‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.Og han sa: Det var derfor jeg sa eder at ingen kan komme til mig uten at det er gitt ham av Faderen.
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.Og han sagde: "Derfor har jeg sagt eder, at ingen kan komme til mig, uden det er givet ham af Faderen."
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.Исус, като подигна очи и видя, че иде към Него народ, каза на Филипа: Отгде да купим хляб да ядат тия?
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.І рече: Тим глаголав вам, що ніхто не може прийти до мене, коли не буде дано йому від Отця мого.
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.ויאמר על כן אמרתי לכם כי לא יוכל איש לבוא אלי בלתי אם נתן לו מאת אבי׃
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.فقال. لهذا قلت لكم انه لا يقدر احد ان يأتي اليّ ان لم يعط من ابي
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.耶 穌 又 說 、 所 以 我 對 你 們 說 過 、 若 不 是 蒙 我 父 的 恩 賜 、 沒 有 人 能 到 我 這 裡 來
‹‹Sizlere, ‹Babanın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez› dememin nedeni budur›› dedi.耶穌 又 說 、 所以 我 對 你 們說過 、 若 不 是 蒙 我 父 的 恩賜 、 沒 有 人 能到 我 這裡來
Şu şekilde başladı. Mezun olmuş bir öğrencime bir soru yöneltmemle başladı,Fiz uma pergunta a um estudante já licenciado,
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Dovevo focalizzarmi con tutte le mie forze nel trovare nuove specie nelle profondità delle barriere coralline.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Ik ging al mijn energie richten op het zoeken naar nieuwe soorten op diepe koraalriffen.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.모든 힘을 새로운 종의 물고기를 찾아 깊은 산호해 속으로 들어가는 데에 쏟기로 했죠.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Od tego czasu skupiłem całą swoją energię na poszukiwaniu nowych gatunków w głębinach pośród raf koralowych.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Tôi phải tập trung tất cả sức lực để tìm những loài mới ở sâu dưới rạn san hô.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Trebuia să-mi focalizez toată energia spre a găsi noi specii de vieţuitoare în recifurile de corali adânci.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Θα αφιερωνόμουν στην ανακάλυψη νέων ειδών ζωής στα βάθη των κοραλλιογενών υφάλων.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Трябваше да съсредоточа цялата си енергия към това да откривам нови видове долу в дълбоки коралови рифове.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.Я мав сфокусувати всю свою енергію на пошуках нових видів тварин на глибоких коралових рифах.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.הייתי חייב למקד את כל המרץ במציאת מינים חדשים של יצורים בשוניות העמוקות.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.ركزت بكل طاقتي من أجل القيام بالبحث عن أنواع جديدة من الكائنات على الشعاب المرجانية العميقة.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.全エネルギーを 集中させるべきだと さて サンゴ礁というと たいていの人はこう考えます