Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Sebab Engkau, ya TUHAN, penguasa seluruh bumi; Engkau agung melebihi segala dewa
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Sillä sinä, Herra, olet Korkein yli kaiken maan, sinä olet ylen korkea, ylitse kaikkien jumalain.
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Thi du, o HERRE, er den Højeste over al Jorden, højt ophøjet over alle Guder!
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Ty du, HERRE, är den Högste över hela jorden; du är högt upphöjd över alla gudar.
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.U, HERE, bent immers de Allerhoogste God. Boven U is er niemand op aarde. U troont hoog boven alle 'goden'.
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Vì , Ðức_Giê - hô-va ơi , Ngài là Ðấng_Chí cao trổi cao hơn cả trái_đất ; Ngài được tôn cao tuyệt các thần .
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Vì, Ðức Giê-hô-va ơi, Ngài là Ðấng Chí cao trổi cao hơn cả trái đất; Ngài được tôn cao tuyệt các thần.
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Zakaj ti, GOSPOD, si najvišji nad vso zemljo, silno povišan si nad vse bogove.
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Διοτι συ, Κυριε, εισαι υψιστος εφ' ολην την γην σφοδρα υπερυψωθης υπερ παντας τους θεους.
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.Защото Ти, Господи, си височайши над цялата земя, Превъзвишен си над всичките богове.
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.כי אתה יהוה עליון על כל הארץ מאד נעלית על כל אלהים׃
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.لانك انت يا رب علي على كل الارض. علوت جدا على كل الآلهة
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.因 為 你 耶 和 華 至 高 . 超 乎 全 地 . 你 被 尊 崇 、 遠 超 萬 神 之 上
Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi, Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.因為 你 耶和華 至高 . 超乎 全地 . 你 被 尊崇 、 遠超萬神 之上
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Albowiem ziemia będzie napełniona znajomością chwały Pańskiej, jako morze wody napełniają.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Căci pămîntul va fi plin de cunoştinţa salvei Domnului, ca fundul mării de apele cari -l acopăr.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Denn die Erde wird voll werden von Erkenntnis der Ehre des HERRN, wie Wasser das Meer bedeckt.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.For jorden skal fylles med kunnskap om Herrens herlighet, likesom vannet som dekker havets bunn.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Kajti zemlja bode polna spoznanja slave GOSPODOVE, kakor vode pokrivajo morja globočino.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.대저 물이 바다를 덮음 같이 여호와의 영광을 인정하는 것이 세상에 가득하리라
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Lebo zem bude naplnená známosťou slávy Hospodinovej, ako čo vody pokrývajú more.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Mert az Úr dicsõségének ismeretével betelik a föld, a miképen a folyamok megtöltik a tengert.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Nebo naplněna bude země známostí slávy Hospodinovy, jako vody naplňují moře.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Poiché, come le acque colmano il mare, così la terra dovrà riempirsi di conoscenza della gloria del Signore
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Pois a terra se encherá do conhecimento da glória do Senhor, como as águas cobrem o mar.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Porque la tierra estará llena del conocimiento de la gloria de Jehovah, como las aguas cubren el mar
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Sillä maa on oleva täynnä Herran kunnian tuntemusta, niinkuin vedet peittävät meren.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Thi Jorden skal fyldes af Kundskab om HERRENs Herlighed, som Vandene dækker Havets Bund.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Ty jorden skall varda full av HERRENS härlighets kunskap, likasom havsdjupet är fyllt av vattnet.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Vì sự nhận biết vinh quang Ðức Giê-hô-va sẽ đầy dẫy khắp đất như nước đầy tràn biển.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Vì sự nhận_biết vinh_quang Ðức_Giê - hô-va sẽ đầy_dẫy khắp đất như nước đầy tràn biển .
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Διοτι η γη θελει εισθαι πληρης της γνωσεως της δοξης του Κυριου, καθως τα υδατα σκεπαζουσι την θαλασσαν.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Защото земята ще бъде пълна Със знанието на славата Господна Както водите покриват морето.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.Ибо земля наполнится познанием славы Господа, как воды наполняют море.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.כי תמלא הארץ לדעת את כבוד יהוה כמים יכסו על ים׃
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.لان الارض تمتلئ من معرفة مجد الرب كما تغطي المياه البحر
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.認 識 耶 和 華 榮 耀 的 知 識 、 要 充 滿 遍 地 、 好 像 水 充 滿 洋 海 一 般
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.認識 耶和華 榮耀 的 知識 、 要 充滿 遍地 、 好像 水 充滿 洋 海 一般
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.(106:11) ибо не покорялись словам Божиим и небрегли о воле Всевышнего.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.Bởi vì đã bội nghịch lời Ðức Chúa Trời, Và khinh dể sự khuyên dạy của Ðấng Chí cao.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.Bởi_vì đã bội_nghịch lời Ðức_Chúa_Trời , Và khinh_dể sự khuyên dạy của Ðấng_Chí cao .
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.därför att de hade varit gensträviga mot Guds ord och hade föraktat den Högstes råd.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.darum daß sie Gottes Geboten ungehorsam gewesen waren und das Gesetz des Höchsten geschändet hatten,
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.fordi de hadde vært gjenstridige mot Guds ord og foraktet den Høiestes råd.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.fordi de havde stået Guds Ord imod og ringeagtet den Højestes Råd.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.ker so se upirali besedam Boga mogočnega in so zavrgli sklep Najvišjega;
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.하나님의 말씀을 거역하며 지존자의 뜻을 멸시함이라
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.koska olivat niskoitelleet Jumalan käskyjä vastaan ja katsoneet halvaksi Korkeimman neuvon.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.Mert ellenszegültek az Isten beszédének, és a Felségesnek tanácsát megútálták;
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.pentrucă se răsvrătiseră împotriva cuvintelor lui Dumnezeu, pentrucă nesocotiseră sfatul Celui Prea Înalt.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.perché si erano ribellati alla parola di Dio e avevano disprezzato il disegno dell'Altissimo
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.porque fueron rebeldes a las palabras de Jehovah y aborrecieron el consejo del Altísimo
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.por se haverem rebelado contra as palavras de Deus, e desprezado o conselho do Altíssimo,
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.pretože odporovali rečiam silného Boha a opovrhli radou Najvyššieho,
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.Protože odporni byli řečem Boha silného, a radou Nejvyššího pohrdli.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.Przeto, że byli odpornymi wyrokom Bożym, a radą Najwyższego pogardzili;
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.sebab mereka telah berontak terhadap Allah dan tidak mengindahkan perintah Yang Mahatinggi
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.διοτι ηπειθησαν εις τα λογια του Θεου και την βουλην του Υψιστου κατεφρονησαν
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.Защото се разбунтуваха против Божиите слова. И презряха съвета на Всевишния.
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.כי המרו אמרי אל ועצת עליון נאצו׃