planète.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Usamos ese nombre para celebrar la paz en la región y en el planeta.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Vi bruger det navn for at fejre fred i regionen og på planeten.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.We kozen die naam om de vrede in die regio en op de planeet te vieren.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Wybraliśmy to imię na cześć pokoju w tym regionie i na całej Ziemi.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Χρησιμοποιούμε αυτό το όνομα για να γιορτάσουμε την ειρήνη στην περιοχή και στον πλανήτη.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Ми використовуємо це ім'я, аби відзначити мир в регіоні і на планеті.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Мы используем это имя для того, чтобы отпраздновать мир в регионе и на всей планете.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.Селам означава "мир" на много етиопски езици. Избрахме това в името на мира в региона и на планетата.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.בחרנו בשם זה כסמל לשלום באזור זה ובעולם.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.ونحن نستخدم الأسم للإحتفاء بالسلام في المنطقة وفي الكوكب.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.多くの有名な雑誌の表紙を飾ったことで
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.1つを取り入れただけでも 優れたものになることを教えてくれたのです 五感理論をデザインに取り入れたら
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.크리스의 시계는 남은 3가지의 감각 중 하나만 더 올려주어도 멋진 제품이 나온다는 것을 보여줬습니다.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.Ceasul lui Chris arată că stimulând măcar unul din celelalte simţuri, produsul e genial.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.Chris órája megmutatja nekünk, hogy akár ezen érzékek egyikének megemelésével brilliáns termékhez juthatunk.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.Chris' ur viser os at ved bare at hæve en af disse andre sanser, kan gøre et produkt genialt.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.Chris 個鐘話畀我哋知 即使只係包括多一個感官元素 產品就可以更勝一籌
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.De klok van Chris laat zien dat je met maar één zintuig meer, een briljant product kunt maken.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.El reloj de Chris demuestra que mejorando solo uno de esos otros sentidos podemos crear un producto genial.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.Zegar Chrisa udowadnia, że podniesienie rangi choćby jednego z nich pomoże stworzyć wspaniały produkt.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.Годинник Кріса доводить, що якщо акцентувати ще на одному з інших відчуттів, то у вас вийде блискучий продукт.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.השעון של כריס מראה לנו שעירוב של אפילו אחד מהחושים האחרים האלה יכול להוליד תוצר מבריק.
Chris'in saati bize gösterir ki diğer duyulardan sadece birini yüceltmek harika bir ürün oluşturabilir.لقد أظهرت ساعة كريس أن رفع حاسة واحدة فقط من الحواس الخمسة في التجربة تعطي نتيجة مذهلة.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.A položil na ňu ruky, a naskutku sa narovnala a oslavovala Boha.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.e impôs-lhe as mãos e imediatamente ela se endireitou, e glorificava a Deus.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.e le impose le mani. Subito quella si raddrizzò e glorificava Dio
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.És reá veté kezeit; és azonnal felegyenesedék, és dicsõíté az Istent.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Et il lui imposa les mains. A l`instant elle se redressa, et glorifia Dieu.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.In položi nanjo roke, in ona se pri tej priči zravna ter hvali Boga.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.I vložil na ni ruce, a ihned zdvihla se, a velebila Boha.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.I włożył na nią ręce, a zarazem rozprostowała się i chwaliła Boga.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.ja pani kätensä hänen päälleen. Ja heti hän oikaisi itsensä suoraksi ja ylisti Jumalaa.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.안수하시매 여자가 곧 펴고 하나님께 영광을 돌리는지라
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Lalu Yesus meletakkan tangan-Nya ke atas wanita itu, dan pada saat itu juga ia berdiri tegak lalu memuji Allah
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Ngài bèn đặt tay trên mình người. Tức thì, người đứng thẳng lên được, và ngợi khen Ðức Chúa Trời.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Ngài bèn đặt tay_trên mình người . Tức_thì , người đứng thẳng lên được , và ngợi_khen Ðức_Chúa_Trời .
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.och han lade därvid händerna på henne. Och strax rätade hon upp sig och prisade Gud.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Og han lagde Hænderne på hende; og straks rettede hun sig op og priste Gud.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Og han la sine hender på henne, og straks rettet hun sig op og priste Gud.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Puso las manos sobre ella, y al instante se enderezó y glorificaba a Dios
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Şi -a întins mînile peste ea: îndată s'a îndreptat, şi slăvea pe Dumnezeu.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.Und legte die Hände auf sie; und alsobald richtete sie sich auf und pries Gott.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.και εθεσεν επ' αυτην τας χειρας και παρευθυς ανωρθωθη και εδοξαζε τον Θεον.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.И возложил на нее руки, и она тотчас выпрямилась и стала славить Бога.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.И положи ръце на нея; и на часа тя се изправи и славеше Бога.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.І положив на неї руки, й зараз стала права, й прославляла Бога.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.וישם את ידיו עליה וכרגע קמה ותתעודד ותשבח את האלהים׃
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.ووضع عليها يديه ففي الحال استقامت ومجدت الله.
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.於 是 用 兩 隻 手 按 著 他 . 他 立 刻 直 起 腰 來 、 就 歸 榮 耀 與 神
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.於是 用 兩隻 手 按 著 他 . 他 立刻 直 起 腰來 、 就 歸榮 耀與神
Etiketleyip yüceltmek istiyorsan,Auf eine postkoloniale, herablassende
Etiketleyip yüceltmek istiyorsan,בהתנשאות פוסט קולוניאלית