yöntem ile cümle
yöntem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu yöntem ayrıntıları ortaya çıkarmakta başarısız olmuştur.Hoewel deze niet de details wist van het plan.
Birçok yöntem bu önerilerden alındı ve uygulandı.Veel van deze plannen werden overgenomen en geïmplementeerd.
Bu yöntem soğutma sisteminin verimini artırmaktadır.Daarmee wordt de effectiviteit van het koelblok verhoogd.
İnfaz yöntemleri: Methods of Execution.Praktijkgestuurd onderzoek: Methoden van praktijkonderzoek.
Propaganda psikolojik savaş yöntemlerinden biridir.Het is hiermee een vorm van psychologische oorlogsvoering.
Kuru preslemenin dışında, bu yöntemlerin hepsi yakıtın ısıtılmasını gerektirir.Het nadeel van deze koelmiddelen is dat ze allemaal brandbaar zijn.
Ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi.Dit gold ook voor de de niet helemaal fitte Gogl.
Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır.Moleculaire genetici maken gebruik van methoden uit de genetica en moleculaire biologie.
Bu büroda suçları kendine özgü yöntemlerle çözmektedir.Bij deze afdeling lost hij brute moorden op.
Bu yöntem birden fazla seçeneğe oy vermeyi mümkün kılar.Het doel van deze vorm is om sneller tot een bepaalde keuze te kunnen komen.
Aynı zamanda, yok edici olamayan analiz yöntemleri de vardır.Er zijn ook analysemethoden beschikbaar waar dit niet het geval is.
Bu tarihleme yöntemi için, atmosferdeki 14C yoğunluğu eski zamanlardan günümüze değişmediği varsayılır.Het gehalte 14C in de atmosfeer is door de tijd niet constant gebleken.
Bu yöntemle şehir hayatını kuş bakışı betimledi.Hij kiest ervoor om de stad in vogelvluchtperspectief te tekenen.
Bu koruma yöntemi, savaş gemilerinde de sıkça uygulanmıştır.Op deze schepen wordt ook veelvuldig gebruikgemaakt van de boegspriet.
Yaşlandırma Yöntemleri.De vergrijzing.
İyi haberlerin vurgulanması için bir yöntem olarak basit bir logo kullanılması fikrini çıkarmıştır.Hij bedacht een eenvoudig logo dat gebruikt kon worden om goed nieuws te markeren.
Rubik Küpü'nü olabildiğince hızlı çözebilmek için hızlı küp çözüm yöntemleri de geliştirildi.Media afspelen Speedcubing is de kunst van het zo snel mogelijk oplossen van Rubiks kubus.
Hayvan yemi üretiminde de benzer yöntemler uygulanır.Soortgelijke vereisten worden opgelegd aan ggo’s gebruikt in de productie van dierenvoeding.
Bir diğer yöntemde ise (örn.In een aflevering later (Afl.
Bunun sebebi Japon yönteminin faydalı taraflarından kaynaklanıyordu.Dit gebeurde dan onder voorwaarden die zeer gunstig waren voor de Japanners.
Bu tür soruşturma yöntemleri, çok eski Yunanlar tarafından kullanılmıştır.Vermoedelijk werd dit type versleuteling gebruikt door de oude Grieken.
En çok kullanılan yöntemdir.De meest gebruikte volgorde is:
Bu yüzden turşulama sebzelerin ömrünü uzatmak için etkili bir yöntemdir.Inleggen is een manier om groenten langer te bewaren.
Ama onları şaşırmtak için birkaç farklı yöntem bulmuşlardır.Ze hebben een aantal bijzondere methoden om vijanden te ontwijken.
Nitelikli çoğunlukla oylama yöntemi getirildi.Slechts met drie stemmen meerderheid werd het besluit van verplaatsing aangenomen.
Aralıklı tekrarlama bir öğrenme yöntemidir.Een repetitie is een herhaling.
Kara balıkçılın ilginç bir avlanma yöntemi vardır.De zwarte vis is voor de visserij van potentieel belang.
Ancak yukarıda sayılan yöntemlerin hiçbiri ne kesin olarak kanıtlanmış ne de reddedilmiştir.Geen van de hierboven of elders beschreven inzetstrategieën zijn bewezen effectief.
Zehir, özellikle de arsenik, kurbanlarını öldürmede en çok kullandıkları yöntemdir.Arseen is wellicht de stof die in de geschiedenis voor gifmoord het meest werd gebruikt.
Sıklıkla uygulanan tedavi yöntemleri; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapidir.Gebruikelijke behandelingen zijn onder meer chirurgie, chemotherapie en radiotherapie.
İki yöntem de oldukça benzerdir, farkları güç kaynaklarından ileri gelmektedir.Bij doubletten worden twee bronnen op enige afstand (ca.
Bu aldatmaca Ponzi yönteminin bir çeşididir.Deze constructie doet denken aan een ponzifraude.
Ancak bu yöntem çok daha az gelişmiş bir yöntemdir.Echter op een veel minder gewelddadige wijze.
Pioneer 10, TRW yöntemiyle dizayn edildi.Time Flyer 3, bestuurd door Trip.
Başkanvekili de aynı yöntemle seçilip görev yapmaktadır.Ook de vicepresident wordt op deze wijze gekozen.
Bu eser, pisagor teoreminin ve gauss eleme yönteminin matematiksel ispatını oluşurdu..Het bevatte een bewijs voor de stelling van Pythagoras en formules voor de Gauss-eliminatie.
Bu yöntem sıcak işlemedir.Dit werk heet beslaan.
Bunu önlemek için bazı yöntemler kullanılır.Er is een aantal methoden voorgesteld om dit probleem tegen te gaan.
Dördüncü derece polinomların çözümü için yeni bir yöntem tanıttı.Hij voerde de gammafunctie in en ontwikkelde een nieuwe methode om vierdegraads polynomen op te lossen.
Bunun için Ekonometri biliminde çok çeşitli yöntemler mevcuttur.Er bestaan in de economische wetenschap verschillende belangrijke evenwichtsconcepten.
Bunun yapılabilmesi için iki yöntem mevcuttur.Er zijn twee manieren om dit te doen.
Bu iki yöntemin kesinlikleri de oldukça benzerdir.Beide methoden zijn ongeveer even effectief.
Maliyet hesabı olarak biraz pahalı bir teknolojik yöntemdir.Nadeel is dat het een vrij dure techniek is.
1938'de Otto Hahn ve Fritz Strassmann radyokimyasal yöntemlerle birlikte nükleer fizyonu keşfetti.In december 1938 rondden Otto Hahn en zijn assistent Fritz Strassmann een reeks experimenten af.
Mıknatısı ısıtmak da bir yöntemdir.Bovendien was ook handvatverwarming een optie.
Kullanılan yöntemler statik ve dinamik durumları kapsar.Daarvoor kunnen statische en dynamische technieken gebruikt worden.
Biyolojik: Henüz çok etkin bir biyolojik mücadele yöntemi uygulanmamaktadır.B: De Organisatie voor het Verbod op Biologische Wapens bestaat nog niet.
Bu uygulama, o dönemde çokça başvurulan bir vergi yükseltme yöntemiydi.Dit was een geijkte manier om extra inkomsten te werven in die tijd.
Modern yöntemlerle yapılan hayvancılık faaliyeti yaygın değildir.Moderne dieren die deze methode toepassen zijn niet bekend.
Sanatsal bilgi belirli bir yönteme bağlı değildir.De testmethode is niet beperkt tot een bepaald soort materiaal.
Bir ankete göre gençlerin %13'ü son cinsel ilişkisinde dışarı boşalma yöntemini uygulamış.Bij ongeveer dertien procent van de jongens vindt de eerste zaadlozing plaats in een natte droom..
İkinci yöntem Diferansiyel Tarama Kalorimetresidir.Behandeling verschilt per type calculus.
Harrison Owen tarafından 80'li yılların ortalarında Açık Uzam Teknolojisi biçim/yöntemini geliştirdi.Midden jaren 1980 ontwikkelde Harrison Owen het format van de Open-space technology.
Gaz odası, idam için kullanılan bir yöntemdir.De elektrische stoel is een apparaat waarmee de doodstraf ten uitvoer kan worden gebracht.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Er zijn vele afgeleide vormen ontwikkeld om dit probleem te omzeilen.
Bu yöntemle daha evvelden bilinmeyen binlerce fosforilasyon yeri tespit edilmiştir.Vroegere fossiele vormen zijn nog onbekend.
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.Fysiotherapie en verlichting van pijn zijn aanvullende behandelvormen.
Gelişen tanı yöntemleri sayesinde yanlış tanılar giderek azalmaktadır.Door allerlei vooroordelen worden de misverstanden alsmaar groter…
Yelkenli okul gemisinde denizcilik bilgileri sistemli bir yöntemle uygulamalı olarak öğretiliyor.Bij een zeilschool kan men leren varen in een zeilboot.
Bu yöntem bir epilasyon yöntemi değildir.Het is een middel met een anti-epileptische werking.
İlgili Sayfalar