Ana içeriğe geç
Sözlük

yüceltme ile cümle

yüceltme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aşağılamak, yüceltmenin başlangıcıdır.Humiliation is the beginning of sanctification.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.They also constructed monuments to glorify their own achievements, both real and imagined.
Bölüm, Lisa'nın depresyonunu ve saksofon çalarak bunu yüceltmeye çalışmasını anlatmaktadır.The episode deals with Lisa's depression and her attempts to sublimate it by playing her saxophone.
Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir.Our duty is to defend and perfect it.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.We use that name to celebrate peace in the region and in the planet.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.But it's almost like she was trying to glorify Ram through this whole process.
Etiketleyip yüceltmek istiyorsan,In a post-colonial, condescending
Hiçbiri "insanın itibarı" için değildir. Amaçları, insanı yüceltmek değildir.They're not based on the 'dignity of man'; they're not based on elevating human beings.
Dindarlýđý yüceltmek için her ţeyi yapmalýsýnýz.- Claro que tenho!
Onun işlerini yüceltmelisin, anımsa bunu, İnsanların ezgilerle övdüğü işlerini."Remember that you magnify his work, whereof men have sung.
Kralın önünde kendini yüceltme, Önemli kişiler arasında yer edinmeye çalışma.Don't exalt yourself in the presence of the king, or claim a place among great men;
Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.He laid his hands on her, and immediately she stood up straight, and glorified God.
Tanrıyı yüceltmek için bu yabancıdan başka geri dönen olmadı mı?››Were there none found who returned to give glory to God, except this stranger?"
Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri vardır.But I don't seek my own glory. There is one who seeks and judges.
Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın.Humble yourselves therefore under the mighty hand of God, that he may exalt you in due time;
Seni yüceltmek istiyorum, ya RAB, Çünkü beni kurtardın, Düşmanlarımı bana güldürmedin.I will extol thee, O LORD; for thou hast lifted me up, and hast not made my foes to rejoice over me.
Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?And exalted your fame?
Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir.That is why He has subjugated them to you that you may glorify God for having shown you the way.
Ve yüceltmedik mi senin şanını!And exalted your fame?
Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler.Whatever is in the heavens and the earth sings His praises.
Senin şanını ve ününü yüceltmedik mi?And exalted your fame?
Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler.Whatever is in the heavens and the earth sings His praises.
Senin şanını yüceltmedik mi?And exalted your fame?
Hem senin şanını yüceltmedik mi?And exalted your fame?
Her birisi kendi duasını ve yüceltme yöntemini bilir. ALLAH onların yaptıklarını iyi bilir.Each one knows its obligations and its duties, and God knows whatever they do.
Ortancaları (erdemlileri), "Ben size demedim mi? Rabbinizi yüceltmeniz gerekmez miydi?" dedi.One who was temperate among them, said: "Did I not say: 'Why don't you priase God?'"
Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.All that is in the heavens and the earth magnifies Him; He is the All-mighty, the All-wise.
Her birisi kendi duasını ve yüceltme yöntemini bilir.Each knows its prayer and its manner of praise.
Coşkulu taraftarlar, takımlarının yaklaşmakta olan macerasını yüceltmek için bu cümleyi kurdular.Exultant fans coined the phrase to glorify their team's upcoming adventure.
Bu hikayeler yüceltme amaçlı tarihsel açıklama veya hikayelerdi.These stories are intended as historical accounts and are used for veneration.
Böylece geçmişi daima yüceltme sorunu meydana gelmektedir.Erfolg ruft immer auch Neider hervor.
Süblimleştirme, psikanalizde yüceltme.Lass nicht den Wahnsinn triumphieren.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.También construyeron monumentos para glorificar a sus propios logros, tanto reales como imaginarios.
Bölüm, Lisa'nın depresyonunu ve saksofon çalarak bunu yüceltmeye çalışmasını anlatmaktadır.El episodio trata sobre la depresión de Lisa y sus intentos de consolarse tocando su saxofón.
Sait Faik yazdığı ilk hikâyelerde zenginlere kızmakta, emekçileri yüceltmektedir.وفي أول قصة لسعيد فائق نجده يغضب من الأغنياء ويمدح العمال.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.كما أنهم شيدوا الصروح لتمجيد الإنجازات الخاصة بهم، سواء كان حقيقيةً أو تخيلاً.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.Eles também construíram monumentos para glorificar suas próprias realizações, tanto reais como imaginárias.
Süblimleştirme, psikanalizde yüceltme.Nota: Não confundir com Psicometria.
Dinimizi yüceltmek için savaşalım.Vastendag om tot inkeer te komen.
Böylece geçmişi daima yüceltme sorunu meydana gelmektedir.In het middel moet dus steeds het doel gloren.
(Çıkış 15:26) Tanrı’yı yüceltmek ne anlama gelir?(Ordspr 15:23) ”Att svara ...”
Bu nedenle Tanrı’yı yüceltmeliyiz.Jag vill upphöja dig min Gud, .....
Bu nedenle Tanrı’yı yüceltmeliyiz.«Прославив Бога».
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.Вони також будували пам'ятники для прославлення своїх досягнень, як реальних так і уявних.
Dinimizi yüceltmek için savaşalım.Připojte se k mému truchlení.
Dinimizi yüceltmek için savaşalım.Yrittä elvyttää mestariaan Demiseä.
Pavlus bize yaptığımız her şeyi Tanrı’yı yüceltmek için yapmamız gerektiğini öğütlüyor.Olemme vannoneet täyttävämme kaiken, minkä kuoleva Iljitš käski meidän tehdä.”
Böylece geçmişi daima yüceltme sorunu meydana gelmektedir.Ο δρόμος προς την ενηλικίωση έχει πάντα δυσκολίες.
Gözcü Kulesi'nin amacı Tanrı Yehova'yı evrenin egemeni olarak yüceltmektir.Vagttårnet siger om sit formål "Vagttårnets formål er at ophøje Jehova Gud som universets suveræne Herre.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.De bygget også mektige monumenter for å forherlige sine egne prestasjoner, både virkelige og innbilte.
Bölüm, Lisa'nın depresyonunu ve saksofon çalarak bunu yüceltmeye çalışmasını anlatmaktadır.Episoden handler om Lisas depresjon og hennes forsøk på å stenge den inne ved å spille saksofon.
Bölüm, Lisa'nın depresyonunu ve saksofon çalarak bunu yüceltmeye çalışmasını anlatmaktadır.Episode Ini membahas depresi Lisa dan bagaimana upayanya mengatasinya dengan bermain saksofon.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.Para firaun juga membangun monumen untuk memuliakan pencapaian mereka sendiri, baik nyata maupun imajiner.
Bu nedenle Tanrı’yı yüceltmeliyiz.因此,永遠要讚美天主。
Süblimleştirme, psikanalizde yüceltme.不要把你的自尊心建在偏见之上。
Dinimizi yüceltmek için savaşalım.그의 음덕을 기리기 위해 건립되었다.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.Те строят и паметници, прославящи техните собствени постижения, както реални, така и въображаеми.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.Gradili so tudi spomenike, ki so poveličevali njihove resnične in izmišljene dosežke.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.De baseras inte på att upphöja människor.
Amaçları, insanı yüceltmek değildir.Ele nu au drept fundament beneficiul fiinţelor umane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod