yöre ile cümle
yöre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
XX. yüzyılda Moskova metrosu için yöreden mermer alınmıştır.1920年代,莫斯科地铁还在规划中。
"Bitlis Yöresi Cicim Dokumaları".《庶務ニ関スル書類缀》。
Köpek yavrularına enik (bazı yörelerde encik) denir.子羽的后裔以其字为氏,立羽氏。
Bölge Fransa'nın 18. en kalabalık yöresidir.是香港18個區議會中面積最大的地區。
Yöresel kıyafet genelde yaşlılarda görünür.穿著時常是超脫年齡的裝扮。
Mecidiye, Balıkesir ilinin Bigadiç ilçesine bağlı,adı yörede , Yılvadıç olarak bilinir.彤鱼,一作肜鱼,相传为上古族名、古国名。
Her iki ağabeyi de yöredeki folk müzik çevrelerine dahildiler.兩位都在轉變陣營後住在主人公家中。
Sözsüz halk müziği ise düzenli yöresel çalgı ezgileridir.乐队创作音乐是件非常公共的事。
Höşmerim tatlısı bu yöreden çıkmıştır.醪糟的甜味即由此得來。
Terim İngilizceye genellikle "territory" (yöre) olarak tercüme edilmiştir.Kato翻譯成英文為:Ground。
Yörenin en güzel yemeklerindendir.전역에서 가장 인기있는 음식 중의 하나이다.
Gökyüzünün o yöresinde 14'er saatlik altı gözlem yapılmış, ancak Wow sinyaline benzer bir şey görülmemiştir.와우 신호가 관측된 위치 주변으로 14시간 동안의 6번의 관측을 하였지만 와우 신호와 같은 것은 아무것도 발견되지 않았다.
Yöreye yerleşen bu kuşlar daha sonra 1902 yılında ortadan kayboldular.이 새들은 자리는 잡았으나 1902년을 전후해서 사라졌다.
Buna yörelere göre (tulup, gömlek, dulup veya tulum gibi) adlar verilir.이곳에서는 명사(明沙)를 울모래 '명사(鳴沙)'라고 쓰고 있다.
Yörede bulunan Kevgir Kalesinin harabeleri de bunu desteklemektedir.내괘(아래)가 손 , 외괘(위)가 태 (으)로 구성된다.
Yöreyi gezen Fransız kontu A.De.영국 영어에서 county는 주(州)에 해당하는 행정구역이다.
New Orleans yöresi dışlarında geniş bir ova.뉴올리언즈 근방의 황량한 벌판.
Yapılışı bu yörelere göre değişmektedir.이 단계는 각 명령에 따라 변동된다.
Anamur yöresi düğünlerinde tam bir ziyafet verilir.인도에서 결혼식 날 같은 특별한 날에 먹는다.
Diğer oyuncuları ise yörenin insanlarıdır.최정인은 대한민국의 배우이다.
Bununla birlikte artan düzensizlik Kars yöresini de etkilemişti.그러나 적은 양의 불순물도 큰 영향을 줄 수 있었다.
Bölge Fransa'nın 77. en kalabalık yöresidir.독일 전체에서 77번째로 큰 도시이다.
Ayrıca Köroğlu'nun bu yörede de yaşadığı belirtilmektedir.또한 말보로 지방 의회도 이곳에 존재한다.
Gelenek ve görenekleri karadeniz yöresıne benzer ama karadenizli degildirler.전작과 감독은 다르지만 원작가는 같다.
Érd, Macaristan’da 1991 ve 2001 (%30.6 yukarı) sayımlarında en hızlı gelişen yöreydi.1991년부터 2001년까지 헝가리에서 가장 높은 인구 증가율인 30.6%를 기록했다.
Tatil yöresi olarak da kullanılmaktadır.주로 탈것으로서 사용되고 있다.
Yöresel yemklerinden "keledoş" çok sevilmektedir.지역 주민들은 ‘영일번관’으로 사랑하게 된다.
Çoğunlukla yöre etrafının sofrası bu türdür.역시, 외국의 ROV도 대부분 이런 방식이다.
Bölge Fransa'nın 17. en kalabalık yöresidir.17번 지구(영어: City 17)는 가상의 도시이다.
Buna karşılık bu yörede devamlı yaşayan ahaliye de fazla tesiri olmamaktaydı.여관 주인은 이곳에서 흔히 일어났던 골치 아픈 일들을 목격하지 않으면 안 되었다.
Daha sayamadığımız yörenin kendine has yemekleridir.투명인간이라 음식을 직접 먹는 모습이 거의 없다.
Bir yöredeki zengin kişinin veya ağanın mallarını kendi isteğiyle talan ettirmesi anlamına gelir.그런데 부자에게 꼭 필요한 것은 남과 그들의 재산을 나누어 가지는 방법입니다.
Bu durumdan da anlaşılacağı üzere yörenin gelir kaynakları artan nüfusu besleyememektedir.따라서 대상을 유예(猶豫)하는 데는 승해심소가 전혀 없다.
Alaska'da Fort Yukon yöresinde yaşarlar.הוא מתגורר במגדלי YOO.
Ancak hangi yöreye ait olduğu ile ilgili bir kaynak bulunmamaktadır.אין בהירות לאיזה ישות שייך השטח.
Yöresel sanatçılar eşliğinde halaylar çekilir.בשאר העולם הופיעו אמנים מקומיים.
Buna bağlı olarak yörede sanayi oldukça gelişmiş durumdadır.בהתאם לכך, המחוז מתאפיין בתעשייה כבדה מפותחת ביותר.
Halen yörede otopark olarak kullanılmaktadır.חצר המזח משמש כמגרש חניה.
Pek çok yörede kullanılır.בארות רבות עדיין בשימוש.
Aynı tekerleme bazı yörelerde "Harkıt.מדי חנוכה משודר "ניפגש בסיבוב".
Her Kız çocuğu yapabildiği kadarıyla yöresel kıyafetlerini bebeklerine hazırlarlar.לא הבנתי למה ההורים שלי הלבישו אותי בבגדי בנים.
Bu etkiler sadece ticaret ve kültürde değil, yöresel savaş sanatlarında da hissedildi.הקשרים היו לא רק במסחר ובתרבות אלא גם קשרי משפחה.
Yörede Gallo dili konuşulur.במשק הבית שלהם דיברו גאלית.
Köy yolları oldukça virajlıdır ve yöreyi tanımayan şoförlerin özellikle çok dikkatli olmaları gerekir.זאת משום שפרוורי שיקגו קשים מאוד להתמצאות ונהגי המוניות לא מכירים היטב.
Şehrin kurulma amacı Iraklı ve Kuzey Afrikalı yahudileri yöreye yerleştirmekti.כן פעל למען תושבי המעברות להעלאת יהודי צפון אפריקה לישראל.
Yöre bozkırlık bir alanda kuruludur.אך כללית, שרר באזור שקט.
Bölge Fransa'nın 7. en kalabalık yöresidir.זוהי העיר השביעית בגודלה בצרפת.
Selçuklu sarayında bulunan bu yörede yetişmiş görevlilerden biri de Ahu Bey'dir.וַיִּתְהַלֵּךְ חֲנוֹךְ אֶת-הָאֱלֹהִים; וְאֵינֶנּוּ, כִּי-לָקַח אֹתוֹ אֱלֹהִים" (ה', כא-כה).
Yörenin kuraklığı şehrin bu kıvrımlara paralel olarak serilişi, ayrı bir özellik kazandırır.שירותים עירוניים - יסופקו לכל העיר חברון באופן סדיר, באותה האיכות ובאותה העלות.
Genellikle her il kendi yöresiyle yarışmalara katılır.לרוב יש בכל מרוץ כזה מתחרים בודדים.
İskitler bu yörede 500 yıl hüküm sürmüşler.כל תושבי סיישל הגיעו אליה ב-500 השנה האחרונות.
Bütün yöresel oyunları biliyor.מספר שערים כללי במשחקי הבית.
Bu sav yöre kökenli kimi araştırmacılar tarafından çürütülmüștür.הפער הזה הוא מה שנותן לחוקרים תקווה.
Kaçamak (yemek), yöresel bir yemek.עקרונית, אם ישנו מקום אכילה משותף (חדר אוכל או מטבח.
Beypazarı yöresel mutfağıyla meşhurdur.העיר ידוע במטבחה הייחודי.
Özelliği olan yöresel bir yemekleri yoktur.לשיטת דירוג המלונות אין דבר עם אוכל.
Yöre halkı tarafından "Kinolar" adı günümüzde de kullanılagelmektedir.למעשה נהוג שכך מכנים אותו אנשי בית"ר גם בימינו.
Destan geleneği Batum yöresinde daha ileriye gitmiştir.מועד השחרור של אושרי מצה"ל מתקרב.
Bizanslılar uzun süre yöreye egemen olmuş.האסוציאטיביים שלטו בכיפה במשך תקופה ממושכת למדי.
Yörenin peynirleri meşhurdur.גבינות אחרות מפורסמות אף הן.