Ana içeriğe geç
Sözlük

yüce ile cümle

yüce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Някои от нас може да са асимилирали преживяното, но никой от нас не остана непроменен.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.כמה מאיתנו חשו רגשות התעלות, אבל אף אחד לא נשאר אותו דבר באמת .
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.بعضنا قد تسامى، و لكن الحقيقة و لا واحد منا بقي كما كان عليه.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.誰一人として影響を受けなかった者はいません 私には処刑された囚人から
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Befolyásos, nagylelkű emberek nem keltenek áldozatokat; hanem gondozzák őket?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?CA: 피해자를 만들지 않는, 유능하고 너그러운 남자라구요? 사람들이 피해자를 돌본다구요?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?CA: Kykenevät, anteliaat ihmiset eivät luo uhreja; he tukevat niitä?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Capabele, vrijgevige mannen creëren geen slachtoffers; zij verzorgen slachtoffers?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Fähige, großzügige Menschen erschaffen keine Opfer; sie kümmern sich um Opfer?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Gli uomini capaci e generosi non creano vittime; accudiscono le vittime?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Kompetente generøse mænd skaber ikke ofre; de hjælper ofre?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Les hommes à la hauteur, généreux, ne font pas de victimes; ils prennent soin des victimes ?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?¿Los hombres generosos y capaces no crean víctimas; cuidan de las víctimas?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Những người tài năng và hào phóng không tạo ra nạn nhân; mà ủng hộ nạn nhân?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Oamenii capabili şi generoşi nu creează victime; ei le îngrijesc?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Orang yg mampu dan ikhlas tidak menciptakan korban mereka mengayomi korban ?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Schopní, velkorysí lidé nevytvářejí oběti, ale starají se o ně?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Schopní, veľkorysí ľudia nevytvárajú obete; starajú sa o obete?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Sposobni, velikodušni moški ne ustvarjajo žrtev; ampak za žrtve skrbijo?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Uzdolnieni, wielkoduszni ludzie nie powodują ofiar; oni się nimi opiekują?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Οι ικανοί, οι γενναιόδωροι άνθρωποι δεν δημιουργούν θύματα, τα ανατρέφουν;
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?К.А.Одаренные и благородные люди не плодят жертв, они поддерживают жертв?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Умелите и щедри хора не създават жертви, те помагат на жертвите?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?כ"א: אנשים נדיבים אינם יוצרים קורבנות, הם מטפחים קורבנות?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?كريس : حسناً , الرجال الكرماء الذين لهم قدرات خاصة لا يتسببون في إنتاج ضحايا : إنهم يقومون برعاية الضحايا .
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?犠牲者を生み出すのではなく 助ける ええ もっとも私は
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.És parancsolatot adék, hogy hozzák elõmbe Babilonnak minden bölcsét, hogy az álom jelentését tudassák velem.
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.크도다 그 이적이여 능하도다 그 기사여 그 나라는 영원한 나라요 그 권병은 대대에 이르리로다
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.Niin minä annoin käskyn tuoda eteeni kaikki Baabelin viisaat, että he ilmoittaisivat minulle unen selityksen.
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.Quanto sono grandi i suoi prodig
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.אתוהי כמה רברבין ותמהוהי כמה תקיפין מלכותה מלכות עלם ושלטנה עם דר ודר׃
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.آياته ما اعظمها وعجائبه ما اقواها. ملكوته ملكوت ابدي وسلطانه الى دور فدور
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.他 的 神 蹟 何 其 大 、 他 的 奇 事 何 其 盛 、 他 的 國 是 永 遠 的 、 他 的 權 柄 存 到 萬 代
‹‹Belirtileri ne büyük! Şaşılası işleri ne yüce! Krallığı ebedi krallıktır, Egemenliği kuşaklar boyu sürecek.他 的 神蹟 何其 大 、 他 的 奇事 何其盛 、 他 的 國 是 永遠 的 、 他 的 權柄 存到 萬代
Belki 2 saat içinde. Şanslıysak tabi. Şubat 2012'de, Yüce Mahkeme, temyizi reddeder.Có lẽ trong 2 giờ..nếu chúng ta may mắn
Belki 2 saat içinde. Şanslıysak tabi. Şubat 2012'de, Yüce Mahkeme, temyizi reddeder.Forse in due ore.
Belki 2 saat içinde. Şanslıysak tabi. Şubat 2012'de, Yüce Mahkeme, temyizi reddeder.아마 두시간 이내에, 운이 좋으면
Belki 2 saat içinde. Şanslıysak tabi. Şubat 2012'de, Yüce Mahkeme, temyizi reddeder.Misschien in 2 uur, als we geluk hebben.
Belki 2 saat içinde. Şanslıysak tabi. Şubat 2012'de, Yüce Mahkeme, temyizi reddeder.Misschien in twee uur, als we geluk hebben.
Belki 2 saat içinde. Şanslıysak tabi. Şubat 2012'de, Yüce Mahkeme, temyizi reddeder.Peut-être dans deux heures.
Belki 2 saat içinde. Şanslıysak tabi. Şubat 2012'de, Yüce Mahkeme, temyizi reddeder.Может быть, в 2 часа.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Aivan kuin hän yrittäisi ylevöittää Raman näillä tapahtumilla
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Ale to je většinou jako když chtěla oslavit Rámu během toho celého procesu.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Det är som om allt går ut på att glorifiera Rama.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.E' come se in questo modo volesse glorificare Rama.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Es scheint fast, als ob sie versucht hat, Ram durch das ganze Getue zu verherrlichen.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Gần như là nàng ta muốn tô điểm Ram trong suốt toàn bộ câu chuyện.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Mas é quase como se ela quisesse glorificar RAM, através de todo o salvamento.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Parcă încerca doar să-i crească slava lui Rama prin toată tevatura asta Mai ştii?
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Parece como si ella tratase de glorificar a Ram con todo esto.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Presque comme si elle tentait de forcer la gloire de Ram avec ce processus.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Tapi dia hampir seperti berusaha mengagungkan Rama melalui proses tersebut.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Tehát igazából ezzel az egész felhajtással Rámát akarja fényezni.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Zupełnie jakby chciała przez to wszystko gloryfikować Rama.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.Но то е почти, един вид, тя се е опитвала да прослави Рам чрез целия този процес.
Bence, bütün bu süreç boyunca Ram'ı yüceltmek istiyordu.ほら 「夫が来るわよ」って
Ben de onu ilk oğlum, Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım.(88:28) И Я сделаю его первенцем, превыше царей земли,
Ben de onu ilk oğlum, Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım.(89:28) Et moi, je ferai de lui le premier-né, Le plus élevé des rois de la terre.
Ben de onu ilk oğlum, Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım.Aku akan menjadikan dia putra-Ku yang sulung, yang paling agung di antara semua raja
Ben de onu ilk oğlum, Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım.Egli mi invocherà: Tu sei mio padre, mio Dio e roccia della mia salvezza
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod