Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.ha addestrato le mie mani alla battaglia, le mie braccia a tender l'arco di bronzo
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Hij oefent mijn handen, zodat ik in oorlogstijd kundig de wapens kan hanteren.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.joka opettaa minun käteni sotimaan ja käsivarteni vaskijousta jännittämään!
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.주께서 또 주의 구원하는 방패를 내게 주시며 주의 오른손이 나를 붙들고 주의 온유함이 나를 크게 하셨나이다
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Moje ruky učí boju, a moje ramená lámu oceľové lučište.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Õ tanítja kezemet a harczra, karjaim meghajlítják az érczíjat.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.som oplærer mine hender til krig, så mine armer spenner kobberbuen.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Também me deste o escudo da tua salvação; a tua mão direita me sustém, e a tua clemência me engrandece.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Tu îmi dai scutul mîntuirii Tale, dreapta Ta mă sprijineşte, şi îndurarea Ta mă face mare.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Učí ruce mé boji, tak že lámi i lučiště ocelivé rukama svýma.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Και εδωκας εις εμε την ασπιδα της σωτηριας σου και η δεξια σου με υπεστηριξε και η αγαθοτης σου με εμεγαλυνεν.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Ти си ми дал и щит на избавлението Си; Твоята десница ме е поддържала И Твоята благодат ме е направила велик.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.ותתן לי מגן ישעך וימינך תסעדני וענותך תרבני׃
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.وتجعل لي ترس خلاصك ويمينك تعضدني ولطفك يعظمني.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.你 把 你 的 救 恩 給 我 作 盾 牌 . 你 的 右 手 扶 持 我 . 你 的 溫 和 使 我 為 大
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.你 把 你 的 救恩 給 我 作 盾牌 . 你 的 右手 扶持 我 . 你 的 溫 和 使我 為大
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.A gdy się okaże on książę pasterzy, odniesiecie niezwiędłą koronę chwały.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.A když se ukáže kníže pastýřů, vezmete tu neuvadlou korunu slávy.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.A keď sa ukáže Arcipastier, odnesiete si neuvädnuteľnú korunu slávy.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Dan zal de Opperherder u voor altijd laten delen in Zijn heerlijkheid en eer.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Då skolen I, när Överherden uppenbaras, undfå härlighetens oförvissneliga segerkrans.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.E quando apparirà il pastore supremo, riceverete la corona della gloria che non appassisce
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.E, quando se manifestar o sumo Pastor, recebereis a imarcescível coroa da glória.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.És mikor megjelenik a fõpásztor, elnyeritek a dicsõségnek hervadatlan koronáját.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Et lorsque le souverain pasteur paraîtra, vous obtiendrez la couronne incorruptible de la gloire.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.In ko se prikaže višji Pastir, prejmete nevenljivi venec slave.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Khi Ðấng làm đầu các kẻ chăn chiên hiện ra, anh em sẽ được mão triều thiên vinh hiển, chẳng hề tàn héo.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Khi_Ðấng làm_đầu các kẻ chăn_chiên hiện ra , anh_em sẽ được mão triều thiên vinh_hiển , chẳng hề tàn héo .
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.그리하면 목자장이 나타나실 때에 시들지 아니하는 영광의 면류관을 얻으리라
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.niin te, ylipaimenen ilmestyessä, saatte kirkkauden kuihtumattoman seppeleen.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.og når da Overhyrden åbenbares, skulle I få Herlighedens uvisnelige Krans.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.og når overhyrden åpenbares, skal I få ærens uvisnelige krans.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Şi cînd Se va arăta Păstorul cel mare, veţi căpăta cununa, care nu se poate vesteji, a slavei.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.So werdet ihr, wenn erscheinen wird der Erzhirte, die unverwelkliche Krone der Ehren empfangen.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Y al aparecer el Príncipe de los pastores, recibiréis la inmarchitable corona de gloria
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.Και οταν φανερωθη ο αρχιποιμην, θελετε λαβει τον αμαραντινον στεφανον της δοξης.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.здравете се един друг с любезна целувка. Мир на всички вас, които сте в Христа [Исуса].
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.и когда явится Пастыреначальник, вы получите неувядающий венец славы.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.і як явить ся Пастир-Начальник, приймете невянучий слави вінець.
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.והיה בהגלות שר הרעים תשאו עטרת הכבוד אשר לא תבל׃
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.ومتى ظهر رئيس الرعاة تنالون اكليل المجد الذي لا يبلى
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.到 了 牧 長 顯 現 的 時 候 、 你 們 必 得 那 永 不 衰 殘 的 榮 耀 冠 冕
Baş Çoban göründüğü zaman yüceliğin solmaz tacına kavuşacaksınız.到了 牧長顯現 的 時候 、 你 們必得 那 永不衰殘 的 榮耀 冠冕
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Algunos pudimos haberlo sublimado pero nadie siguió siendo el mismo.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Alguns de nós devem ter sublimado, mas nenhum de nós permaneceu o mesmo.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Beberapa dari kami sudah kebal, namun tidak seorang pun dari kami yang masih sama.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Certains d'entre nous ont peut-être été sublimé, mais vraiment aucun d'entre nous n'est resté le même.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.우리 중 몇몇은 바람직하게 승화시켰지만, 실제로 우리들의 삶은 기존과 같지 않았습니다.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Manche von uns wurden vielleicht geläutert, aber keiner von uns blieb wie er war.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Néhányunk talán megtisztul, de igazán egyikünk sem lesz ugyanaz.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Někteří z nás to možná potlačovali, ale všichni jsme se změnili.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Niektorí z nás sa nad to možno povzniesli, ale v skutočnosti nikto už nie je ako predtým.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Niektórzy z nas być może potrafili wznieść się ponad to, ale nikt z nas nie pozostał niezmieniony.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Qualcuno di noi si sarà sentito realizzato, ma in realtà nessuno di noi è rimasto il medesimo.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Sommigen van ons konden het wat verwerken maar het liet niemand van ons onberoerd.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Unii dintre noi ne-am reprimat sentimentele dar de fapt, nici unul nu a rămas neschimbat.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Vài người trong chúng tôi chế ngự cảm xúc, nhưng thật ra là không ai còn như cũ được nữa.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Κάποιοι από μας μπορεί να το έχουμε καταπνίξει, αλλά η αλήθεια είναι πως όλοι μας αλλάξαμε.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Вероятно, некоторые из нас сублимировали, но никто не остался прежним.
Bazılarımız yüceltilmiş olabilir, ama aslında hiçbirimiz aynı kalamadık.Мабуть, деякі з нас сублімували це, але ніхто не залишився таким самим.