yöntem ile cümle

yöntem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yönteme eklentiler ve genelleştirmeler de geliştirilmiştir.Extensões e generalizações do método também foram desenvolvidas.
Bu üç örnek çayı süte kararken kullanılan yöntem açısından ikiye ayrılır.Os quatro tipos de chá são distinguíveis pelo seu processamento.
Yarı-ampirik yöntemler: AM1, PM3, SAM1, PM5, PDDG/PM3, RM1, PM6, vb.Estas são MINDO, MNDO, AM1, PM3, RM1] , PM6 e SAM1.
Güncel yöntemlerin performansı iki yılda düzenlenen CASP yarışmasından değerlendirilir.O Sevens é tradicionalmente jogado em um formato de torneio de dois dias.
Burada üç ana yöntem bulunmaktadır.O jogo apresenta três modos principais.
Uygulanabilecek yöntemler ve önlemler belirlenir.Existem escolhas e direções a serem tomadas.
Çeşitli intihar yöntemleriyle gerçekleştirilen intiharın evrensel tek bir sebebi yoktur.Não há uma única resposta para a causa de todas as ocorrências de gêmeos conjugados.
Bu analiz, Monte Carlo Markov zinciri (MCMC) yöntemi kullanılarak da uygulanabilir.Cada uma dessas repetições é dita um passo Monte Carlo (MC).
Cezaları kısırlaştırmaktı ve bu cezanın uygulama yöntemi de hadım etmekti.O uso de armas era estritamente regulamentado e a usurpação era punível com a prisão.
Otokrasi yöntemleri ilk olarak ekonomi alanında çözülür.Escolhe o caminho que, à primeira vista, é mais econômico.
Güvenlik büyük bir endişedir ve dolayısıyla bunu sağlamak için kullanılan çeşitli yöntemler vardır.O intuito principal é alcançar a estabilização, e, para isso, podem ser utilizadas diversas técnicas.
Sergileme ve tepki önleme davranışsal bir tedavi yöntemidir.Imediação e hipermediação são formas de mediação.
Eğer kanser her iki akciğer dokusuna sıçramışsa bu yöntem hastanın ölümüne neden olmaktadır.Se Max levar 2 pontos de dano nesta forma, ele morre.
Bu yöntem, genel mevzuat ve yargı gözetimi kullanmaktan kaçınmaktadır.Este método pode evitar a todo custo preconceitos e julgamentos subjetivos.
Bir başka, daha karmaşık bir yöntem ise güçlü bir sera gazı olan amonyak kulanmak.Outro método mais complicado usa amônia como um poderoso gás de efeito estufa.
Ne var ki bu çalışmanın sonuçları deneysel yöntemdeki hatalar sebebiyle ciddi eleştiriler almıştır.Mas, houve insatisfação com os resultados, por causa das limitações nos experimentos.
Sonlu farklar yöntemi bir sayısal yöntemdir.Métodos diretos calculam a solução de um problema em um número finito de passos.
Fakat yöntemler yani kullanılan algoritmalar çeşitlidir.Dependendo do tamanho dos números, diferentes algoritmos são usados.
"Monte Carlo İstatistiksel Yöntemler" (ikinci baskı).«SIMULAÇÃO ESTOCÁSTICA: O MÉTODO DE MONTE CARLO» (PDF).
Bu yöntemle seslendirilen en ünlü film The Jazz Singer (1927)'dır.O primeiro filme a ser exibido pelo bloco foi o filme O Cantor de Jazz (1927).
Bu tarihleme yöntemi için, atmosferdeki 14C yoğunluğu eski zamanlardan günümüze değişmediği varsayılır.A aplicação deste método mostra que o 14C realmente varia com o tempo, devido à atividade solar.
Gelişen tanı yöntemleri sayesinde yanlış tanılar giderek azalmaktadır.De qualquer modo, para minimizar as incertezas, os modelos vêm sendo constantemente aperfeiçoados.
Bu yöntemde kaynaklar bibliyografik özelliklerine göre nitelenir.O local parece ajustar-se à descrição bíblica.
Bir diğer hidrojen üretim yöntemi doğal gazın ve gaz hidrokarbonların buhar reformasyonudur.A produção de hidrogênio através da reforma a vapor do gás natural é uma das formas mais baratas atualmente.
Oral yöntemler genelde rektal yöntemlere göre 0,4 derece daha düşük değerlere sahiptir.Geralmente, sons abaixo de 300 hertz são considerados graves.
Karanlık maddeyi ölçümlemenin yeni yöntemlerinden biri de çekimsel mercek olgusunu kullanır.Outro método para estimar os seus tamanhos é medir o seu brilho aparente.
Dolayısıyla bu tip yönlendirme büyük miktardaki bilgi iletimi için daha verimli bir yöntemdir.A aplicação destes métodos para a transmissão de dados é de grande significado prático.
Benzer yöntemler daha farklı sayıdaki gruplara da uygulanabilir.Comparações análogas podem ser feitas para a maioria das demais graduações.
Takas yöntemi ile, mal ve hizmetler birbiri karşılığında değiş tokuş edilir.A maioria da população oferecia ao senhor local serviços e bens em troca de proteção.
Yapı yığma taş yöntemiyle inşaat edilip dış sıvayla kaplanmıştır.Eles têm formato de tijolos e são envoltos por um invólucro externo.
Genellikle bazı saflaştırma yöntemleri kullanılır.Modelos qualitativos algumas vezes são usados.
Yine de bazı ANC liderleri grevler ve protestolar gibi militan mücadele yöntemlerine karşı çıkıyorlardı.Até esse momento, o ANC havia tentado avançar a sua causa através de acções como petições e manifestações.
Bu yöntem oyun sonuna dek sürdürülür.Elas podem ser obtidas ao se terminar o jogo.
Bu iki yöntem birleştirilerek de dantel yapılabilir.Ambos os métodos podem ser combinados.
Hartree-Fock yöntemi kullanılarak nicel olarak hesaplanabilmektedirler.Hartree-Fock verwijst meestal naar de Hartree-Fock-methode.
En yaygın yöntem de budur.Dit is de meest voorkomende soort bliksem.
1884 yılında Berlin'de, iki büyük bakteri sınıfının ayırt edilmesi için bir yöntem geliştirdi.In 1884 ontwikkelde hij in Berlijn een methode om onderscheid te maken tussen twee klassen van bacteriën.
Onun geliştirdiği yöntemler bugün hâlâ kullanılmaktadır.De technieken die hij toen ontwikkelde worden nu ook nog gebruikt.
O zamandan beri sunduğu terim ve yöntem toplum bilimleri ve ötesinde kullanım kazandı.Sindsdien hebben de term en de bijbehorende methode ingang gevonden in de sociale wetenschappen en daarbuiten.
Daha eski bir yöntemdir.Het gaat om een oude methode.
Analitik bir yöntem kullanılır.Daarbij wordt gebruikgemaakt van analytische meetkunde.
Yöntem Araştırmaları, Kabalcı Yayınevi.Bedrieg Mij, Uitgeverij Vrijdag.
Dil, bu yöntemlerde çok önemli bir görev üstleniyordu.De taal had daarin een prominente functie.
Ayrıca bilimsel yöntem ve bilim felsefesinin diğer yönleri üzerine de birçok eser vermiştir.Hij schreef ook uitgebreid over de wetenschappelijke methode en andere aspecten van de wetenschapsfilosofie.
Tek bir yönteme indirgenemezler.Zij konden geen één enkel werktuig vervreemden.
Bunu sağlamanın yöntemlerinden birisi kesimlemedir (segmentation).Samengesteld betekent het (zij) die de gevallenen (van het slagveld) uitkiest.
Bu yüzden başka bir yöntem denemeye karar verdi.Daarom besloot hij om een andere tactiek toe te passen.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.In al deze methoden is, naast de berekeningswijze, ook de keuze van de basis set belangrijk.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.Handen wassen is de voornaamste manier om infectie te voorkomen.
Bundan dolayı basit pişirme yöntemleri kullanmak zorunda kaldılar.Er was dus behoefte aan een methode om de berekeningen te vereenvoudigen.
Bu yöntemin bazı dezavantajları da bulunmaktadır.Deze methode heeft echter ook enkele nadelen.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Epinefrine (adrenaline) is de belangrijkste behandeling bij anafylaxie.
Bu yıl İsrail temsilcisini Ulusal final yöntemiyle belirleyecek.De Israëlische kandidaat werd via een nationale finale gekozen.
Bundan sonra üretim yöntemleri daha da geliştirilmiştir.De productiecapaciteit is later toegevoegd.
Bu yöntemin kullanımı Sokrates’e kadar uzanmaktadır.Vooruit dan maar, besluit Socrates.
1566 yılında Tarihin Kolay Bilgisi İçin Yöntem adlı eserini kaleme aldı.In 1566 publiceerde hij zijn Methodus ad facilem historiarum cognitionem.
Para toplamak için çeşitli yöntemler kullanılır.Er werden diverse activiteiten ontplooid om geld in te zamelen.
Bu yöntem oyun sonuna dek sürdürülür.Deze laatste keuze blijft dan vastliggen tot aan het einde van het spel.
Kelime anlamı ile Amerikan kahvesi) sıcak su ekleyerek espresso kaynatmak yöntemi ile hazırlanan kahve çeşidi.Caffè americano (of Americano) is een koffiebereiding waarbij een espresso wordt aangelengd met heet water.
Bu kitapta Lagrange, ünlü yöntemi Lagrange çarpanlarını formüle döktü.In dit artikel introduceerde Lagrange zijn oplosmethode van Lagrange.
İlgili Sayfalar