yöre ile cümle
yöre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.그가 블레셋 족속의 땅에서 여러날을 지내었더라
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Och Abraham bodde i filistéernas land en lång tid.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Og Abraham bodde som fremmed i filistrenes land en lang tid.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Og Abraham boede en Tid lang; som fremmed i Filisternes Land.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Sesudah itu Abraham tinggal agak lama di negeri orang Filistin
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Und er war ein Fremdling in der Philister Lande eine lange Zeit.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Y residió Abraham en la tierra de los filisteos por mucho tiempo
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Παρωκησε δε ο Αβρααμ εν τη γη των Φιλισταιων ημερας πολλας.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.И Авраам престоя във Филистимската земя много дни.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.И жил Авраам в земле Филистимской, как странник, дни многие.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.ויגר אברהם בארץ פלשתים ימים רבים׃
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.وتغرب ابراهيم في ارض الفلسطينيين اياما كثيرة
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.亞 伯 拉 罕 在 非 利 士 人 的 地 寄 居 了 多 日
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.亞伯拉罕 在 非利士人 的 地 寄居 了 多日
Finlandiya’nın en kuzey yörelerinde haftalarca güneş doğmadan günler geçer.En la zona más septentrional de Finlandia hay algunas semanas en las que el sol no sale siquiera.
Finlandiya’nın en kuzey yörelerinde haftalarca güneş doğmadan günler geçer.I de nordligaste delarna av Finland går det flera veckor utan att solen går upp överhuvudtaget.
Finlandiya’nın en kuzey yörelerinde haftalarca güneş doğmadan günler geçer.Pohjoisimmassa Suomessa on useita viikkoja, jolloin aurinko ei nouse ollenkaan.
Finlandiya’nın en kuzey yörelerinde haftalarca güneş doğmadan günler geçer.Tout au nord du pays, le soleil ne se lève pas pendant plusieurs semaines.
Finlandiya’nın en kuzey yörelerinde haftalarca güneş doğmadan günler geçer.На самом Севере Финляндии зимой в течение нескольких недель солнце вообще не восходит.
Finlandiya’nın en kuzey yörelerinde haftalarca güneş doğmadan günler geçer.ففي شمال فنلندا لا تطلع الشمس إطلاقاً لعديد من الأسابيع.
İngiltere'de Dick van Dyke ile aynı yöreden misin? hadi seni duyalım o zaman, çok bilmiş.Angliának ugyanabból részéből jöttél, mint Dick van Dyke? Halljuk akkor a tiédet, nagyokos.
İngiltere'de Dick van Dyke ile aynı yöreden misin? hadi seni duyalım o zaman, çok bilmiş.Jesteś z tej samej części Anglii co Dick van Dyke To sam spróbuj, cwaniaczku
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.그들은 집 근처에서 양질의 교육을 받을 권리가 있습니다. 그들이 학교 다니는 것을 자랑스럽다고 말할 수 있고
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.Megérdemelnek egy színvonalas iskolát a környékükön,
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.Zaslouží si kvalitní školu ve svém sousedství. Školu, o které mohou hrdě říkat, že na ni chodí.
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.מגיע להם בית ספר איכותי בשכונה שלהם, בית ספר שהם יהיו גאים להשתייך אליו,
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.إنهم يستحقون مدرسة ذات جودة في منطقتهم، مدرسة حيث سيقولون بفخر أنهم ينتمون لها ،
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.あの学校に行ったと誇りを持って 言える学校です そして コミュニーティーも 誇りに持てる学校です
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.Een wereldwijde blik met lokale kennis.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.-- góc nhìn toàn cầu, kiến thức địa phương.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.-- 범세계적 시각, 지역적 관습이요.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.Közösségek révén lokális részletekkel, globális perspektívával, és helyi ismeretekkel kiegészíteni.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.-- perspectivă globală, cunoaştere locală.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.-- perspectiva global, conocimiento local.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.-- perspective globale, savoir local.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.-- prospettiva globale, conoscenza locale.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.[по принципу] перспектива - глобальна, знания - локальны.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.-- פרספקטיבה גלובלית, ידע מקומי.
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.والمنظور العالمي، والمعارف المحلية
-- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.この問題はとてつもない巨大な事業で
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Allora Làbano radunò tutti gli uomini del luogo e diede un banchetto
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Då bjöd Laban tillhopa allt folket på orten och gjorde ett gästabud.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Da lud Laban alle Leute des Orts und machte ein Hochzeitsmahl.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Da samlet Laban alle menn der på stedet og gjorde et gjestebud.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Entonces Labán reunió a todos los hombres de aquel lugar e hizo un banquete
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.És begyûjté Lábán annak a helynek minden népét, és szerze lakodalmat.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.In Laban zbere vse može tistega kraja in napravi pojedino.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.라반이 그곳 사람을 다 모아 잔치하고
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Laban a adunat pe toţi oamenii locului şi a făcut un ospăţ.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.La-ban bèn mời các người trong xóm , bày một bữa tiệc ;
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.La-ban bèn mời các người trong xóm, bày một bữa tiệc;
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Laban nodigde alle mannen van de nederzetting uit om het heuglijke feit met Jakob te vieren.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Laban réunit tous les gens du lieu, et fit un festin.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Lalu Laban mengadakan pesta perkawinan dan mengundang semua orang di kota itu
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Reuniu, pois, Labão todos os homens do lugar, e fez um banquete.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Så indbød Laban alle Mændene på Stedet til Gæstebud.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Silloin Laaban kutsui kokoon kaikki sen paikkakunnan asukkaat ja laittoi pidot;
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Tedy sezval Lában všecky muže místa toho, a učinil hody.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Tedy wezwawszy Laban wszystkich mężów miejsca onego, sprawił ucztę.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Vtedy shromaždil Lában všetkých mužov toho miesta a urobil hostinu.