Ana içeriğe geç
Sözlük

yüce ile cümle

yüce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu."Ich habe die Wüste in Flammen gesetzt, ich habe den Weg (des Feindes) in die Irre geleitet.
Maoriler Yüce tanrılarına Lo derler.Die Kobolde rufen daraufhin die Götter an.
Uğur Babürhan ve Emre Yücelen`le çalıştı.Das Hochgericht und die Grundherrschaft übte das Pflegamt Lichtenau aus.
Böylesine yüce bir mertebeye erişebilen kişi de elbette olağanüstü bir kişidir.Wer aber dies als Almosen erlässt, dem ist es eine Sühne.
Kitabı, kendi ilgilerinin dışında kalan değerlerin ve intiharın yüceltilmesi olarak görmüşlerdir.Alle vier schreiben in ihr Buch, das vor ihnen liegt, und blicken in unterschiedliche Richtungen.
Böylece geçmişi daima yüceltme sorunu meydana gelmektedir.Erfolg ruft immer auch Neider hervor.
Bunun için Tapınakçılar'a Yüce Majeste'nin asasını vermiştir.Für ihn ließ der Kaiser den Tempel bauen.
Bu yüce insanın burada dünyaya gediğini gösteren bir dikili taş yaptırdı.Von diesem Herrscher stammt eine große Stele, die sich an diesem Ort fand.
Bütün yetki Yüce Sovyet’in elindeydi.Die gesamte weltliche Macht lag beim Abt.
Monarşinin hayatta kalabilmesi artık bağımsızlık ve toprak yüceliği arasındaki sözleşmeye dayanmıyordu.Udo erlebte allerdings den Frieden zwischen Papsttum und Reich nicht mehr.
Yaşamın değeri anlaşılmalı ve bu değer yüceltilmelidir.Sein Leben erhält einen Sinn, es wird lebenswert.
O an Zekeriya'nın ağzı açıldı ve Yahya yüce tanrının peygamberidir dedikten sonra bayılmıştır.Dies leitete er aus dem Hadith ab, demzufolge die ʿUlamā' die Erben der Propheten sind.
Süblimleştirme, psikanalizde yüceltme.Lass nicht den Wahnsinn triumphieren.
Kassapa: Yüce Gotama o halde bana acıyı açıklar mısınız lütfen?Kassapa: So möge mir der Erhabene das Leiden darlegen, möge es mir verkünden.
Yücelik ifade eder.Die Angabe FIER.
Buna bağlı olarak da, Kök Tengri/Gök Tanrı deyimi Ulu Tanrı, Yüce Tanrı anlamlarına gelir.Danach erklärt er die Bedeutung des Gleichnisses: Der ausgestreute Same sei das Wort Gottes.
Yaşamın en yüce gayesi en yüce hazinesi budur."Damit begann "die größte Schatzsuche der Geschichte."
Yücel, Almanya'nın etkin gazetelerinden Die Welt'in Türkiye temsilciliğini sürdürmektedir.Pürlü vertritt den Islam in Deutschland in den Medien.
Allah’ın sözü ise en yücedir.Selon le Coran Il fut élevé par Allah à un haut rang.
O'nu yüceltin!Gloire à Toi (ô Allah)!
Yüce Dalek, TARDIS'i imha etme emri verir.Le Dalek Supreme ordonne que le TARDIS soit détruit.
Oyunun en aktüel, 6. versiyonuna "Yüce İnsanlar" adı konulmuş.La dernière version 6 du jeu est appelée "Les Grands gens".
Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde şükranla karşılanacak bir nimet yoktur.Sakuma, toutefois, n’obéit pas aux ordres de son seigneur, et prépara une autre offensive.
Bu karışıklık sırasında insanlar Gandi'ye Bapu (Baba) ve Mahatma (Yüce Ruh) demeye başladı.C'est à partir de cette époque que Gandhi est baptisé par le peuple Bapu (père) et Mahatma (Grande âme).
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.Le grand Dieu a fait connaître au roi ce qui doit arriver après cela.
Yüce Yaradan ülkemiz olan Malavi'yi kutsasın, Onu bir barış içinde saklasın.O Dieu, bénis notre terre du Malawi, Conserve-la comme une terre de paix.
Öz olan soylu ve yüce olan, ruhtur.Œdémère noble Oedemera nobilis Œdémère noble (mâle).
1956 yılında Güler Yücel ile evlendi.En 1956, il épouse Güler Yücel.
İlk şiiri Yücel Dergisi’nde yayımlandı (1941).(Publié auparavant dans la revue Sur en 1941).
Bu da size yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.Voici l'occasion de vous montrer dignes de vous.
Yüzük Kardeşliği sırasındaysa hala cücelerin yüce kralı idi.À l'époque de la Guerre de l'Anneau, son seigneur était Forlong le Gros.
Bu yasa koyucu da yüce bir varlıktır.Mais cet ordre est également un bon ordre.
Rastgele (Yönetmen: Sinan Çetin) Ruhun Duymaz (Yönetmen: Yücel Yolcu) Bir Ümit Doğmaz Mı?N'avez vous donc point d'âme pourvue d'une raison ?
Buda öğretisinin ilk evresi, dört yüce gerçekle özetlenebilir.Ceci est directement lié au tout premier enseignement du Bouddha, celui des Quatre nobles vérités.
Tanrı krallığını ve kendisini yüceltsin" ibaresi bulunmaktadır.Qu’Allah laisse prolonger son règne et sa domination !
13. ^ Hilmi Yücebaş (1958).À la gloire du mineur (1958).
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Dans un autre passage de son tafsîr il dit : « Allâh ta’âlâ n’est pas dans une direction ».
Bu nedenle her şeyden önce, burada, huzurunuzda yüce Türk milletine en derin şükranlarımı sunuyorum.Merci de vous excuser au nom du peuple irakien.
Yerlilerce Agiocochook, ya da "Yüceruh'un Evi", olarak bilinirdi.La montagne est appelée Agiocochook, la « demeure du grand esprit », par les Amérindiens.
Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu."C'est lui qui m'est apparu dans ma caverne, et qui a prédit tout ce qui m'est arrivé ».
Yüce Ruh ona huzur versin!Que l'Esprit Divin lui assure le repos !
Yüceliği, üstünlüğü ve büyüklüğü sembolize eder.La montagne évoque la majesté et le sublime.
Mualla Uydu YÜCELL'Ombre Shadow
En yüce ilim bu ilimdir.Or, la science appartient à la raison.
Bana göre apaçık ortadadır ki, varlığı gerekli olan, sonsuz, yüce ve akıllı bir yaratıcı vardır.Éternel, tout-puissant et omniscient.
Onun kişiliği Tanrı’nın gücünü gösteriyordu, yüceliği kendi yaptıklarının sonucu değil, inayetinin sonucuydu.Cela ne vient pas de vous, c'est un don de Dieu ; ce n'est pas le fruit d'œuvres que vous auriez accomplies.
Yücel, hikâyeyi biraz yumuşatmak için Charlie Chaplin'den ilham aldı.Je pense que nous nous sommes inspirés de Charlie Chaplin pour le caractère.
Dünyaca tanınan modern Türk şairi Can Yücel, hayatının son yıllarını Eski Datça'da geçirmiştir.Le poète turc Nâzım Hikmet y a passé les premières années de son exil en URSS.
Jainizm sevgi ve merhameti yüceltir.Il déclare alors rechercher l'amour et le pardon.
پاینده مانی تو جاودان (sonsuz ve yüce olasın!)O Ewigkeit, du Donnerwort (Ô éternité, toi, parole foudroyante !)
Yücelik: 10. dakikada %10 bekleme süresinde azalma kazandırır.Chaque minute passée diminue les chances de survie de 10%.
"Deniz Yücel serbest!Hako Melt More!
Kral, yüce kral Tanrı'ya benzetilmektedir.Le roi est lié à un roi suprême Dieu.
O yücedir ve hakimdir.” (Şûrâ 42/51).Es el Poderoso, el Sabio.
O'nu yüceltin!¡Gloria a Él!
Yüce Dalek, TARDIS'i imha etme emri verir.El Dalek Supremo ordena que la TARDIS sea destruida.
Allah’ın sözü ise en yücedir.Y, ¿quién es más veraz que Alá cuando dice algo?
Kim Jong-un ise Yüce Kore Halk Ordusu komutanı ve Ulusal Savunma Komisyonu Başkanıdır.Kim Jong-un es el Comandante Supremo del Ejército Popular de Corea y jefe de la Comisión Nacional de Defensa.
(İngilizce) ^ Yüce, Yaşar; Sevim, Ali (1991).UNESCO (en inglés). Yüce, Yaşar; Sevim, Ali (1991).
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Uno de ellos alzó la voz y dijo: — No lograrán huir del castigo que merecen por ofender al rey de Uxmal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod