Ana içeriğe geç
Sözlük

vuruş ile cümle

vuruş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Penaltı vuruşları henüz uygulanmaya başlanmamıştı.)(Niet alle hier getoonde lijnen zijn al in gebruik genomen.)
Son golünü Rusya'ya ceza sahası içinden düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi.Raí scoorde in de groepswedstrijd tegen Rusland vanuit een strafschop.
Sepak Malezya dilinde "vuruş" anlamına gelirken takraw da Tayland dilinde "yumak top" anlamına gelmektedir.Słowo sepak w języku malajskim znaczy "kopnięcie", zaś takraw w języku tajskim "pleciona piłka".
Maçın başlama vuruşunu gerçekleştirdi ve birkaç dakika oyunda kaldı.Zaczął mecz, ale odnowił mu się uraz i zszedł po kilku minutach gry.
11. dakikada, Almanlar maçın ilk köşe vuruşunu kullandı.W jedenastej minucie Niemcy zyskali pierwszy rzut rożny.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Muszla kulisto-stożkowata o niskiej (ok. ¼ wysokości muszli), zaostrzonej skrętce.
Onun vuruşunda yine kaleci Muslera topu çıkarmayı başardı.Trener Podhala znów dał popalić.
Etkili bir vuruş gücüne sahiptir.Ma silny efekt wybuchu.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Za nimi rusza pościg...
"Pearl Harbor Vuruş Gücü" (İngilizce).The Pearl Harbor Attack (ang.). .
Bu sayede Nero'yu hiçbir şey vuruşu bitene kadar durduramaz.Net przytrzymuje Nikę, aby nie biegła do wraku.
İlk vuruşunda kurbanının tüm canını götürür.Zaczynając od głowy, pochłaniają ofiarę w całości.
Şarkı B minör notasında dakika başına 97 vuruş tempo ile yazıldı.Utwór jest napisany w tonacji B z tempem 87 uderzeń na minutę.
Troyes'e transfer olunca sol kanattan da köşe vuruşlarını kullanmaya başladı.Dopiero na lewym boku obrony, Coentrão zaczął wykorzystywać wszystkie swoje atuty.
Ardından Eser bir penaltı vuruşundan yararlanamadı.Gdy zorientowali się, że nie mają przewagi liczebnej uciekli.
Daha sonra, geminin duvarından ritmik şekilde vuruş sesleri gelir.Wokół statku pojawiły się przyciągnięte hałasem rekiny.
Bu vuruşla Zoe durumun kontrolünü tamamen kaybetti.W tej sytuacji Hausser całkowicie utracił wpływ na przebieg bitwy.
Yüksek vuruş etkisinden ötürü sadece geniş alanlara örneğin şehirlere karşı kullanıldı.O zauważalnym wzroście tolerancji można mówić jedynie w odniesieniu do dużych miast.
Aristofanes bu eserinde oldukça kaba fırça vuruşlarıyla Kleon’u alaya alıyordu.Burnside zachowywał się zadziwiająco biernie podczas przygotowań do bitwy.
Uzun vuruşlu gaz pistonu kullanır.Siły bezpieczeństwa użyły gazu łzawiącego.
Bu sırada Vuruş Zirvesi M.G.'yi öldürür.Czyż nie dobija się koni Mc.
Ayrıca serbest vuruşlarda da oldukça etkilidir.Dobrze wykonuje również rzuty wolne.
Vurucu sadece tek atışta vuruş yapmalıdır.Den dödar spelaren med endast ett skott.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Det är dansscenen som förföljer honom.
Ardından Eser bir penaltı vuruşundan yararlanamadı.Över tid kan man alltså inte räkna med vinna över en bandit.
Muay Thai, "diz, dirsek, yumruk ve tekme" vuruşlarından dolayı 8 organ dövüşü olarak da adlandırılır."Muay Thai är en åttapunkters kampsport, det vill säga; Fötter, knän, händer och armbågar."
Etkili bir vuruş gücüne sahiptir.Han har ett rakt slag.
Modern müzikte sıklıkla dakikadaki vuruş sayısı (İngilizcede bpm veya beats per minute) ile belirlenir.Tempot mäts ofta med taktslag per minut (bpm, beats per minute).
Köşe vuruşu, topun çıktığı noktaya en yakın köşeden kullanılır.Hörnan ska tas i det hörn som är närmast där bollen passerade yttre mållinjen.
Jetlerin kaynak yıldızdan patlamaları sabit akış yerine vuruşlar halinde gerçekleşir.Utbrotten av jetströmmar från moderstjärnorna sker i pulser snarare än en jämn ström.
Dokuz vuruşlu tahtacı semahları da görülür.Även människornas nio ringar blir tagna.
Tempoların ıskalası, dakikada 40 vuruştan başlar, 208 vuruşa değin çıkar.Eftersom det i detta fall är fyrtakt blir det 112 till 208 taktslag per minut.
Part vuruşunda kullanılacak yay, atın koşum takımlarına takılmamak için mümkün olduğunca kısa olmalıdır.En sulky måste vara så lätt som möjligt så att hästens fart inte sinkas av tyngden.
Uzun vuruşlarından ötürü "bum bum" takma adıyla anılmaktadır.På grund av sina långa drives har han fått smeknamnet Boom Boom.
Şarkı orta hızdadır, dakika başına 100 vuruş içermektedir.Låten går i ett tempo på 100 taktslag per minut.
Kamerun ise bu maçta penaltı vuruşlarını kazanarak kupayı kazanmıştır.Johnson vann även denna gång matchen via domslut.
En az vuruşu yapan oyuncu kazanır.Vid lika poäng vinner den yngsta hunden.
Veriler saat vuruşunun hem çıkışında hem de inişinde transfer ediliyordu.Förningen lämnades in i förväg eller vid ankomsten.
Vuruş Zirvesi Sonny Bono Wig taytlarını giymeyi sever.Taylor York gillar att klippa i T-shirts så att de kan bli ponchos.
İyi fiziği ve sert vuruşları ile tanınırdı.Han var känd för sin taktiska skicklighet och för sina hårda tacklingar.
Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir yeniçeri kılıç ile bir vuruşta kırmıştır.Häxmästaren själv uppträdde sedan på en svart springare och höjde sitt svärd.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Листки супротивні (чергуються в суцвітті), короткочерешкові.
Buna ek olarak optimal durumlarda işlemci bir talimatı bir saat vuruşunda yerine getirir.Воно буквально означає, що безліч завдань вирішуються в один час.
Daha sonra da bir penaltı vuruşunu gole çeviremedi.Він не міг швидко випускати кулі з одного стовбура.
Etkili bir vuruş gücüne sahiptir.Володіє потужним ударом.
Uçuşu derin kanat vuruşları ile hızlıdır.Має швидкий політ з швидкими ударами крил.
Vurucu sadece tek atışta vuruş yapmalıdır.За один постріл запросто зрубає піхотинця наповал.
Dolayısıyla tahkimata girilmesindeki belirleyici olay söz konusu pike bombardıman uçağının vuruşu olmuştur."Поки ще рано стверджувати, що причиною катастрофи літака стала саме ракета «Бук».
Cezası serbest vuruş ya da penaltıdır.Звільнення Лиману Злочин і кара.
Maçın 87. dakikasında ev sahibi Kırıkkalespor bir penaltı vuruşu kazandı.І на 78-й хвилині в матчі була поставлена ​​переможна крапка.
Bir insanı bir vuruşta öldürebilir veya yaralayabilir.В цю мить його можна вбити одним ударом або помилувати.
Yüksek vuruş etkisinden ötürü sadece geniş alanlara örneğin şehirlere karşı kullanıldı.На практиці, можно було успішно атакувати лише великі цілі, так як міста.
Bu vuruş, çalgının tok ses vermesini sağlar.Гравці знайшли спосіб заглушити цей звук.
Yine yenişemeyen taraflar Çuş Irmağı başında üçüncü kez vuruştular.«Дніпро» знову не зміг пробитися у вищу лігу, зайнявши третю сходинку в першій лізі.
Düşman gelince vuruşma da başladı.Ворог почав правити перемогу.
Şarkı, F# majör anahtarı üzerine kurulmuştur; şarkının temposu dakikada 138 vuruştur.Пісня грається в тональності ре мажор в темпі 138 ударів в хвилину.
İyi fiziği ve sert vuruşları ile tanınırdı.Вирізнявся великою фізичною силою та чудовим ударом.
Bir altprogram, bir saat vuruşunda alarmın çalmasını ayarlar (genellikle saniyenin 1/60'ı).Jedna podrutina nastaví vypnutí alarmu po jednom tiku hodin (obvykle je to interval 1/60 sekundy).
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Hustě osrstěný, ale bez praporu (srsti visící zpod něj).
Bu vuruşlar oldukça şiddetlidir ve çoğu zaman yaralanmalara ve çenelerinin kırılmasına sebep verir.Na ty ale člověk potřebuje být stoprocentně fit a mě často brzdila zranění.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod