Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.لانهم عصوا كلام الله واهانوا مشورة العلي
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.是 因 他 們 違 背 神 的 話 語 、 藐 視 至 高 者 的 旨 意
Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü.是 因 他 們違 背 神 的 話語 、 藐視 至 高者 的 旨意
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Aj, nyní jestiť i v nebesích svědek můj, svědek můj, pravím, jest na výsostech.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Aku tahu bahwa Pembelaku ada di surga; Ia memberi kesaksian bahwa aku tak berdosa
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Ali že sedaj, glej, v nebesih je priča moja in ta, ki zame pričuje, je na višavah.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Alt nu er mit Vidne i Himlen, min Talsmand er i det høje;
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Auch siehe da, meine Zeuge ist mein Himmel; und der mich kennt, ist in der Höhe.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Chánh giờ này , Ðấng chứng tôi ở trên trời , Và_Ðấng bảo_lãnh cho tôi ở tại nơi cao .
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Chánh giờ này, Ðấng chứng tôi ở trên trời, Và Ðấng bảo lãnh cho tôi ở tại nơi cao.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Chiar acum, martorul meu este în cer, apărătorul meu este în locurile înalte.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Déjà maintenant, mon témoin est dans le ciel, Mon témoin est dans les lieux élevés.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Eis que agora mesmo a minha testemunha está no céu, e o meu fiador nas alturas.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.He aquí que también ahora mi testigo está en los cielos; en las alturas está mi defensor
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.I teraz, hľa, na nebesiach je môj svedok, a ten, kto dosvedčí za mňa, je na výsostiach.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Katso, nytkin on minun todistajani taivaassa ja puolustajani korkeudessa.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.지금 나의 증인이 하늘에 계시고 나의 보인이 높은 데 계시니라
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Maar tegelijkertijd zit de Getuige van mijn onschuld in de hemel; mijn Advocaat bevindt zich daar in de hoge.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Ma ecco, fin d'ora il mio testimone è nei cieli, il mio mallevadore è lassù
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Még most is ímé az égben van az én bizonyságom, és az én tanuim a magasságban!
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Otoć i teraz w niebie jest świadek mój, jest świadek mój na wysokości.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Selv nu har jeg mitt vidne i himmelen og i det høie en som kan stadfeste mine ord.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Se, redan nu har jag i himmelen mitt vittne, och i höjden den som skall tala för mig.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.και τωρα, ιδου, ο μαρτυς μου ειναι εν τω ουρανω, και η μαρτυρια μου εν τοις υψιστοις.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.Ето и сега, свидетелят ми е на небеса, И свидетелството ми във височините.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.И ныне вот на небесах Свидетель мой, и Заступник мой в вышних!
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.גם עתה הנה בשמים עדי ושהדי במרומים׃
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.ايضا الآن هوذا في السموات شهيدي وشاهدي في الاعالي.
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.現 今 、 在 天 有 我 的 見 證 、 在 上 有 我 的 中 保
Daha şimdiden tanığım göklerde, Beni savunan yücelerdedir.現今 、 在 天 有 我 的 見證 、 在 上有 我 的 中保
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.A perspetiva da economia comportamental é ligeiramente menos generosa para com as pessoas.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.A viselkedéstudomány kissé kedvezőtlenebb képet fest.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Behavioristisen taloustieteen näkemys ihmisistä on vähemmän suosiollinen.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Den beteendebaserade ekonomiska läran är inte riktigt lika generös mot folk.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Die verhaltensökonimische Perspektive ist eine leicht weniger großzügige für Menschen.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Het gedragseconomisch perspectief is iets minder complimenteus jegens de mens.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Iz vedenjsko ekonomske perspektive pa je človek malenkost manj radodaren do ljudi.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.행동경제학의 관점은 사람들에 대해서 약간 덜 관대합니다.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.La perspectiva de la economía de la conducta es ligeramente menos generosa con la gente.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.La perspective du comportement économique est un peu moins généreuse.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.La prospettiva dell' economia comportamentale è un tantino meno generosa verso la gente.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Pandangan ekonomi perilaku sedikit lebih tidak murah hati pada orang.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Perspectiva economiei comportamentale este prea puţin generoasă cu oamenii.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Pogląd ekonomii behawioralnej jest nieco mniej szczodry dla ludzi.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Pohľad behaviorálnej ekonomiky je k ľudom menej štedrý.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Psychologicky-ekonomické chování je však k lidem trochu méně štědré.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Quan điểm của nền kinh tế cư xử ít rộng lượng với con người.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Η άποψη της οικονομίας της συμπεριφοράς είναι λιγότερο γενναιόδωρη με τους ανθρώπους.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.В рамках же экономики поведенческой оценка качеств человеческих не столь благосклонна.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.Поведенческата икономика е малко по-неблагосклонна към хората.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.נקודת המבט של הכלכלה ההתנהגותית קצת פחות נדיבה כלפי אנשים.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.إن توجهات علم الإقتصاد السلوكي هي أقل سخاءً للناس.
Davranışçı ekonomi ise insanlara bu kadar yüce gönüllü yaklaşmaz.人々にあまり寛大ではありません 行動経済学者は人を医学的にこう見ています
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.다윗의 아들 솔로몬의 왕위가 견고하여가며 그 하나님 여호와께서 저와 함께하사 심히 창대케 하시니라
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Megerõsödék királyságában Salamon, a Dávid fia; és az Úr az õ Istene vele volt, és õt igen felmagasztalá.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomo, Davids Søn, fik sikret sig Magten, og HERREN hans Gud var med ham og gjorde ham overmåde mægtig.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomo, Davids sønn, blev en mektig konge; Herren hans Gud var med ham og lot ham bli overmåte stor.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomone figlio di Davide si affermò nel regno. Il Signore suo Dio era con lui e lo rese molto grande
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomón hijo de David se afianzó en su reino. Jehovah su Dios estaba con él y le engrandeció sobremanera
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Zmocnił się tedy Salomon, syn Dawidowy, w królestwie swem, a Pan, Bóg jego był z nim, i uwielbił go wysoce.