Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Elles ne cherchent pas à élever le genre humain.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Ne eivät perustu ihmiselämän kohentamiseen.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Nem az emberek helyzetének javításáért.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Nie chodzi w nich o rozwój ludzkości.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Nikoli kvůli pozvednutí lidských bytostí.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Non sono basate sull'elevazione degli esseri umani.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Sie basieren nicht darauf, die Situation der Menschen zu verbessern.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Tu ne gre za povzdigovanje človeških bitij.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Ze zijn niet gebaseerd op het vooruit helpen van de mensheid.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Δεν γίνονται για να εξυψώσουν τα ανθρώπινα όντα.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Нито пък подобряването на човешките същества.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.لا تقوم على رفع مستوى البشر.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.Ale toto všetko je pre nás na oslavu stvoriteľovho mena, ktorého základné meno je súcitivý a súcitiaci.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.Ale to vše je abychom velebili jméno stvořitele, jehož hlavním jménem je Jenž je soucitný, Jenž soucítí.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.그러나 이 모든 것은 자비와 동정의 창조주, 그 이름을 영화롭게 하기 위한 것입니다.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.Mas isto tudo é para glorificarmos o nome do Criador, cujo nome principal é o Misericordioso, o Compassivo,
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.Pero todo esto es para glorificar el nombre del creador cuyo nombre primordial es el Clemente, el Compasivo.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.Але усе це існує для нас, щоб прославляти ім'я Творця чиє головне ім'я - милостивий, милосердний.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.Но всичко това е, за да възхваляваме името на създателя, чието първично име е съчувстващият, състрадателният.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.אבל כל זה כדי שנהלל את שם הבורא ששמו הראשון הוא הרחמן, הרחום.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.ولكن كل هذا هو بالنسبة لنا لتمجيد اسم الخالق واسمه الأول هو الرحمن الرحيم.
Ancak tüm bunlar, merhametli ve şefkat gösteren yaratıcının adını yüceltmek içindir.「慈悲あまねく慈愛深きアッラーの御名」を称えることです God、 Bokh、呼び方は何でもいいのです、Allahでも、 RamやOmでも
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Aivan kuin hän yrittäisi ylevöittää Raman näillä tapahtumilla
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Ale to je většinou jako když chtěla oslavit Rámu během toho celého procesu.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Det är som om allt går ut på att glorifiera Rama.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.E' come se in questo modo volesse glorificare Rama.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Es scheint fast, als ob sie versucht hat, Ram durch das ganze Getue zu verherrlichen.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Gần như là nàng ta muốn tô điểm Ram trong suốt toàn bộ câu chuyện.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Mas é quase como se ela quisesse glorificar RAM, através de todo o salvamento.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Parcă încerca doar să-i crească slava lui Rama prin toată tevatura asta Mai ştii?
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Parece como si ella tratase de glorificar a Ram con todo esto.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Presque comme si elle tentait de forcer la gloire de Ram avec ce processus.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Tapi dia hampir seperti berusaha mengagungkan Rama melalui proses tersebut.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Tehát igazából ezzel az egész felhajtással Rámát akarja fényezni.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Zupełnie jakby chciała przez to wszystko gloryfikować Rama.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Но то е почти, един вид, тя се е опитвала да прослави Рам чрез целия този процес.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.ほら 「夫が来るわよ」って
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.A ja nehľadám svojej chvály; jesto, kto hľadá a súdi.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Eu não busco a minha glória; há quem a busque, e julgue.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Eu nu caut slava Mea; este Unul care o caută şi care judecă.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Ich suche nicht meine Ehre; es ist aber einer, der sie sucht, und richtet.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Io non cerco la mia gloria; vi è chi la cerca e giudica
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Jać nie szukam chwały mojej; jest ten, który szuka i sądzi.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Jáť pak nehledám chvály své; jestiť, kdo hledá a soudí.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Jaz pa ne iščem svoje slave; je eden, ki je išče in sodi.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Je ne cherche point ma gloire; il en est un qui la cherche et qui juge.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.나는 내 영광을 구치 아니하나 구하고 판단하시는 이가 계시니라
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Men jag söker icke min egen ära; en finnes dock som söker den och som dömer.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Men jeg søger ikke min Ære; der er den, som søger den og dømmer.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Men jeg søker ikke min ære; det er en som søker den og dømmer.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Mutta minä en etsi omaa kunniaani; yksi on, joka etsii ja tuomitsee.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Pedig én nem keresem az én dicsõségemet: van a ki keresi és megítéli.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Ta chẳng tìm sự vinh hiển ta, có một Ðấng tìm và đoán xét.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Ta chẳng tìm sự vinh_hiển ta , có một Ðấng tìm và đoán xét .
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Yo no busco mi gloria; hay quien la busca y juzga
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Και εγω δεν ζητω την δοξαν μου υπαρχει ο ζητων και κρινων.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Впрочем Я не ищу Моей славы: есть Ищущий и Судящий.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.Я ж не шукаю моєї слави; єсть, хто шукає й судить.
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.אכן לא אבקש את כבודי יש אחד אשר יבקש וישפט׃
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.انا لست اطلب مجدي. يوجد من يطلب ويدين.