yöntem ile cümle

yöntem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun için birkaç değişik yöntem kullanılabilir.هذا ويمكن استخدام العديد من الأساليب الأخرى.
Ancak bu tedavi rahimi cerrahi yöntemler ile alınmış hastalar için geçerlidir.وعلى كل حال، ينبغي على المريض مناقشة ذلك مع الجرَّاح.
Kabartılmış dikim yatakları iyi akaçlamayı sağlamak için kullanılan geleneksel bir yöntemdir.لكن الأدلة الحالية ير كافية لتبرير الاستخدام الروتيني.
Bu nedenle bu yöntemi kullanırken çok dikkat etmek gerekir.لهذا يتوجب الحذر من استعمالها.
İlerlemeci yöntemin daha yavaş ama daha doğruluklu bir varyantı T-Coffee olarak adlandırılır.T-Coffee هو البديل لأسلوب التدريجي أبطأ ولكن أكثر دقة.
Bu yönteme "amniosentez" denilmekte ve günümüzde çoğu gebeliklerde uygulanmaktadır.استٌحدث هذا المصطلح عن طريق شركة آي بي إم، ولكن الآن يُستخدم بكثرة في الكثير من الشركات.
Mobil içerikte genelde WAP sitelerinden indirilen yeni yöntemler artarak kullanılmaktadır.لا يستفيد من حقن المياه عادة إلا محركات السيارات التي أُعيد ضبطها.
İstatistiksel yöntemler, toplanmış verilerin özetlenmesi veya açıklanması amacıyla kullanılır.هي خطوات منظمة تهدف إلى الاكتشاف وترجمة الحقائق.
Bilimsel yöntemi insan bilimlerinin incelenmesine uyarlamaya çalışmıştır.فهو علم دراسة سلوكنا الإنساني.
Kimlik anahtarı dağıtımı için kullanılan alternatif bir yöntemdir.شراشف الأدلة هي وسيلة بديلة لنقل الجثة.
Yeryüzü şekillerini gerçeğe en yakın gösteren yöntemdir.Porém, tanto Estrabão quanto Plínio descrevem essa terra.
Halbuki bu kitapta, yazar yaratığın diriliş yönteminden bahsetmemiştir.Porém, na versão deste livro não são retratadas laranjas, e sim melancias.
Dō (道) ise yol, yöntem anlamına gelmektedir.Quibla (em árabe: القبلة; transl.: al-qībla) é a palavra genérica para direção.
Bu tür soruşturma yöntemleri, çok eski Yunanlar tarafından kullanılmıştır.Tais métodos de pesquisa foram muito usados pelos gregos antigos.
Bu yöntem bir suçlunun tanınması için son derece güvenilir bir yöntemdir.Este método é muito fiável para identificar um criminoso.
Terörizm hiçbir şekilde işçi sınıfı mücadelesinin bir yöntemi olamaz.O terrorismo não é de forma alguma um método de luta da classe trabalhadora.
Japon şirketleri, "Toyota Tarzı" gibi yönetim yöntemleri ile ünlüdür.As empresas japonesas são conhecidas por métodos de gerenciamento como o Sistema Toyota de Produção.
Bonjour, bir yerel alan ağı üzerindeki hizmetleri keşfetmek için genel bir yöntem sunar.O Bonjour possui um método geral para descoberta de serviços em uma rede local.
Riemann toplamının dört ana yöntemi, eşit kesit boyutları kullanılarak daha iyi anlaşılabilir.Os quatro métodos de Riemann para a soma são geralmente melhor usados com partições de tamanhos equivalentes.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Os seres humanos têm usado a selecção artificial há milhares de anos na domesticação de plantas e animais.
Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) en iyi teşhis yöntemidir.A reação em cadeia da polimerase (PCR) é o método de diagnóstico mais preciso.
OpenPGP standardı, mesajların dijital olarak imzalanması için çeşitli yöntemleri belirtir.O padrão OpenPGP especifica diversos métodos de assinatura digital.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.Além da escolha do método, em todas estas aproximações é necessário escolher um conjunto de funções-base.
Genel olarak Rinzai okulu eğitim yöntemlerindeki sertlik ve zorluk ile tanınır.Em geral a escola Rinzai é conhecida pelo rigor e severidade de seus métodos de treinamento.
Kusmaya sebep olan yöntemler önerilmez.Os métodos para provocar o vómito não são recomendados.
Radiosity ve foton haritalandırması bunlar arasında en çok kullanılan iki yöntemdir.Radiosidade e mapeamento de fotões são dois métodos comumente usados.
Eylem Yöntemi, yaratıcı profesyonelleri hedefleyen üretkenlik metodolojisidir.O método de ação é uma metodologia de produtividade projetada para profissionais criativos.
Bu yöntemi kullanmak bazı çiftler için zor olabilir.Este método pode ser de difícil utilização para alguns homens.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.A classificação mais usada baseia-se na profundidade das lesões.
SHA-1 ve MD5 gibi çok kullanılan özet fonksiyonları da bu yöntemi kullanmaktadır.Funções hash largamente utilizadas, incluindo SHA-1 e MD5, utilizam essa construção.
İyi haberlerin vurgulanması için bir yöntem olarak basit bir logo kullanılması fikrini çıkarmıştır.Ele teve a ideia de um logótipo simples para ser utilizado como forma de destacar as boas notícias.
Kütleçekimsel mikromercekleme yöntemi de bir yıldızın kütlesini belirler.)A técnica de microlente gravitacional também fornece a massa de uma estrela).
Doktor bu şiddet yöntemlerinden hayal kırıklığına uğrar.O Doctor fica visivelmente perturbado com esta ação bárbara.
Teknoloji Apple'nin cihazlarına başka bir giriş yöntemi eklemek için tasarlandı.Essa tecnologia foi desenvolvida para adicionar outro método de entrada aos dispositivos da Apple.
Minimal grup paradigması, sosyal psikolojide kullanılan bir deney yöntemidir.O paradigma de grupo mínimo é uma metodologia empregada na psicologia social.
Her yöntemin sakıncaları ve üstünlükleri vardır ve uzay itkisi etkin bir araştırma alanıdır.Qualquer método tem vantagens e desvantagens, pelo que esta é uma área de pesquisa de grande atividade.
İzinsiz giriş tespit sistemleri tarafından tespit edilmesini önlemek için aynı yöntemler kullanılabilir.Os mesmo métodos podem ser usado para evitar detecção em sistemas de detecção de invasão.
Bu yöntem 1900'lü yllarda C. Runge ve M.W. Kutta adlı matemetikçiler tarafından geliştirilmiştir.Estas técnicas foram desenvolvidas por volta de 1900 pelos matemáticos C. Runge e M.W. Kutta.
Aynı şekilde akademik kriptanaliz yöntemlerinin gelişmesini de etkilemiştir.Da mesma forma, influenciou o desenvolvimento acadêmico dos ataques de criptoanálise.
Propaganda psikolojik savaş yöntemlerinden biridir.A propaganda é, também, um dos métodos usados na guerra psicológica.
Daha büyük parçalar geleneksel yönteme göre taşınamıyordu.As peças maiores não puderam ser transportadas convencionalmente.
Her bölüm kamishibai hikâye anlatma yöntemine benzeyecek şekilde canlandırılmıştır.Cada episódio foi animado de forma a imitar o método kamishibai de contar histórias.
Bu yöntemlere kuantum kimya bileşik yöntemleri denir.Estes métodos são chamados métodos compostos de química quântica.
Daha büyük cisimlerin kuantum kütleleri direkt olarak watt dengesi yöntemi kullanılarak ölçülebilir.A massa quântica de objetos maiores pode ser diretamente medida pela balança de Watt.
Bu yöntem günümüzde birçok yazılımda kullanılmaktadır.No entanto, várias destas convenções se encontram hoje em forma escrita.
Bu amaç için geleneksel bir şekilde kullanılan yöntem Kolmogorov uzantısı’dır.Para isso, normalmente se utiliza um método chamado extensão de Kolmogorov.
Büyük moleküller, yarı ampirik yaklaşım yöntemleriyle incelenebilir.Grandes moléculas podem ser estudadas por métodos aproximados semi-empíricos.
Adventist eskatalojisi peygamberlik sözlerinin yorumlanmasında tarihsel yönteme dayalıdır.A escatologia adventista baseia-se no método historicista de interpretação profética.
Tek bir yönteme indirgenemezler.Não existe forma de detonar apenas um.
Ab initio yöntemlerinde, bir teori düzeyi (yöntem) ve bir temel küme tanımlanması gerekir.São necessários definir nos métodos ab initio um nível de teoria (o método) e um conjunto de funções-base.
Bu rahatsızlık için bilinen mevcut bir tıbbi tedavi yöntemi yoktur.Atualmente não existe nenhum tipo de tratamento conhecido para esse distúrbio.
Diğer çoğu durumda, cerrahi yöntemlerin yanında radyoterapi içeren ya da içermeyen kemoterapi kullanılır.Na maior parte dos outros casos, para além da cirurgia pode ser usada quimioterapia com ou sem radioterapia.
En iyi bilinen ilkel istatistik yöntemleri parametriktir .A maioria dos métodos elementares estatísticos são paramétricos.
Bu yöntem analitik bir yöntemdir.É um tipo de declaração analítica.
Bu yöntemlerin hangisi kullanılırsa en kullanışlı sonuçların ortay çıkacağı çok tartışmalıdır.Há uma discordância sobre quais dos métodos produz os resultados mais úteis.
Bu yöntemde bir günde verilecek toplam radyasyon günde üç doz olarak bölüştürülür.Um máximo de três propagandas poderiam ser exibidas por dia.
İstihare yöntem ve teknikleri kültürden kültüre farklılıklar gösterir.Naturalmente o processo de aprendizagem e as "técnicas" empregadas variam de cultura para cultura.
Cesàro toplamasının diğer genellemesi ise (C, n) yöntemler dizisidir.O desenho do anverso (parte da frente) é diferente do desenho do reverso (parte de trás).
Daha sınırlı anlamda ise bilimsel yöntem kullanan bir bireydir.Em um sentido mais restrito, cientista refere-se a indivíduos que usam o método científico.
Üretim dış kaynak kullanımı yöntemi ile Foxconn'un bir bölümüne yaptırılmıştır.A fabricação é terceirizada com uma divisão da Foxconn.
İlgili Sayfalar