Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Vertiefe weiterhin die Aufmerksamkeit im Herzen selbst.
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Συνέχισε να εμβαθύνεις την προσοχή μέσα στην ίδια την καρδιά.
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem. Her ırktan adamla yatarım.Ich diskriminiere keine, ich schlafe mit jeder rasse.
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem. Her ırktan adamla yatarım.助けて
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem.Je n'incrimine personne.
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem.Non incrimino nessuno.
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem.Δεν κάνω διακρίσεις.
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem.Я со всеми играю.
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,A început cu mine punând o întrebare unui student de-al meu.
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Azzal kezdődött, hogy feltettem egy kérdést az egyik végzős hallgatómnak,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Det startede ved at jeg stillede min ph.d.-studerende,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,È cominciato quando ho posto una domanda a un mio studente laureando,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Es begann damit, dass ich meinem Studenten eine Frage stellte.
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Het begon met een vraag aan mijn student,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Il a commencé quand j'ai posé une question à mon étudiant en doctorat,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,이 프로젝트는 제가 세버린 해커라는 제 대학원 학생에게 던진
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Nó bắt đầu bằng việc tôi đưa ra một câu hỏi cho sinh viên sau đại học của tôi,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı, Severin Hacker'a.Έθεσα μια ερώτηση σε ένα απο τους μεταπτυχιακούς φοιτητές μου, τον Σέβεριν Χάκερ.
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Todo empezó con una pregunta a mi estudiante de postgrado,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Začal mou otázkou na mého studenta
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Zaczęło się od tego, że zadałem pytanie swojemu studentowi,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Zastavil sem vprašanje svojemu študentu,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Він почався з мого запитання до одного з моїх випускників.
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Он начался, когда я задал вопрос своему студенту,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Той започна с въпрос, който зададох на мой дипломант,
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,אז הנה הפרוייקט. כך הוא התחיל.
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,بدأ بسؤالي لطالبي المتخرج
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,ある問いを投げかけたときでした
Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,佢開始於我向我嘅研究生Severin Hacker提出嘅一個問題
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Các người kiện cáo đều đã có mặt, song không kiện nó về một tội gì như tôi đã dè chừng.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Các người kiện_cáo đều đã có_mặt , song không kiện nó về một tội_gì như tôi đã dè_chừng .
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Er was geen sprake van een overtreding of een misdaad.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Gli accusatori gli si misero attorno, ma non addussero nessuna delle imputazioni criminose che io immaginavo
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Jehožto žalobníci tu stojíce, z ničeho takového nevinili ho, čehož jsem já se domníval.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Ki ellen, mikor vádlói elõálltak, semmi bûnt nem hoztak fel azok közül, a miket én sejtettem:
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.원고들이 서서 나의 짐작하던 것 같은 악행의 사건은 하나도 제출치 아니하고
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ktorého obstúpili žalobníci, ale ho nevinili nijakými takými zločinmi, o jakých som sa ja domnieval.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Les accusateurs, s`étant présentés, ne lui imputèrent rien de ce que je supposais;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da Anklagerne stode omkring ham, fremførte de ingen sådan Beskyldning, som jeg havde formodet;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da anklagerne stod omkring ham, fremførte de ikke nogen klage for slikt som jeg hadde tenkt;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Njegovi tožniki pa, ko so nastopili, mu niso očitali nobene take krivice, kakršne sem pričakoval jaz,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Pîrîşii, cînd s'au înfăţişat, nu l-au învinuit de nici unul din lucrurile rele, pe cari mi le închipuiam eu.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Przeciw któremu stanąwszy ci, co nań skarżyli, żadnej winy nie przynieśli z tych, którychem się ja spodziewał.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.und da seine Verkläger auftraten, brachten sie der Ursachen keine auf, deren ich mich versah.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.περι του οποιου οι κατηγοροι παρασταθεντες δεν επεφεραν ουδεμιαν κατηγοριαν εξ οσων εγω υπενοουν,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступив его, обвинители не представили ни одного из обвинений, какие я предполагал;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступивши його винувателї, нїякої вини не принесли, про які я думав,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ויעמדו עליו שטניו ולא הביאו עליו דבר רע מאשר הייתי חשד אתו׃
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.فلما وقف المشتكون حوله لم يأتوا بعلّة واحدة مما كنت اظن.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站 著 告 他 . 所 告 的 、 並 沒 有 我 所 逆 料 的 那 等 惡 事
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站著 告 他 . 所 告 的 、 並沒 有 我 所 逆料 的 那 等 惡事
Proje bu. Şu şekilde başladı. Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Tento projekt začal otázkou, ktorú som položil môjmu doktorandovi,
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.A vravel: Preto som vám povedal, že nikto nemôže prijsť ku mne, keby mu to nebolo dané od môjho Otca.
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.E continuò: «Per questo vi ho detto che nessuno può venire a me, se non gli è concesso dal Padre mio»
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.E continuou: Por isso vos disse que ninguém pode vir a mim, se pelo Pai lhe não for concedido.
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.És monda: Azért mondtam néktek, hogy senki sem jöhet én hozzám, hanemha az én Atyámtól van megadva néki.
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.Hij zei: "Daarom heb Ik u gezegd dat niemand bij Mij kan komen als de Vader hem niet zover brengt."
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.In reče: Zato sem vam rekel, da ne more nihče priti k meni, če mu ni dano od Očeta mojega.
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.I pravil: Protož jsem vám řekl, že žádný nemůže přijíti ke mně, leč by dáno bylo od Otce mého.
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.또 가라사대 이러하므로 전에 너희에게 말하기를 내 아버지께서 오게 하여 주지 아니하시면 누구든지 내게 올 수 없다 하였노라 하시니라