Ana içeriğe geç
Sözlük

vurma ile cümle

vurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Faraday, Alpert'ı vurmaya kalkar.Dafgård kan syfta på...
Sert vurmak yasaktır.Jaktdress är strängt förbjuden.
Topa vurmak için ise X tuşunu kullanır.Vilken är sannolikheten att x vita kulor dras?
Genelde vurmak amaçtır.Är för det mesta tämligen lösa skott.
Saat gece yarısını vurmadan önce öndeki üçüncü sınıf kısmı suyla dolmaya başlamıştı.Först vid tretiden på söndagsmorgonen var branden under kontroll.
Bir takım, diğer tarafa yollayana kadar topa üç defa vurma hakkına sahiptir.Команда має право вдарити по м'ячі три рази, щоб повернути його на сторону супротивника.
Genelde vurmak amaçtır.Часто відповідають за стрілянину.
Darbuka aynı zamanda düğün nişan sünnet düğünlerinde kullanılan bir tür vurmalı çalgıdır.Хонча також використовується під час проведення весілля.
Türk Silahlı kuvvetleri de sınırdan IŞİD mevzilerini vurmayı sürdürmüştür.Вогнем артилерії російська сторона намагалась зірвати відведення підрозділів з позицій на кордоні.
2015'in Ekim ayından itibaren Rus savaş uçakları Humus bölgesini vurmaya başlamışlardır.Наприкінці січня 2015 року російські бойовики розпочали наступ на Дебальцевський плацдарм.
Bunun sonucunda da Rick küçük kızı vurmak zorunda kalır.Природно, потрібно задіяти сестричку.
Mary ona vurmadığı için Tom şanslıydı.Том пощастило, що Мері його не вдарила.
Tom Mary'ye asla vurmazdı.Том би ніколи не вдарив Мері.
İsrail Ordusu, 7. Katta bulunan Hamas istihbarat operasyon merkezini vurmak istediklerini belirtti .IOS uvedla, že útok byl mířen na zpravodajské středisko Hamásu sídlící v 7. patře budovy.
Vurmalı çalgılar birçok farklı kritere göre sınıflandırılabilir.Děla můžeme rozdělovat podle několika kritérií.
Bu yöntem insanın bir silahla kendini vurmasıyla gerçekleşir.Mód je o tom, že si každý zastřílí s jinou zbraní.
Aynı sırada Cho binanın ikinci katına çıkıp öğrencileri ve öğretim görevlilerini vurmaya başladı.Vstoupil postupně do dvou učeben, v nichž začal střílet po žácích i učitelích.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Zmáčkl spoušť, jenže jeho zbraň nevystřelila.
Vurmalı çalgılar genel olarak bir müzik parçasında ritmi belirler.Rytmikou se obvykle rozumí rytmická sekce v hudební skupině.
22 Eylül'de tekrar saldırıya geçen İngiliz savaş gemileri, tersanenin kilit kapılarını vurmayı başardı.Dne 23. září připlulo britské loďstvo společně s výsadkovými loděmi k přístavu.
Eğer gelirlerse adamları vurmasını ister.Pokud si odmítnou vybrat, zastřelí je.
Roland TR-808, ilk geliştirilen programlanabilir vurmalı müzik makinelerindendir.Roland TR-808 Rhythm Composer (skladatel rytmů) je jeden z prvních programovatelných bicích automatů.
Uzaktan düşmanları vurma yeteneği vardır.Také může se svým prakem zasáhnout nepřátele z dálky.
Şarkıcı dönüp odadan çıkarken, Saldívar'ın onu sağ omzundan bir kere vurmasıyla bir arteri koptu.Când cântăreața s-a întors să plece, Saldívar a împușcat-o o dată în spate.
Onu gördüm vurmaktan vazgeçtim.Nu l-am văzut pe cel care trăgea.
Fakat vurmalı çalgılar aynı zamanda melodiyi de icra edebilirler.Ei pot țese și mesaje magice în melodii.
Centaur; mızrak kullanırlar, hızlıdırlar, vurmak zordur.Trueshot: O lovitură de săgeată foarte puternică, care oferă viteză, acuratețe și lovituri puternice.
Eğer vurucu iyi bir vuruşla topu çitlerin dışına gönderirse, buna sayı turu vurmak denir.Dacă va trimite cu succes mingea printre buturile porții adverse, va obține un punct.
19.30 — ABD'nin füzeleri, ilk hedeflerini vurmaya başladı.27: 50 de bombardiere americane au lansat primul lor raid împotriva Germaniei.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Cea mai simplă cale de evitare a problemei este supraîncălzirea aburului.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Ezután megpróbálja agyonlőni magát, de már nem maradt tölténye.
Örneğin çift maksatlı ana bataryalar hem yerdeki hem havadaki hedefleri vurmak üzere tasarlanmıştır.Kétfeladatú fegyvernek tervezték, mind légi, mind földi célpontok leküzdésére alkalmas volt.
Koşma, zıplama ve vurma.Ütni, vagy rúgni nem szabad.
Eğer gelirlerse adamları vurmasını ister.Amikor odaér hozzá, valaki rájuk lő.
Sopasıyla beraber birini seçer ve ona vurmaya başlar.A férfi fegyvert ránt és dulakodni kezdenek.
Ayrıca 3 km'de tespit edilen bir hedefe kilitlenip vurmak da çok zor.Hatékony tüzeléshez kb. 5 km-re kellett megközelítenie a célpontot.
Fırtına denizde bulunan bir Hristiyan gemisinin karaya vurmasına neden olur.E szerint egy keresztény afrikai nőt a tenger közepén egy lángoló hajóban magára hagytak.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Hän jää henkiin, mutta luoti jää selkään.
Genelde vurmak amaçtır.Usein hyvin tulista.
İlk esnada arc vurması yaşanır.Milloin sydän lyö ensimmäisen kerran?
Vurmalı çalgılar orkestra içinde vazgeçilmez bir role sahiptir.Ylistysmusiikilla on tärkeä osuus seurakunnan tilaisuuksissa.
Dışarı vurma hissi de vardı içimde.Ampua voi myös sisällä.
Halile, bir tür vurmalı çalgıdır.Puhallus oli eräs tapa taikoa.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Luoti ei saa olla kokovaippainen, joten on käytettävä puolivaippaista luotia.
Vurmalı çalgılar birçok farklı kritere göre sınıflandırılabilir.Tykkejä luokitellaan monin eri tavoin.
Bir taşla iki kuş vurmak.Tappaa kaksi kärpästä yhdellä iskulla.
Sanatçı ayrıca solo perküsyonları ve vurmalıları kendi çalarken Slash ile beraber gitarda da yer aldı.Ο Τζάκσον επίσης έπαιξε μόνος σε κρουστά και ντραμς, ενώ έπαιξε σε κιθάρα με τον Slash.
Drive --- Uzaktaki düşmanlara vurmak için idealdir.Αντίθετα η φωτιά είναι ιδανική για την καταπολέμηση μεγαλόσωμων εχθρών.
Sonra Locke, Mikhail'e doğru yürür ve ona vurmaya başlar.Big την πιάνει και αρχίζει να κλωτσά τον Μάικλ.
Vurmalı çalgılar birçok farklı kritere göre sınıflandırılabilir.Kortspil kan rubriceres efter forskellige kriterier.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.At man ikke skyder, hvis vildtet er på klos hold, så et træffende skud vil ødelægge kødet.
ABD, Afganistan'da IŞİD hedeflerini de vurmaktadır.Fra disse lejre angriber de mål i Indien.
Ayrıca İsraillilerin sivilleri vurmamak için ellerinden geleni yaptıklarını da belirtti.De oppfordret også israelerne til å unngå å ramme sivile.
Sert vurmak yasaktır.Det er strengt forbudt å gå rundt den.
Sopasıyla beraber birini seçer ve ona vurmaya başlar.De er ikke interessert i å snakke med ham og begynner å skyte.
Kaddafi'nin karargahından ayrılan tanklar şehrin belli bölümlerini vurmaya başladı.Flere stridsvogner kjørte ut fra Gaddafis boligkompleks og begynte å beskyte områder av byen.
Raket sporları oyuncuların raketlerle top veya başka objelere vurması suretiyle yapılan sporlardır.Olahraga raket adalah olahraga-olahraga yang dilakukan dengan raket untuk memukul bola atau benda-benda lain.
Koşma, zıplama ve vurma.Tembak dan lupakan.
Bongo, bir vurmalı çalgı türüdür.Gada adalah sejenis senjata pemukul besar.
Eğer Harper'ı öldürmezseniz, Farid Menendez'i vurmaya kalkışır fakat Menendez Farid'i öldürür.Jika Farid membunuh Harper, Menendez dan pengikutnya akan meninggalkannya sendirian.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod