yöntem ile cümle

yöntem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üretiminde tohumla çoğaltma ve üretme kullanılsa da, aşılama yöntemi en sık kullanılan yöntemdir.Dankzij het drogen en roken gedurende het productieproces is de worst langer houdbaar.
Ülke 2017 yılından beri bu yöntemi kullanmaktadır.Sinds 2017 wordt deze rol door een burger vervuld.
Bir kölenin özgürlüğünü kazanabileceği ilginç bir yöntem daha bulunmaktaydı.Ook door adoptie kon een slaaf de vrijheid krijgen.
Bu nedenle çeşitli pratik hesap yöntemleri geliştirilmiştir.Daarvoor zijn verschillende rekenmethoden ontwikkeld.
Bu yönteme göre her çiftçi dar ve uzun tarlalara bölünen topraklarında çeşitli tarım ürünü yetiştiriyordu.Iedere boer groef hier turf op zijn eigen, of jaarlijks gepachte, stukje grond.
Ucuz bir yöntemdir. %70’e kadar verime ulaşılabilir.Andere percentages zijn mogelijk zolang ze opgeteld niet minder dan 170% bedragen.
Bu yöntem hastaların yüzde 40’ında fayda sağlamıştır.Het gunstige effect wordt dan gezien bij 50% van deze patiënten.
E-posta listesi, grup haberleşme yöntemidir.Het nummer is een code voor het postkantoor van verzending.
Bu yöntem istatistikte sıkça kullanılır.Deze ordening is gebruikelijk in registers.
Sözdebilim Bilim tarihi Bilim felsefesi Bilimsel yöntem HipotezKennisverwerving Wetenschapsfilosofie Wetenschappelijke methode
Bu terim aynı zamanda, bir veya birkaç yöntemin teorik veya sistematik yönünü vurgulamakta kullanılır.Daarna herhalen ze dat één of twee keer in een bepaalde stijl of emotie.
Oskültasyon, tecrübe gerektiren bir teşhis yöntemidir.Intubatie is een vaardigheid die moet worden geleerd.
Eğer kanser her iki akciğer dokusuna sıçramışsa bu yöntem hastanın ölümüne neden olmaktadır.Als beide chromosomen tot expressie komen, is dat dodelijk voor de cel.
Hansteen'in kitapları, Holmboe'nin eğitim yöntemine göre daha çok pratik üzerine kurulmuştu.Hansteens leerboek was meer praktijkgericht.
Aşağıda şahıs ekleri her iki yönteme göre çekimlenmiştir.In onderstaande tabel zijn de maten van beide ondersoorten apart opgenomen.
Temel olarak iki tür radyasyon okuma yöntemi vardır; sayım veya radyasyon dozu.De uitgezonden straling heeft twee componenten: gereflecteerde straling en warmtestraling.
Bir çeşit depilasyon yöntemidir.Het is een vorm van depotvondst.
Akridonların sentezi için klasik bir yöntem Lehmstedt-Tanasescu reaksiyonudur.Een klassieke methode voor de synthese van acridinederivaten is de Lehmstedt-Tanasescu-reactie.
Biorezonas bir alternatif tıp tedavi yöntemidir.Cellulaire geneeskunde is een alternatieve geneeswijze.
Atisha’nın yöntemi Kadam okulları için ayırt edici bir unsurdur.Kabatazus paradoxus is een eenoogkreeftjessoort uit de familie van de Lernaeopodidae.
Bu yöntem yalnızca pişmiş kile uygulanabilmektedir.Dit kan echter alleen via dure werkcoupons.
Genel olarak Rinzai okulu eğitim yöntemlerindeki sertlik ve zorluk ile tanınır.Rinzai is bekend om de strengheid van de trainingsmethoden.
Bu yöntem 1. Fick Kanununun(en) uygulaması şeklindedir.Voor ϕ = 1 {\displaystyle \phi =1\,} geldt de idealegaswet.
Doktor bu şiddet yöntemlerinden hayal kırıklığına uğrar.Het publiek ervoer dit soort vormen van geweld als zeer schokkend.
Tartışmalı bir tedavi yöntemi multipl subpial rezeksiyon adı verilen cerrahi bir teknik kullanımıdır.Reden waarom een neuscorrectie een veelgevraagde cosmetisch chirurgische ingreep is.
Halbuki bu kitapta, yazar yaratığın diriliş yönteminden bahsetmemiştir.Księga została otwarta (Ap 5,2-3; 6,1 nn), nie rozwinięta.
Quest3D’nin en önemli vasıflarından birisi programlama yöntemidir.Jedną z najbardziej charakterystycznych cech Quest3D jest sposób programowania.
Tuz karışımını temizlemek için çeşitli kimyasal ayırma yöntemleri önerilmiştir.Zaproponowanych zostało kilka metod separacji chemicznej w celu oczyszczania mieszaniny soli.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Podanie epinefryny (adrenaliny) jest podstawową metodą leczenia anafilaksji.
MSRE programı sırasında denenen diğer bir basit yöntem yüksek sıcaklık vakum damıtımıdır.Inną z prostych metod testowanych w trakcie projektu MSRE była wysokotemperaturowa destylacja próżniowa.
Vergiden hariç bir yöntem de hanelerin sayılması idi.Wstęp jest płatny, z wyjątkiem śród (wstęp bezpłatny).
Bundan başka, herhangi bir tersholomorf fonksiyon bu yöntemle holomorf bir fonksiyondan elde edilebilir.Co więcej, każda funkcja antyholomorficzna może być uzyskana w ten sposób z funkcji holomorficznej.
Onun geliştirdiği yöntemler bugün hâlâ kullanılmaktadır.System wymyślony przez niego jest stosowany do dnia dzisiejszego.
Bu hallerde Monte Carlo simulasyon yöntemi veya benzer sayısal yöntemler kullanılması gerekir.W tym przypadku konieczne jest zastosowanie metody Monte Carlo lub innych algorytmów.
Bu yöntem analitik bir yöntemdir.Jest to sposób analityczny.
Deniz balıklarını avlamada kullanılan en eski yöntemlerden biri de dalyandır.Jedną z najstarszych form użytkowania Puszczy było łowiectwo.
Bu en sık kullanılan yöntemdir.Jest to najczęściej używana metoda.
İletken polimerler birçok yöntemle hazırlanır.Polietery otrzymuje się na wiele sposobów.
(H, 1), Cesàro toplamasını ifade etmektedir; daha üst düzey yöntemlerde de ortalama hesapları yinelenir.(H, 1) jest sumowaniem metodą Cesàro, a metody wyższych rzędów są jej powtórzeniem na średnich.
Tuzak kurma da avcılık yöntemlerinden biridir.Polowanie na czatach − jeden ze sposobów polowania.
Bu yüzden başka bir yöntem denemeye karar verdi.Dlatego uznał, że musi znaleźć inne rozwiązanie.
Üst fermentasyon yöntemiyle üretilirler.Sporządzane jest metodą górnej fermentacji.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.Algorytm Smitha-Watermana jest ogólną techniką dopasowania lokalnego, opartą na programowaniu dynamicznym.
İsrail Savunma Kuvvetleri bu yöntemi 2006'dan beri kullanmaktadır.Siły Obronne Izraela używają tego pojazdu od lata 2008 roku.
Büyük moleküller, yarı ampirik yaklaşım yöntemleriyle incelenebilir.Duże cząsteczki można badać przybliżonymi metodami semiempirycznymi.
Geniş bağlaşımlar için pertübatif olmayan yöntemler gereklidir.Dla dużych sprzężeń wymagane są metody nieperturbacyjne.
Bunun için ise fazör yöntemini kullanacağız.Lepiej wówczas użyć próby warstwowej.
Düz çizgi elde etmek için kullanılan bir diğer yöntem, tebeşirli iptir.W linii bocznej występuje rząd przekształconych, ostrych łusek.
Bilinen saldırı yöntemi DDoS'dur.Wszystkie ataki tego dnia wykonano metodą DDoS.
Monte Carlo yöntemleri rassallığı tanıtmak için kullanılır.W tym celu wykorzystywana jest metoda Monte Carlo.
Pratik bir yöntem değildir.Bez znaczenia praktycznego.
Hergé büyük şirketleri ahlaksızca yöntemler kullanmakla ve suç örgütleriyle bir arada olmakla itham eder.Stosuje mafijne metody działania i jest ściśle powiązana z organizacjami przestępczymi.
Aynı zamanda, yok edici olamayan analiz yöntemleri de vardır.Istnieją jednak z pewnością sposoby monitorowania, których nie potrafilibyśmy wykryć.
Buradan anlaşılan, çoğunlukla kullanılan örnekleme yöntemlerinin kedilerin gerçek sayısını abarttığıdır.Sugeruje to, że szerokie używanie metody z doborem próby może zawyżać rzeczywistą liczbę kotów.
1924 yılında, Doktora adayı Louis de Broglie kuantum durumuna yeni bir yöntem önerdi.W 1924 Louis de Broglie zaproponował nową interpretację warunku kwantowego.
Şifreler ya birebir aynı ya da basit bir yöntemle birbirine dönüştürülebilir olmalıdır.Zabawki mogą być układane raz za razem w podobny, zrytualizowany sposób.
Korku yoluyla işkence yapma yöntemlerinden biri sahte idamdır.Jednym z przejawów okrucieństwa są tortury.
Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi, Albert Ellis tarafından geliştirilmiş br psikoterapi yöntemidir.Autopsychoterapia – metoda opracowana przez psychoterapeutę Alberta Ellisa.
Başka bir yöntem ise tekli-yakıt olarak da kullanılabilen bir oksitleyiciyi kullanmaktır.Nowością jest również trujący gaz, który wykorzystać można jako broń środowiskową.
Aynı zamanda hareket, şiddet içermeyen direniş yöntemlerine uyduğunu vurguladı.Brała ona udział także w akcjach przeciwko ruchowi oporu.
İlgili Sayfalar