Ana içeriğe geç
Sözlük

yüce ile cümle

yüce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Derfor beder jeg at I ikke må tape motet over mine trengsler for eder, som er eders ære. -
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.그러므로 너희에게 구하노니 너희를 위한 나의 여러 환난에 대하여 낙심치 말라 이는 너희의 영광이니라
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Por tanto, os pido que no os desaniméis por mis tribulaciones a vuestro favor, pues ellas son vuestra gloria
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Portanto vos peço que não desfaleçais diante das minhas tribulações por vós, as quais são a vossa glória.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Preto prosím, žeby ste neustávali v mojich súženiach za vás, čo je vašou slávou.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Protož prosím, abyste nehynuli v čas soužení mých pro vás, kteráž jsou sláva vaše.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Przetoż proszę, abyście nie słabieli dla ucisków moich za was, co jest chwałą waszą.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Vă rog iarăş să nu vă pierdeţi cumpătul din pricina necazurilor mele pentru voi: aceasta este slava voastră).
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Vi prego quindi di non perdervi d'animo per le mie tribolazioni per voi; sono gloria vostra
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Zato prosim, da ne opešate v stiskah mojih za vas, kar je vaša čast.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Δια τουτο σας παρακαλω να μη αθυμητε δια τας υπερ υμων θλιψεις μου, το οποιον ειναι δοξα υμων.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.на Него да бъде слава в църквата и в Христа Исуса във всичките родове от века до века. Амин.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Посему прошу вас не унывать при моих ради вас скорбях, которые суть ваша слава.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Тимже благаю вас не смутитись горем моїм про вас, котре єсть слава ваша.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.בעבור זאת אבקש שלא תחתו בצרותי למענכם יען כי היא תפארתכם׃
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.لذلك اطلب ان لا تكلّوا في شدائدي لاجلكم التي هي مجدكم.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.所 以 我 求 你 們 、 不 要 因 我 為 你 們 所 受 的 患 難 喪 膽 . 這 原 是 你 們 的 榮 耀
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.所以 我 求 你 們 、 不 要 因我 為 你 們所 受 的 患難喪膽 . 這原 是 你 們 的 榮耀
Bunlar bize, bu ülkeyi yüce yapan riskleri almamız için özgürlük sağlar.Ellos nos liberan para asumir los riesgos que hacen grandioso este país.
Bunlar bize, bu ülkeyi yüce yapan riskleri almamız için özgürlük sağlar.그들은 미합중국이 더 나은 국가가 되도록 하는 위험감수를 할 수 있게끔 합니다
Bunlar bize, bu ülkeyi yüce yapan riskleri almamız için özgürlük sağlar.(拍手)
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Detta kunde Esaias säga, eftersom han hade sett hans härlighet, när han talade med honom. --
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Dette sa Esaias fordi han så hans herlighet og talte om ham.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Dette sagde Esajas, fordi han så hans Herlighed og talte om ham.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ésaïe dit ces choses, lorsqu`il vit sa gloire, et qu`il parla de lui.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ê - sai nói điều đó , khi thấy sự vinh_hiển của Ngài và nói về Ngài .
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ê-sai nói điều đó, khi thấy sự vinh hiển của Ngài và nói về Ngài.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Estas coisas disse Isaías, porque viu a sua glória, e dele falou.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Estas cosas dijo Isaías porque vio su gloria y habló acerca de él
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ezeket mondá Ésaiás, a mikor látá az õ dicsõségét; és beszéle õ felõle.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Isaia a spus aceste lucruri cînd a văzut slava Lui, şi a vorbit despre El.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Jesaja schreef hier over Jezus, want hij had Zijn schitterende heerlijkheid gezien.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.이사야가 이렇게 말한 것은 주의 영광을 보고 주를 가리켜 말한 것이라
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Questo disse Isaia quando vide la sua gloria e parlò di lui
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Solches sagte Jesaja, da er seine Herrlichkeit sah und redete von ihm.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Tämän Esaias sanoi, kun hän näki hänen kirkkautensa ja puhui hänestä.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To je rekel Izaija, ko je videl slavo njegovo in je govoril o njem.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To povedal Izaiáš, keď videl jeho slávu a hovoril o ňom.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To pověděl Izaiáš, když viděl slávu jeho a mluvil o něm.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To powiedział Izajasz, gdy widział chwałę jego, i mówił o nim.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Yesaya berkata begitu sebab ia sudah melihat kebesaran Yesus, dan berbicara mengenai-Nya
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ταυτα ειπεν ο Ησαιας, οτε ειδε την δοξαν αυτου και ελαλησε περι αυτου.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Исус му отговори: Ако съм продумал нещо зло, покажи злото; но ако добро, защо ме биеш?
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Се промовив Ісаїя, як видїв славу Його й глаголав про Него.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Сие сказал Исаия, когда видел славу Его и говорил о Нем.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.כזאת דבר ישעיהו בראותו את תפארתו וינבא עליו׃
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.قال اشعياء هذا حين رأى مجده وتكلم عنه.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.以 賽 亞 因 為 看 見 他 的 榮 耀 、 就 指 著 他 說 這 話
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.以 賽亞 因 為看見 他 的 榮耀 、 就 指著 他 說這話
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.A to povedal dávajúc znamenie, akou smrťou oslávi Boha. A keď to povedal, riekol mu: Poď za mnou!
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.A to powiedział, dając znać, jaką śmiercią miał uwielbić Boga. A to powiedziawszy, rzekł mu: Pójdź za mną.
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.이 말씀을 하심은 베드로가 어떠한 죽음으로 하나님께 영광을 돌릴 것을 가리키심이러라 이 말씀을 하시고 베드로에게 이르시되 나를 따르라 하시니
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.Questo gli disse per indicare con quale morte egli avrebbe glorificato Dio. E detto questo aggiunse: «Seguimi»
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.To je pa povedal, da naznači, s kako smrtjo bo oslavil Boga. In ko je to povedal, mu veli: Pojdi za menoj.
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.To pak pověděl, znamenaje, kterou by smrtí měl oslaviti Boha. A to pověděv, řekl jemu: Pojď za mnou.
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.Поради това мнозина от учениците Му отстъпиха, и не ходеха вече с Него.
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.Се ж промовив, означуючи, якою смертю прославить Бога. І, сказавши се, рече йому: Йди слідом за мною.
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.Сказал же это, давая разуметь, какою смертью Петр прославит Бога. И, сказав сие, говорит ему: иди за Мною.
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.וכל זאת דבר לרמז על המיתה אשר יכבד בה את האלהים ויהי ככלותו לדבר ויאמר אליו לך אחרי׃
Bunu, Tanrıyı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi. Sonra ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.قال هذا مشيرا الى اية ميتة كان مزمعا ان يمجد الله بها. ولما قال هذا قال له اتبعني.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod