yönetici ile cümle

yönetici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Önceki tarihçiler yöneticilerin ve milletlerin yükseliş ve çöküşlerini döngüsel olarak incelemişlerdir.De meest specifieke profetieën zijn gerelateerd aan de opkomst en ondergang van leiders en organisaties.
Afrika Finans ve Yatırım Grubu'nda bir yönetici idi.Hij behaalde een licentiaat in de Afrikaanse en financieel-economische wetenschappen.
O günden bu yana kadın yöneticilere Hanım denir.Hun vrouwen heten tegenwoordig countess.
Daha sonra yöneticilikten ayrıldı.Vervolgens verdween hij uit de regering.
Başta Baba, yardımcısı, yöneticiler ve adamları.Mijn opa, de president en de andere dieren.
Birçok kurum, kuruluş ve dernekte yöneticilik ve başkanlık yaptı.Hij had en heeft vele functies als voorzitter of toezichthouder.
Window Maker, X Pencere Sistemi için bir pencere yöneticisidir.Sawfish is een windowmanager voor het X Window System.
Şirket yöneticiliği yapmıştır.Witz werd de bedrijfsleider.
Erdem sporculuk kariyeri dışında spor yöneticiliğinde de etkin oldu.Elizalde was naast zijn zakelijke carrière als sportbestuurder actief.
Dönemin Başkanı George W. Bush, 2003 yılının Ocak ayında FEMA'ya yönetici olarak Michael D. Brown'u atadı.President George W. Bush vroeg Daniels in 2001 als directeur van het Office of Management and Budget.
Mezuniyetinden sonra Cincinnati'ye giderek Protcer & Gamble'da marka yöneticisi olarak çalıştı.Na zijn afstuderen ging hij werken als 'Cost Analyst' bij Procter & Gamble.
Kafkasya'nın Çerkes yöneticisi.Paardenkastanje van het kasteel.
Fiziksel Antropolojideki PhD olan yazar doçent Eugenie Scott 1987'de yönetici oldu.Biologisch-antropologe Eugenie Scott is sinds 1987 algemeen directeur van het NCSE.
Bu okulların yöneticiliğini yapmıştır.Hij benaderde daartoe de hoofden van die scholen.
Outlook Kişileri Outlook Web'in kişi yöneticisi bileşenidir.Het is de opvolger van Outlook Express.
Kralın dışında üç yönetici meclis vardı.Op drie ministers na was het gehele kabinet aanwezig.
Yol yöneticileri alınan kararlara göre yolu genişletebilir.Naargelang de eisen van de organisatie, kan dit proces ver gaan.
Kötü bir yöneticiydi.Hij was een kundig administrateur.
Onlar Bay White'ı yönetici olarak atadılar.Ze hebben meneer White als manager aangesteld.
O, bizim şirket yöneticimizdir.Hij is onze bedrijfsleider.
Apps yöneticileri durum iletilerinin sadece dahili olarak görülebilmesini kontrol edebiliyor.Administratorzy Apps sprawują kontrolę nad tym, aby wiadomości były widoczne wyłącznie wewnętrznie.
2018’den itibaren yönetici ortaklar Susanne Kunschert ve Thomas Pilz Yönetimi devralmıştır.Od 2018 r. zarząd firmy tworzą Susanne Kunschert i Thomas Pilz.
Bir yıl sonra yeni yönetici Prof. Dr. Ernst Ulrich von Weizäcker oldu.W rok później stanowisko rektorskie objął prof. dr Ernst Ulrich von Weizsäcker.
Bir proje yöneticisi, proje hedeflerinin başarılmasından sorumlu olan kişidir.Kierownik projektu to osoba odpowiedzialna za osiągnięcie założonych celów projektu.
1992 - 1998 yılları arasında Bonaire'nin Yöneticisi oldu.W latach 1992-1998 sprawował natomiast funkcję administratora Bonaire.
Dolphin, KDE masaüstü ortamının dosya yöneticisi uygulamasıdır.Dolphin - menadżer plików dla KDE.
1984 ile 1999 yılları arasında Stanford Linear Accelerator Center'ın yöneticiliğini yapmıştır.W latach 1984–1999 był dyrektorem Stanford Linear Accelerator Center (SLAC).
1976 - George H. W. Bush, CIA'nin başına getirilen 11. yönetici oldu.1976 – George H.W. Bush został dyrektorem CIA.
İstasyonun yöneticisi Peter C. Cavanaugh gruba Flint şehrindeki Capitol Theater'da bir konser ayarladı.Dyrektor stacji, Peter Cavanaugh zorganizował grupie występ w Capitol Theater we Flint w stanie Michigan.
Bir yıl içinde, Wallenberg, Şirketin eş sahiplerinden biri ve uluslararası yöneticisi oldu.W ciągu ośmiu miesięcy Wallenberg stał się jej współwłaścicielem i międzynarodowym dyrektorem.
Foresight Conary ismi verilen paket yöneticisini kullanmaktadır.Foresight Linux korzysta z systemu zarządzania pakietami o nazwie Conary.
Petrol kaynaklarında kullanılan araçları üreten Sentry International firmasında yöneticilik yaptı.Następnie kierował Sentry International zajmującą się sprzętem używanym do wydobywania ropy naftowej.
Mageia, RPM paket yöneticisini kullanmaktadır.SUSE korzysta z menedżera pakietów RPM.
Başta Baba, yardımcısı, yöneticiler ve adamları.Posłuszny – rodzicom, liderom, przełożonym.
1993-1997 yılları arasında European Southern Observatory (ESO) kurumunun yöneticiliğini yapmıştır.W latach 1993–1999 był dyrektorem generalnym Europejskiego Obserwatorium Południowego (ESO).
Liderlerin ve yöneticilerin olmadığı bir yapının yaratılması.Brak podziału na dyrektorów zarządzających i niezarządzających.
Babası maden ocağı yöneticisiydi.Jego ojciec był dyrektorem kopalni.
O günden bu yana kadın yöneticilere Hanım denir.Od tego czasu uważano Gdów za miasto.
Yöneticisi Patrick Kron'dur.Obecnym prezesem jest Patrick Kron.
Dekia adlı büyük bir şirket, üst düzey bir yönetici pozisyonu için yedi aday ile görüşmeler yapmaktadır.Międzynarodowa korporacja prowadzi rekrutację na stanowisko kierownicze spośród siedmiorga kandydatów.
İtalyan gazetesi Corriere della Sera'da bir dönem yöneticilik yaptı.Publikował m.in. w Corriere della Sera.
1924 tarihinden itibaren GEHAG adı verilen bir ofisin yöneticiliğini yaptı.Od 1924 Biuro otrzymało nazwę zarządu.
Resim Yöneticisi temel bir resim düzenleme ve resim yönetimi programıdır.Jest to podstawowy program pakietu Office służący do edycji obrazów i zarządzania obrazami.
Anastasius, çalışkan bir reformcu ve iş bilir bir yönetici olarak kendini gösterdi.Anastazjusz okazał się energicznym reformatorem i kompetentnym administratorem.
Daha sonra yöneticilikten ayrıldı.Odszedł następnie z rządu.
10 ayrı sivil toplum örgütünde yöneticilik yaptı.Powołano 10-osobową Komisję Organizacyjną.
Darkseid: Apoklips gezegeninin güçlü yöneticisidir.Przedstawiany jest jako despotyczny władca surowej planety Apokalips.
İkinci Hanedan'ın yöneticilerinin dönemleri tartışmalıdır.Drugi okres to panowanie legendarnych władców dynastii Hanan.
Yöneticisi Tuğrai'dir.Ich liderką jest Garima.
Yöneticiler hakkında bilinen başka bir şey yoktur.O jego rządach nic nie wiadomo.
4- İşin, yöneticiler ve çalışanlar arasında eşit olarak bölünmesi.W jego obrębie wyróżnia podział na dygnitarzy i urzędników.
Kötü bir yöneticiydi.Był bardzo złym kierowcą.
Bir müzik öğretmeni ve orkestra yöneticisinin oğludur.Był synem dyrektora cyrku i nauczycielki muzyki.
Bu ifadenin "yabancı ülkenin yöneticisi" anlamına geldiği belirtilmelidir.Dlatego też słowo to może odnosić się do "kraju obcego".
Çokuluslu şirketler dahil çeşitli şirketlerde başkanlık ve yöneticilik yapmıştır.Pełni wysokie, w tym kierownicze funkcje w różnych spółkach.
Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı.Przez wiele lat pracowała jako psychoterapeutka.
Almanca konuşan Habsburglar ve imparatorluk yöneticileri Çek topraklarını 1526'dan beri yönetmekteydiler.Tytuł księcia cieszyńskiego przeszedł na królów czeskich, którymi od 1526 roku byli Habsburgowie.
Sonraki yöneticiler mescidi genişletmeye ve süslemeye devam ettiler.Każdy kolejny władca rozbudowywał i wzmacniał jego cytadelę.
Kurucusu ve yöneticisi Benito Mussolini'dir.Jego przywódcą był Benito Mussolini.
Uzun yıllar sırası ile futbolcu, antrenör ve yönetici olarak ülke sporuna hizmetlerde bulunmuştur.Przez wiele lat, w roli piłkarza i trenera, związany z Ruchem Chorzów.
İlgili Sayfalar