yönetici ile cümle

yönetici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Meslek örgütleri TKTD ve AIIC'de yöneticilik yaptı.Obejmował kierownicze funkcje w przedsiębiorstwach Celcat i EFACEC.
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."Będą to więc rady wykonawcze, a nie rządzące."
Yöneticisi Gregory'dir.Jego patronem był Francis Gregory.
Yöneticiler ve tüccarların Amman'a gitmeye başlamasıyla nüfus azalmaya başladı.Spowodowało to spadek liczby ludności, a wielu kupców i przedsiębiorców przeniosło się do Ammanu.
Koterapist : Yardımcı yönetici, lidere yardım eder.Jednorożec wyjawia im, dlaczego pomagał Kapturnikowi.
Ratan Naval Tata (* 28 Aralık 1937 Mumbai) Hint şirket yöneticisi ve Tata Holding'in CEOsudur.Ratan Tata (ur. 28 grudnia 1937 w Bombaju, Indie) – indyjski biznesmen, prezes Tata Motors.
Yöneticisi Earl A. Powell III'dür.Redaktorem naczelnym jest C. Dale Poulter.
Halen özel bir şirkette yöneticilik yapmaktadır.Później została menedżerem w prywatnej firmie.
Yıllardır Kundakçılar Kulübü'nün yöneticiliğini yapıyor.Przez lata podstawowa forma działalności w klubie.
Sosyalist Parti'de çeşitli yöneticilik görevlerinde bulunmuştur.W rządach konserwatystów sprawował szereg czołowych funkcji administracyjnych.
Bundan dolayı yılın yöneticisi ödülünü de almıştır.Posiada nawet nagrodę Ojca Roku.
1949 yılında mesleki kariyerine başlamış, Sanayi Bakanlığında yöneticilik ve danışmanlık yapmıştır.Karierę urzędniczą rozpoczął w 1913, podejmując pracę w Ministerstwie Wyznań i Edukacji Narodowej.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Pełnił równocześnie obowiązki dowódcy 8 Samodzielnej Brygady Kawalerii w Starogardzie.
Derginin kurucusu ve yöneticisi Naim Tirali idi.Redaktorem naczelnym i wydawcą tego organu grupy był Neumann.
Kariyerinde gizemli ve aykırı bir yönetici olmuştur.W trakcie kariery był postrzegany jako osoba enigmatyczna i pełna sprzeczności.
Yöneticilik yaptı.Została przywódczynią.
Hesaplar bir yönetici tarafından yönetilebilir.Zasoby te zarządzane są przez zarządcę.
Bu kuruluşlarda iki yıl süreyle yöneticilik yaptı.Był prezesem tej fundacji przez dwa lata.
İşletmecilikte enformasyon yalnızca yöneticiler tarafından kullanılmamaktadır.Kontrola polityczna nie dotyczyła jednak tylko lokalnych przywódców.
Özel sektörde yönetici olarak çalıştı.Pracował jako menedżer w sektorze prywatnym.
Bay White, Springfield'da bir otelin yöneticisiydi.Pan White był managerem w jednym z hoteli w Springfield.
1800'de kurulan Kongre Kütüphanesi'nin kurulduğu günden bu yana bu görevi yürüten 13'üncü yöneticisi olmuştur.Han är den trettonde personen som innehar den befattningen sedan kongressbiblioteket grundades 1800.
Yöneticiler hakkında bilinen başka bir şey yoktur.I övrigt är inget känt om deras chefer.
Çalışmalarına girdikten sonra Unilever ve Calvé'nin yöneticisi olarak iş dünyasına girdi.Efter sina studier började han jobba inom affärsvärlden och då som chef för Unilever och Calvé.
17 Kasım 1950'de, 15 yaşında, Tibet'in devlet başkanı ve en önemli politik yöneticisi olarak atanmıştır.Den 17 november 1950, vid en ålder av femton år, blev han utropad som Tibets statsöverhuvud.
Proje idaresi, proje yöneticisinin sorumluluğundadır.Projektledaren är ansvarig för projektet.
1896’da Ehrlich’in yönetici olacağı the Institute for Serum Research and Testing kuruldu.1896 inrättades för Ehrlich ett särskilt institut för serumprövning och serumkontroll.
2018’den itibaren yönetici ortaklar Susanne Kunschert ve Thomas Pilz Yönetimi devralmıştır.Sedan 2018 utgörs företagsledningen av de båda delägarna Susanne Kunschert och Thomas Pilz.
DM'ye oyun yöneticisi de denir.Kan även kallas ekonomichef.
Dilara Aliyeva, Azerbaycan Kadın Haklarını Koruma Derneği kurucularından ve yöneticilerinden biri olmuştur.Dilara Aliyeva grundade Azerbajdzjan Föreningen för skydd av kvinnors rättigheter.
İlk olarak Hamza, halife El-Hâkim'in Allah'ın adına yönetici olduğunu ortaya atmıştır.Ack var då icke sen att bland de första sträcka din andakt upp till Gud din fot till herrens hus.
Billington, 14 Eylül 1987'de Kongre Kütüphanesi'nin yöneticisi olarak yemin etti.Den 14 september 1987 svors Billington in som chefsbibliotekarie för kongressbiblioteket.
Bir yönetici olarak da şirketin günlük operasyonlarını yönetir.En driftsledare är ansvarig för den dagliga driften på företaget.
Erdemli bir toplumu erdemli yöneticilerin yönetmesini istemiştir.Den sökande skulle ha god frejd (gott renommé), för att vinna burskap.
Fakat indirme yöneticileri yazılımları farklı özelliklere sahiptir.Skriftreligionernas urkunder har olika karaktär.
Yönetici kadroyu gençleştirdi.Lösningen blev det yngre indelningsverket.
Yöneticiler ilk seçeneği seçtiler çünkü daha az masraflıydı.Valet föll på det senare alternativet på grund av att det blev billigare.
Yöneticiler için MBA (Executive MBA) programı, dünya çapında 100. sırada yer almaktadır.Skolans Executive MBA program är rankat nummer 100 i världen.
Yer altı aleminin yöneticisidir.Fan må vara teaterdirektör 7.
Başta Baba, yardımcısı, yöneticiler ve adamları.Till exempel sin förälder, chef eller partner.
Tar-Ancalime Numenor'un yedinci yöneticisi ve ilk kraliçesi olur.Tar-Ancalimë var den sjunde härskaren över Númenor och den första drottningen.
Ardından Kazakistan SSC'deki bir hidroelektrik santralinin yöneticiliğine atandı.Han omplacerades till ett jobb som chef för ett kraftverk i Kazakiska SSR.
Ayrıca, Yöneticiler için MBA (Executive MBA) programı, dünya çapında 21. sırada yer almaktadır.Skolans Executive MBA program är rankat nummer 21 i världen.
İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin yöneticiliğini yapmıştır.Han var anställd vid British East India Company.
Kutb Şahi hanedanı üyeleri, Güney İran'da Golkonda Krallığı'nın (1518-1687) yönetici ailesidir.De var den styrande familjen i kungadömet Golkonda i södra Indien 1518-1687.
Kendisi, Finlandiya'da yöneticilik de yapmıştır.Han dog som ståthållare i Finland.
Buna rağmen asıl yönetici ve söz sahibi kimseler piskoposluktan gönderilen ve kançı denen kimselerdi.Av det skapade de, de första människorna, Ask och Embla.
En son Roma'daki Santa Cecilia Ulusal Akademisi'nde yöneticilik yapmıştır.År 2000 blev han President på Accademia Nazionale di Santa Cecilia i Rom.
Okul yöneticilerinin ve velilerinin birbirlerine karşı komplo kurma eğilimi vardır.Det är där grunden för elenernas och styrernas hat mot varandra ligger.
Kraliçe I. Elizabeth'in unvanı ise İngiltere Kilisesi'nin Yüce Yöneticisi olmuştur.Elisabet I:s titel blev Anglikanska kyrkans överguvernör (engelska Supreme Governor of the Church of England).
İlk hedef okulların yöneticileri olmuştur.Målgruppen var i första hand skolelever.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Han var också serafimerriddare och kommendör av Nordstjärneorden.
Apps yöneticileri durum iletilerinin sadece dahili olarak görülebilmesini kontrol edebiliyor.App-administratörerna kan ställa in statusmeddelanden på att endast synas internt.
Devletin ilk yöneticisi Tuğrul Bey'di.Gruppens första ledare var Sture Mans.
Olaylar şehir yöneticileri tarafından hızla kontrol altına alındı.De sköts av stadsinvånarna själva.
Ayrıca, Yöneticiler için MBA programı, dünya çapında 94. sırada yer almaktadır.Skolans MBA program är rankat nummer 94 i världen.
Ayrıca, Yöneticiler için MBA (Executive MBA) programı, dünya çapında 45. sırada yer almaktadır.Skolans Executive MBA program är rankat nummer 45 i världen.
Çayırgücü Spor Kulübü’nde on yıl boyunca yöneticilik yaptı.Spelarna har tillsammans dominerat tennissporten i över tio år.
Ayrıca, Yöneticiler için MBA (Executive MBA) programı, dünya çapında 68. sırada yer almaktadır.Skolans Executive MBA program är rankat nummer 68 i världen.
Vergi toplayanlar, Persler'den ziyade Hellen yöneticilerdi.De människor han föraktade mest var hundägare.
İlgili Sayfalar