yöre ile cümle

yöre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yörel planlama ise Belde Yerel İdaresine verildi.This system was designed in-house.
Ağpakla (Kuru fasulye): Yörede kuru fasulyeye ağpakla denir.Basi or BASI may refer to: Basi, a sugar cane wine.
Köy halkının yöresel kıyafeti üç etektir.Suitcase of clothes 3.
Roma döneminde Kırşehir yöresi putperestliğin yanı sıra Hristiyanlıkta hızla yayılmıştır.In Cuba, the roots of Protestantism occurred around the same time as Christianity.
Bazı yörelerde, özellikle Iğdır ve çevresinde Bozbaş olarak da anılır.In other places, it is partly canalized, partly encased.
Mahallede, giyim kuşamda özelikle kadınlarda yöresel giysiler görülür.In urban areas some women can be seen in western clothing.
Sözsüz halk müziği ise düzenli yöresel çalgı ezgileridir.Local live music acts regularly perform here.
Çambaşı yaylasının Turizm Merkezi ilan edilmesiyle yörede yayla turizmi hızla gelişmektedir.Authorities who administer the site state that tourism is rising.
Bu yörede sekiz tane dolu olan sığınak vardı.There were eight haunted houses.
Yöre, Indre, Loir-et-Cher, Loiret, Nièvre, Allier ve Creuse illeriyle çevrilidir.It is surrounded by the departments of Indre, Loir-et-Cher, Loiret, Nièvre, Allier, and Creuse.
Bu özelliği ile yörede kısa sürede öncü bir kimliğe kavuştu.Polls soon showed him in a clear lead.
Bölgenin yöresel bir dili vardır.The hospital also has a Spanish language site.
Yörede bulunan kaplıcalar ülke çapında meşhurdur.Mexican restaurants are prominent throughout the state.
Angelmodde/Yöresel HaberlerPress-Release Press-Note Announcement of Members
Ayrıca Köroğlu'nun bu yörede de yaşadığı belirtilmektedir.The Tribunal seems to have been located in the Casa as well.
Sahil yöresinde Marmara Denizi'nin etkisiyle nemli bir bölgedir.The area is a coastal region with a strong marine influence.
Rakımı 1290 olan bu köy yörenin en yüksek mahallesidir.22nd Street is the northern most limit for this neighbourhood.
Yöre Manş Denizi kıyısındadır.It is fished near the shore.
Yöre halkı tarafından Küçük Dağ olarak adlandıran dağın eteğinde kurulmuştur.It was built on a small hill as its name suggests.
Yöre verimli topraklara sahip olup, tarlalardan bir yılda üç ürün kaldırılabilmektedir.The land of this town is very fertile, where three crops can be grown in a year.
Mahallenin gelenek, görenek ve yemekleri genel olarak Ege Yöresi ile benzerlik göstermektedir.The cut and style, as well as accoutrements generally follow British military style.
Yöre halkı, kazadan kurtulanlara büyük yardım ve yakınlık gösterdi.Giving prompt attention and care to victims of accidents.
Üye kuruluşlar kendi bölgesel ve yöresel organizyonlarını yaparlar.The ministries controlled these through their own regional and local agencies.
Yunanlardan sonra MÖ 670 yılında yöre Miletoslularla tanışmıştır.In the 1960s they were speaking Griko in all the houses.
Eskişehir yöresel kadın halk danslarında bu yöntem kullanılır.In origin the old people perform this dance.
Küpeli mahallesi ise sonradan bulunduğu yörede kurulmuştur.The third possibility is that the helmet was made in the area where it was found.
Bakır tepsiye koyularak guzinenin( yöresel soba) gözünde pişirilir.Holes are made under the eyes of the mask for the wearer to see.
Yöre Biskay Körfezi kıyısındadır.Trebarwith Strand is on the coast nearby.
Yörede patlıcanı ile meşhur güzel bir köydür.There they found a good-sized native village.
Özellikle Çukurova yöresinde çok meşhurdur.He is especially prominent in Kabbalah.
Yoren kabul etmeyince savaş başlar ve Yoren ve adamları ölür.When Yoren refuses, a battle ensues, and Yoren and his men are killed.
Şehrin kurulma amacı Iraklı ve Kuzey Afrikalı yahudileri yöreye yerleştirmekti.Perception and drawing of the North African Jewish child.
Kasabanın patatesi lezzet bakımından yörede aranılan kalitededir.The town's bakeries were put on round-the clock baking status.
Bu yörenin strategos (eyalet valisi)'nin yıllık geliri 40 pund altındi.The company's highest salary had been £40 a week.
Köyde yöresel kıyafet giyimi halen devam etmektedir.I still have the old costume in my dressing room.
Bölge Fransa'nın 57. en kalabalık yöresidir.The settlement ranks the 57th largest cities of Bulgaria.
Bölge Fransa'nın 18. en kalabalık yöresidir.It is the 18th most common family name in China.
Çeşitli yörelerden birçok insan bu sudan faydalanmak için gelmektedir.Many people from different districts also come here to catch trains.
Sülale ağaçlarının bazı dalları Norveç'te yöresel köklere sahiptirler.He owned timber plantations in Norway.
Kazlıçeşme kentin dışında kalan boş bir yöreydi.It is the exterior of what was a private home.
1400 yılında da Timur, Elbistan ve yöresini yağmaladı.140年前的水陆洲,江神庙、拱极楼曾热闹非凡续.
Köy yöresel oyunlar açısından zengindir.The area is rich in game.
Mahallede bugün, 93 Harbi sonunda Yunanistan'ın Langaza yöresinden gelen göçmenler yaşamaktadır.It is nine hours away from the camps in which the Rohingya refugees currently live.
İlçe ihtiyacının büyük bölümünü bu yöre karşılamaktadır.This is because most of the first house will fall into that sign.
Yörede zeybek de yaygın bir oyundur.Night Stalker is an unusual funny car.
Whitehorse ve Lake Laberge yöresinde.It serves Sambhar Lake Town.
Kavimler Göçü'nün savaşçı topluluklarından olan Cermenler yöresel savaşlar yapmışlardır.Monuments on the Green honor soldiers of all the wars in which local citizens have participated.
Yapılışı bu yörelere göre değişmektedir.These function change from place to place.
Festivalin tam adı, Uluslararası Beypazarı ve Yöresi Festivali'dir.The original festival was simply called the Annual Festival and Country Fair.
Bu çeşitlilik yöredeki çeşitli etnik yapıların çok olmasından kaynaklanmaktadır.It is constructed in a variety of ways by different ethnic groups.
Yöresel isimleri oldukca değişiktir.Councils want their names changed.
Çin'in batı bölgesinde olan Kashgar Xinjiang'de yaşayan bu adam yöresel yemek servis ediyor.This man, in Kashgar, Xinjiang province, in Western China, is serving up his national dish.
Ve bu yöre en fazla çölleşme ile ilişkilendirilen yerdir.And this is the region most closely associated with desertification.
Yöresel olarak geri vermeye karar verdik.We decided to give back locally.
Farz edelim ki elimizde aynı yöredeki önceki ev satışlarına dair bir veritabanı var.Let's assume there is a database of previous house sales of homes in the same neighborhood.
Bölgesek detay eklemek için -- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.Get the community to add local depth, global perspective, local knowledge.
Bunların besin değeri yüksek olmalı ve yöresel olarak üretilmiş olmalı.They have to be nutritious, and they have to be locally produced.
Ama bunu yöreselleştiriyorlar.But they localize it.
Açılan bir sürü hukuk davasından ve yöre halkının verdiği mücadelelerden bahsetmeyeceğim.I'm going to fast-forward through a lot of lawsuits and a lot of community engagement.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Abraham lived as a foreigner in the land of the Philistines many days.

İlgili Sayfalar