yöntem ile cümle
yöntem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Przez tysiąclecia wykorzystywano go w procesie udomawiania roślin i zwierząt.
Her demirci geleneğinin tercih ettiği yöntem diğerlerinden farklıydı.Motocykl od swojego poprzednika różni się prawie wszystkim.
Aynı yıllarda şiir yazmaya ve bilimsel yöntem üzerine kuramsal araştırmalara başladı.Przez wiele lat wypowiadał się i pisał na temat tego jak należy tworzyć samą naukę.
Daha sonraki hastalara da aynı tedavi yöntemi uygulanmış, fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Próby wyleczenia innych pacjentów tą samą metodą zakończyły się jak dotąd sukcesem jedynie w jednym wypadku.
Tümdengelimli düşünce yöntemine dayanır.Jego kontynuacją są Rozmyślania.
Bu yöntemde kısa sürede terk edildi.Stosunkowo szybko wówczas o nim zapomniano.
Fokoculuk yöntemi Che Guevara tarafından benimsendi.Reakcja krytyki była równie entuzjastyczna jak wobec Guya Manneringa.
İki faktörlü kimlik doğrulama birçok faktörlü kimlik doğrulama yöntemi türüdür.Jest kilka powodów, by chcieć, aby większa liczba typów danych spełniała te wymagania.
Bu yöntem eskimiş ve verimliliği az olan bir yöntemdir.Metoda ta jest jednak mało wydajna i chaotyczna.
Bu yöntem ilkçağlardan beri kullanılmıştır.Metoda ta stosowana jest od początku harcerstwa.
Volumetrik (hacimsel) bir kimyasal analiz yöntemidir.Precypitometria (analiza strąceniowa) – metoda miareczkowania stosowana w chemicznej analizie ilościowej.
Dokuzuncu köprünün inşasında da aynı yöntem izlenir.Na tej samej imprezie zajął także dziewiąte miejsce w gigancie.
Daha büyük parçalar geleneksel yönteme göre taşınamıyordu.Biletów nie można było nabyć w tradycyjny sposób.
Temel yöntemdir.Model podstawowy.
Melez yöntemde ise bu iki yöntem de kullanılır.Metoda Shettles'a wykorzystywać ma właśnie te dwa czynniki.
Çözüm için geliştirilen bu yöntem ilk kez 1991 yılında kullanılmıştır.Najbardziej rozbudowane nagranie zostało po raz pierwszy wykorzystane w 1991.
Bu faktörler teleseminarları çok uygun maliyetli bir dağıtım yöntemi haline getirmektedir.Dokonuje się go za pośrednictwem odpowiednio dobranego czynnika rozdzielającego.
Bu yöntemlerin neredeyse hepsi kuramdan gücünü almakla beraber bazıları kendi aralarında çelişmektedir.Przyczyny były takie same i przeciwnicy niemal ci sami.
Bu yöntem, kemoterapinin zararlarından kaçınmada oldukça etkilidir.Leki te nie są skuteczne w leczeniu wymiotów spowodowanych chemioterapią.
Bu yöntemler bilimsel ticari ya da endüstriyel amaçlar için kullanılabilir.Może być wykorzystywany w celach naukowych oraz komercyjnych za darmo.
Bazı radyolojik yöntemler aşağıda verilmiştir.Część miejsc datowano metodą radiowęglową.
Sonra plazmid, transformasyon olarak adlandırılan bir yöntemle bakterilerin içine sokulur.Do wprowadzania plazmidów do wnętrza komórki bakteryjnej przydatna jest metoda zwana transformacją.
İstatistiksel yöntemler, toplanmış verilerin özetlenmesi veya açıklanması amacıyla kullanılır.Wszystkie rozmowy są zbierane i gromadzone jako statystyki połączeń.
Bu kuvvetlere göre de farklı kromatografik yöntemler farklı gruplarda toplanırlar.Okazy różniące się liczbą chromosomów zbierano w różnych rejonach.
İyi huylu insülinoma hastalarının çoğu cerrahi yöntemile tedavi edilebilir.Mimo dobrych wyników, część pacjentów kwalifikuje się do leczenia chirurgicznego.
Mahallede ziraat faaliyetleri, geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır.Działania podejmowane automatycznie, zgodnie z nawykami.
Baba ve oğul iş birliği yaparak, x ışınlarının dalga boylarını ölçecek yöntemleri geliştirdiler.Ojciec i syn są również znani ze swoich wynalazków służących do transportu wielkich kamieni.
2. Grup’un Yöntemi: Ağızdan Ağza Solunum.Męski głos odpowiada: Zamknij się!
(Ancak, burada karasal yayıncılıkta kullanılan analog yöntemler söz konusu edilmektedir.)De öppna loggiorna har sedermera glasats in.]]
Şimdiye kadar bir gezegen üzerinde bu yöntem ile çalışma yapıldı.Hittills har bara en planet blivit studerad genom denna metod.
Kullanılan yöntemler statik ve dinamik durumları kapsar.De använda metoderna täcker både statiska och dynamiska situationer.
Kuru olarak tuza yatırma: Bu yöntemde aynen yukarıdaki yol izlenir.Och låt dem inte gå med svajande gång för att dra uppmärksamheten till sina dolda behag.
Çift yıldız sistemlerindeki gezegenlerin bulunmasında en güvenilir yöntem budur.Detta är den mest pålitliga metoden att upptäcka planeter i ett dubbelstjärnesystem.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.William Harvey rekommenderade trepanation som behandling av migrän på 1600-talet.
Gaz odası, idam için kullanılan bir yöntemdir.Elektriska stolen är en metod för avrättning.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Styrketräning är också till nytta och kombinationen av båda typerna av träning kan vara ytterst effektivt.
Uzun süre et yemekten kaçındı ve oruç tutmayı bir siyasi protesto yöntemi olarak kullandı.Han avstod från föda under långa perioder, och använde fasta som en form av politisk protest.
Yöntemlerin ikisi de verimli sonuçlar ortaya koyabilir.Bägge metoderna kan vara mycket effektiva.
Çin’deki Sarı İmparator, Cornelius Celsus, Galen ve Hippocrates kan boşaltma yöntemini savunuyordu.Den Gule Kejsaren av Kina, Cornelius Celsus, Galenos och Hippokrates förespråkade åderlåtning.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Olika sätt har evolverats som hanterar detta problem.
1970 yılında Shri Mataji Nirmala Devi tarafından keşfedilen, özel bir meditasyon yöntemidir.Sahaja Yoga, är en meditationsform skapad av Shri Mataji Nirmala Devi år 1970.
Biorezonas bir alternatif tıp tedavi yöntemidir.Haptonomi är en alternativmedicinsk behandlingsmetod.
İnfaz yöntemleri: Methods of Execution.Forma historia: metodövningar.
Ksenon anestezisi için iki tane yöntem bulunmaktadır.Det har föreslagits två mekanismer för xenonanestesi.
Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir.Primärvården ger den vård som de flesta patienter har behov av.
Oylama, kararları alabilmek için başvurulan yöntemlerden biridir.Telefonröstning är ett tillvägagångssätt när man vill fatta beslut.
Robert, diplomasi yöntemiyle, Alton Antlaşması'nda İngiliz tacı ilgili talebinden vazgeçti.Robert tvingades i Altonfördraget att avstå från sina tronanspråk.
Bu aldatmaca Ponzi yönteminin bir çeşididir.Det är en glädje att ta del av en sådan prosa.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenalin är den primära behandlingen av anafylaxi.
Aynı şekilde Alman zırhlı araç mürettebatı da aynı yöntemlere başvurmuştu.Tyska beslutsfattare insåg samma sak.
Daha sonradan kendi bulduğu ve Petrus sistemi adını verdiği çözüm yöntemini internette yayınlamıştır.Petrus publicerade senare sin metod, känd som Petrus-systemet.
Yalnız, yaşlılar için hastalık belirtileri ve tedavi yöntemleri yetişkinlerinden sıkça farklıdır.Både symptom och behandling av äldre skiljer sig från den övriga vuxna befolkningen.
İkinci yöntem anestezik ile lipid membranı arasındaki özgül olmayan etkileşmeye odaklanır.Den andra mekanismen fokuserar på den ickespecifika växelverkan mellan anestetika och lipidmembranet.
Hepimizin şarkıyla baş etmede bir yöntemleri var.Jag tror att alla kommer att kunna relatera till låten.
İstihare yöntem ve teknikleri kültürden kültüre farklılıklar gösterir.Mönstret och tekniken varierar mycket mellan olika länder och kulturer.
Bunu önlemek için bazı yöntemler kullanılır.Man har funderat på metoder att hindra detta.
Kelime anlamı ile Amerikan kahvesi) sıcak su ekleyerek espresso kaynatmak yöntemi ile hazırlanan kahve çeşidi.Caffè americano (italienska för "amerikanskt kaffe") betecknar espresso som spädes ut med hett vatten.
1934'te Edgerton bu yöntemle bir mikrosaniye kadar kısa flaşlar üretebildi.1934 kunde Edgerton generera korta blixtar (cirka en mikrosekund) med hjälp av metoden.
Daha etkin yöntemler de geliştirilmiştir.Mer avancerade metoder har dock härletts.
Burada üç ana yöntem bulunmaktadır.Det finns tre huvudmetoder för detta.
İlgili Sayfalar