Ana içeriğe geç
Sözlük

vurma ile cümle

vurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şarkıda ayrıca Orta Doğu vurmalıları da dikkat çekmektedir.Для песни также характерно влияние музыки Среднего Востока.
Vurma hareketi bilekten sağlanır,vurucu parmak oynatılmaz.Однако палец должен двигаться, неподвижный палец система не замечает.
İlk grup (X sınıfı olarak bilinirler) Norveç'in kuzeyindeki Alman gemilerini vurmak için kullanıldı.X class (англ.)русск. использовалась для атак на немецкие военные корабли у северных берегов Норвегии.
Koşma, zıplama ve vurma.Мы не курили, не горели.
Eğer gelirlerse adamları vurmasını ister.Когда приказывают — расстреливает их.
Tutucu (H) Genelde oyun çizgisinden 7-8 yarda uzaklıkta durur ve vurucunun vurması için topu yerde tutar.Обычно холдер размещается в 7-8 ярдах от линии, на которой стоит мяч.
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Это позволяет им производить ещё больше мета.
Çomak, çeliğe vurmakta kullanılır.Струнная поверхность используется для ударов по мячу.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Нельзя применять для стрельбы патроны с усиленным зарядом пороха во избежание повреждения оружия.
Ayrıca Auvinen, silahını bazı kişilere onları vurmadan doğrulttu..كما وجه سلاحه باتجاه البعض من دون إطلاق النار عليهم.
Muson rüzgârlarının yönü değiştiğinde ise kasırgalar Arap Denizi ve Bengal Körfezi'nin kıyılarını vurmaktadır.عندما تغير الرياح الموسمية تتشكل الأعاصير التي تضرب غالباً بحر العرب و خليج البنغال.
Ama vurmaz.لم يطبع.
Koşma, zıplama ve vurma.لاتكسرها، أو تسحقها أو تمضغها.
İki gemi de rakibini vurmayı başaramadı, ancak yakınına düşen mermilerin şarapnelleri Yavuz'a isabet etti.ولم يستطع أياً منهما إصابة الأخرى، إلا أن القذيفة التي سقطت بالقرب من ياووز أصابته بشظايا.
Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi.الذين الذين تعثروا في "مسيرة الموت" أطلقوا النار على الفور.
Halile, bir tür vurmalı çalgıdır.القزدير نوع من الرصاص.
Ayrıca 3 km'de tespit edilen bir hedefe kilitlenip vurmak da çok zor.من الممكن كشف الأهداف على بعد 4 كم وتعريفها على بعد 2.5 كم.
Genç kuşlar salyangoz kabuklarını taşa vurmayı öğrenene kadar avlarıyla oynar ve gagalarlar.وتلعب الطيور الشابة بمنقارهم بالبيض حتي يعلموهم ضرب قشرة البيضة وكسرها.
Şelpe (Farsça: Şelpe) elle vurma, şaklatma."موسوعةالمصلطحات - اشكول، ليفي".
Nişancı tüfeği, uzak mesafelerden hedefleri yüksek isabet oranıyla vurmak için kullanılan bir tüfek türüdür.مثل جميع قذائف الهاون ، إنه سلاح عالي الزاوية يستخدم لإطلاق النار بشكل غير مباشر.
Ona vurmak istedim ama benden kaçtı.أردت أن أضربه و لكنه هرب مني.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mas por outro lado, eu entendi a ira de Sean, e acredite em mim, eu queria bater nele muitas vezes.
Aynı zamanda Bulgarlar Trakya'ya vurmaya devam ettiler fakat 812 yılının sonbaharında barış teklif ettiler.Neste ínterim os búlgaros continuaram seus ataques até que no outono de 812 foi-lhes oferecida a paz.
Her iki parçadaki vurmalıların ritmik kalıbı ve nakaratı birbirine benzemektir.Ambos eram semelhantes em deslocamento e velocidade.
Uçurtmayı Vurmasınlar, yönetmenliğini Tunç Başaran'ın yaptığı 1989 yapımı uzun metrajlı Türk sinema filmi.Uçurtmayı Vurmasınlar é um filme de drama turco de 1989 dirigido e escrito por Tunç Başaran.
Yolda Maggie kendini öldürmeye kalkar ve Glenn, Maggie'yi vurmaya kalkan Abraham ile dövüşür.Na estrada, Maggie tentou suicídio e Glenn brigou com Abraham, com a intenção de matá-lo.
Sert vurmak yasaktır.Força letal é proibida.
Attan düşen Gubaz, Rusticus'un hizmetçilerinden birinin kendisine son darbeyi vurmasıyla öldürüldü.Gubazes caiu de seu cavalo, e um dos servos de Rústico desferiu-lhe o golpe final.
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.Ele ordena que Tell acerte uma maça na cabeça de Jemmy.
Roland TR-808, ilk geliştirilen programlanabilir vurmalı müzik makinelerindendir.Roland TR-808 Rhythm Composer foi a primeira caixa de ritmos programável.
Bir takım, diğer tarafa yollayana kadar topa üç defa vurma hakkına sahiptir.Cada equipe pode tocar na bola três vezes antes de jogá-la para o outro lado.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Ele apontou sua metralhadora para eles, mas a arma não disparou.
Sonra “Uçurtmayı Vurmasınlar”ı (1989) yapar.Caso contrário, podem "explodir".
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Zo probeert ze hem neer te schieten, maar haar pistool blijkt ongeladen.
Roland TR-808, ilk geliştirilen programlanabilir vurmalı müzik makinelerindendir.De Roland TR-808 was een van de eerste programmeerbare drumcomputers begin jaren 1980.
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.Hij beveelt Tell een appel van Jemmy’s hoofd te schieten, in de hoop dat Tell zijn zoon zal verwonden.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Diegene wie het verst van de lat af schiet, moet gaan keepen.
Askerî müziklerde vurmalı çalgılar askerlerin hareketlerinin belirleyicisi olmuşlardır.Een tweede functie van militaire muziek is het aansporen van de manschappen.
Aylaklar, evin ön kapısına vurmaya başlar.Gomez begint bij de voordeur van het huis.
Sert vurmak yasaktır.En op ze schieten is dan ook verboden.
Vurma zamanı sonlu olmakla beraber bir sonlu beklenen değeri bulunması gerekmez.Een vinger tussen de deur zal dus niet het gewenste prettige effect geven.
Halile, bir tür vurmalı çalgıdır.Een sterretje is een soort vuurwerk.
Türk Silahlı kuvvetleri de sınırdan IŞİD mevzilerini vurmayı sürdürmüştür.De Pakistaanse artillerie beschoot ook verder gelegen stellingen van India.
İki yıl içinde Vincent silahla kendini vurması, Theo'da hastalık sonucu öldüler.Twee dagen later stierf Vincent, met Theo aan zijn sterfbed.
Basit ölçüde yazılmış olan şarkı, 120 bpm vurmaktadır.Het is geschreven in de tegenwoordige tijd en heeft een tempo van 120 BPM.
Genelde vurmak amaçtır.Najczęściej lata na Strzałce.
Eğer gelirlerse adamları vurmasını ister.Zabrali wszystkich mężczyzn, chcąc ich rozstrzelać.
Roland TR-808, ilk geliştirilen programlanabilir vurmalı müzik makinelerindendir.Roland TR-808 Rhythm Composer – jeden z pierwszych programowalnych automatów perkusyjnych.
Koşma, zıplama ve vurma.Nie rąb i nie pal (pol.).
Sopasıyla beraber birini seçer ve ona vurmaya başlar.Mężczyzna podchodzi do niego i zaczyna go bić swoją laską.
İlk karın yağması ve ilk soğuğun vurması ile kutlanan bayramdır.Reprezentował wschodzące słońce i jego pierwsze ranne płomienie.
Uzaktan düşmanları vurma yeteneği vardır.Stamtąd ostrzeliwano wrogów z łuku.
ABD, Afganistan'da IŞİD hedeflerini de vurmaktadır.Przeprowadzał stamtąd również naloty dywanowe na cele w Afganistanie.
Yine dünyaca ünlü vurmalı çalgılar ustası Nana Vasconcelos ile Brezilya ve Türkiye'de çalışmalar yaptı.Ten tytuł przypadł również dziewięć razy Nanie Vasconcelos, mieszkającemu w Brazylii i w Paryżu.
Babası salgını kapınca onu vurmak zorunda kalmıştır.(Left 4 Dead 2'in bazı bölümlerinde vardır.)Z powodu rany został inwalidą 1 grupy (musiano mu amputować rękę).
9 Mart'ta Rus hava saldırılarının Tedmur şehrini vurmaya başladığı belirtilmiştir.19 października rozpoczęto regularny ostrzał rosyjskiego punktu oporu.
Burada kendine güvenen köyün yiğit atıcıları ustalıklarını göstererek hedefi vurmaya çalışırlar.Do ich górskiej kryjówki przyjeżdża przeszkolony przez terrorystów snajper.
Roland TR-808, ilk geliştirilen programlanabilir vurmalı müzik makinelerindendir.1981 - Roland TR-808: En av de första och mest populära programmerbara trummaskinerna.
Atlıların birbirine kamçılarıyla vurmaları serbesttir.När man skjuter hästar så...
Zoey, helikopter pilotu vurmak zorunda kalır ve helikopter şehir dışındaki sanayi bölgesine düşer.Zoey tvingas döda piloten, vilket gör att de kraschlandar i ett industriområde utanför staden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod