yöre ile cümle
yöre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnce Memed romanının konusu bu yörede geçer.Можно было бы написать отличный роман-утопию на эту тему.
Türkiye'nin çeşitli yörelerinde yirmi altı yıl öğretmenlik yaptı.وعملت بكيزة في مجال التدريس لمدة تقدر بسته و عشرون عاماً في مناطق مختلفة بتركيا.
New Orleans yöresi dışlarında geniş bir ova.بالإضافة إلى مستوطنات أكبر حول نيو أورليانز.
Nop 1974 yılında yöresel opera topluluğu olarak kurulmuştur.تأسست أوبرا نورلاند عام 1974 كفرقة أوبرا إقليمية.
Diğer federal birimlerin, örneğin kray, (yöre)lerin ve oblast (bölge)lerin bu hakkı yoktur.الكيانات الفدرالية الأخرى كالكرايات والاوبلاستات ليس لديهم هذا الحق.
Göç etmezler ancak yöresel olarak yer değiştirebilirler." أنت لا تسافر حينما تغير مكانك ..
Bölge Fransa'nın 35. en kalabalık yöresidir.وكانت ستصبح الدولة الخامسة والثلاثين الأكثر سكانا.
Yöredeki birçok felç hastası “Şah Pabucu” sağıltma ocağını ziyaret etmektedir.27 شخصا ينتظرون على اهبة الاستعداد قدوم "شاشة البلازما".
Bu dua yörelere göre değişir.و تختلف صلاة الاحتياط تبعا لاختلاف الشوك.
126l'de Latin İmparatorluğu yıkılınca, Sakarya yöresinde yönetim gevşedi.126l في الإمبراطورية اللاتينية انهارت، خففت الحكومة من منطقة ساكاريا.
Yöre halkına Ornais adı verilmektedir.سميت مدينة نيو أورلينز على اسمه.
Yörede patlıcanı ile meşhur güzel bir köydür.وقد أصبحت أحد الأحياء الجميلة بالمحافظة.
Bu göçlerde yine yöreye özgü kıyafetler giyilir.في ايامنا هذة تلُبس هناك ملابس اهل الجزيرة.
Halk ağzında pek çok yörede aynaya Gözgü adı verilir (Göz sözcüğünden türemiştir).سميّت بهذا الاسم لكثرة عيون الماء فيها، ففيها أكثر من 10 ينابيع أهمها: عين الحنش.
Köyün arazisi genellikle yöreptir.تنتمي الأرض تقليدياً إلى العـِزب.
İlçe kütüphanesi başta öğrenciler olmak üzere yöre halkının hizmetine sunulmuştur.وهي بالأساس مكتبة بحثية بعد أن كانت في بدايتها مفتوحة للتلاميذ.
Yemekler yörenin bin yıllardır süren kültürünün bir parçasıdır.وكانت هذه الزيوت جزءا من الثقافة الإنسانية لآلاف السنين.
Özellikle Bizans döneminde yöre madenlerinden çıkan değerli metaller para basımında kullanılmıştır.أوساس معروف بصورة أساسية من العملات المعدنية التي صُكت خلال عهده.
Besni yöresel kültürü etkilidir.Köy Haymana Karakeçililerindendir.حي الجناين: يغلب عليه الطابع الريفي.
Yörede "dargun" olarak isimlenmiştir.تعرف المنطقة المحلية حالياً باسم "دارغل".
Geleneksel Katalan halk oyunları yörenin önemli sanat gösterilerindendir.تعتبر الرياضات الدموية من المواضيع الشائعة في الأعمال الروائية.
Daha sayamadığımız yörenin kendine has yemekleridir.فالطعام الذي دخل في جوف الذبابة لم يعد نفسه الطعام الذي سلبته.
MÖ 1000'de ise yörede Urartular yaşamıştır.وفي جيشي ألف رجل كرستم!
Şenlikte yöresel sanatçılar sahne almakta ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.يخلق الرسم في الأماكن العامة فرصا رائعة للتواصل والتفاعل.
Köy-ev baklavası: Yörede daha çok cevizli yapılır.و قد قيل: بئر جمل: ماء آخر بالمدينة.
Yöredeki doğal plajlar, ülke turizmi açısından son derece önemlidir.الشؤاطى السياحية فالمنطقة تحظى بأقصى أهمية من حيث السياحة.
Ziyaettin Şimşek, Edip Önal,Güven Doğan mahallede yaşamış yöresel aşıklardır.أخوهم عزيز لا يخاف الأعاديا يقيمون في دار الحفاظ تكرّماً ...
Yöre halkının bu oldukça besleyici meyve suyundan günde 2 litreye kadar tükettiği belirlenmiştir.يجب الاهتمام بشرب الماء 4 لتر يومياً للشخص البالغ.
Yöre halkımızın %95'i geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır.نتيجة لهذا 95 ٪ من البلاد يعتمد على الماشية كوسيلة للدخل.
Ardından yörede yaşayan Rumlar'ın büyük bir kısmı ise İstanbul'a göç etmeye zorlanmıştır.وما زال بعض سكان الإقليم يطالبون بإلحاقه إلى بريتاني.
Eski adı Zerteriç olup yörede bu adıyla da bilinmektedir.أوساً , وهم المصعبان , ولا زالت تعرف بهذا الأسم .
Yörenin ilk etnoğrafya müzesi olma özelliğini taşır.وهو أول مبنى في المدينة يصمم ليكون متحفا.
"Kemerhisar yöresi türküleri"."استراحة "جزيرة الفرسان"".
Kendini resim yaptığı bir buğday tarlasında ya da yöredeki bir ahırda vurmuş olabilir.O disparo talvez tenha ocorrido no campo de trigo em que estava pintando ou em um celeiro local.
Adana'nın yöresel kıyafeti şalvardır..Mãe de Conan quando sob disfarce.
Aydınlı Umur Bey de yöreden eksik olmuyordu.Passatempos para casa também não faltavam.
Babası, yöresinin önde gelenlerinden Nakşbendiyye tarikatı mensubu Soğancızâde Ali Çelebi'dir.No sexto ano de seu pai reinado, ele foi condenado a viver em He (河) e estudar em Gan Pan (甘盤).
Yöre halkına Ornais adı verilmektedir.Dá nome ao departamento de Orne.
Kilis yöresi pekmezleriyle meşhurdur.Notável por ser o lar de gravuras rupestres.
Arıcılık Karabulduk Yöresinde önemli bir gelişme göstermiştir.A época da Renascença viu um aumento considerável de interesse nos autômatos.
Yöresel yemklerinden "keledoş" çok sevilmektedir.Adora ver os "metidos" do colégio se darem mal.
Uylak üzerine anlatılan anlatılar radyo ve televizyonun yörede yaygınlaşması ile azalmıştır.Esta lógica pode ser apreendido quando colocamos em contraste o rádio e a televisão.
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.Depois de uma rápida conversa, Arya e Gendry partem com a caravana de Yoren para a Muralha.
Yörede 15. yüzyıl'da tek bir kaza bulunurken 1642 yılında altı kaza ortaya çıkmıştır.Fica evidente, entre outras coisas, um incidente em 1512.
Bu, bize bu yöre insanlarının çok hoşgörülü olduğunu göstermektedir.Que aparentemente, é considerado muito perturbador para o público de hoje.
Yöre halkı bu koruluktan kesim yapmayı uğursuzluk olarak kabul etmektedir.Estamos seguros de que cabe aquele desassombrado municipalista toda a razão.
Yörede Dünya'nın başka hiçbir yerinde yetişmeyen nadir bitki türleri bulunmaktadır.As numerosas espécies de plantas são endêmicas à região e não nascem em qualquer outro lugar no mundo.
Yemekler yörenin bin yıllardır süren kültürünün bir parçasıdır.A cerveja tem sido uma parte da cultura humana por 8.000 anos.
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Neste concelho é produzido o universalmente famoso Vinho da Madeira.
Yoren de (Francis Magee) onları tehdir eder.Porém, eles são expulsos por Yoren (Francis Magee) depois que este ameaça suas vidas.
Terim İngilizceye genellikle "territory" (yöre) olarak tercüme edilmiştir.Geralmente é traduzido como "região".
Klukwan yöresinde. (?)Cia.Pessoal do Faroeste]].
Bölgenin yöresel bir dili vardır.É estranho que as pessoas no meio tenham uma língua persa própria.
Köyün yöresel yemeği olan Katlama, bir çeşit börektir.Já o rato que aparece no quarto das crianças é uma animação.
Yöre insanı Yörük'tür.A cidade como um organismo.
Yöre, katedralleriyle dikkat çekmektedir.O centro da cidade está dominado pela Catedral de Strängnäs.
Bölge Fransa'nın 6. en kalabalık yöresidir.É a sexta maior cidade de França.
1984 yılında IRAS uydusu kullanılarak Vega yöresi etrafında bir çöp diski tespit edildi.Em 1984, um disco de detritos foi detectado ao redor da estrela Vega, utilizando-se o satélite IRAS.
Halkın yöresel giyim kuşamı,takıları Gelenek ve görenekleri Doğanşar ile aynıdır.A servidão voluntária das mulheres também nasce do hábito, dos costumes.
Yörede hem arı hem de çam balı bulunmaktadır.Em alguns locais ainda aparece o urso e a maricota.