Beth aylağı yaylı tüfekle vurmayı dener ancak o sırada ayağı bir hayvan tuzağına sıkışır.Beth cố lại gần và dùng nỏ bắn nó, nhưng không may chân cô bị vướng vào một cái bẫy thú.
Ayrıca topa vurmasına gelince hiç kimsenin yaptığı gibi topu tekmelediğini görmedim." dedi."Tôi nghĩ không ai có thể đánh được những quả bóng như anh ấy làm.
İki gemi de rakibini vurmayı başaramadı, ancak yakınına düşen mermilerin şarapnelleri Yavuz'a isabet etti.Không chiếc nào bắn trúng đích, cho dù mảnh đạn từ các phát bắn suýt trúng đích đã trúng vào Yavuz.
Aynı sırada Cho binanın ikinci katına çıkıp öğrencileri ve öğretim görevlilerini vurmaya başladı.Nhưng ngay lúc ấy, Cho đã lên tới tầng hai và bắt đầu xả súng vào sinh viên và giảng viên.
Şarkıcı dönüp odadan çıkarken, Saldívar'ın onu sağ omzundan bir kere vurmasıyla bir arteri koptu.Khi cô ca sĩ hoảng sợ và chạy khỏi phòng, Saldívar đã bắn một phát đạn vào lưng của cô.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Nhưng súng cối bắn không chính xác nên chỉ dùng bắn đạn trái phá theo diện tích.
Uzaktan düşmanları vurma yeteneği vardır.Cô có thể dễ dàng bắn kẻ thù từ khoảng cách xa hay gần.
Toraman (Eudes): "Çok güçlüdür ve arkadaşlarının burnuna vurmaktan hoşlanır."Eudes: Cậu rất khoẻ và thích đấm vào mũi người khác.
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Chúng rất hiệu quả trong việc bắn phá các mục tiêu trên diện rộng.
Unutma etkin bir güç, “ir ket vurma yetisidir”.Một trong các điểm mạnh của cô là cú phát bóng "áp đảo".
Vurucu topa vurmaya ya da toptan kaçmaya çalışmazsa leg bye kazanılamaz.Nếu như chiếc đĩa bay bị hỏng hay bị tấn công, Ben sẽ không thể biến lại thành người.
Bir takım, diğer tarafa yollayana kadar topa üç defa vurma hakkına sahiptir.一度の戦いで3発まで連射が可能。
Aylaklar, evin ön kapısına vurmaya başlar.兵士達は家の玄関前に門衛を置いた。
Koşma, zıplama ve vurma.避けて打つ、打って避ける。
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.私は少し広いショットにしてグリードが先に撃ったのを明確にしたのだが、皆はハンが先に撃ったのだと思いたかったのだ。
LG bir ek seçenek daha ekledi: Kod vurma.キャッチコピーは「コドモに、見せるな。
İlk esnada arc vurması yaşanır.刀真に最初に殺される。
Sert vurmak yasaktır.打撃技は禁止。
Uzaktan düşmanları vurma yeteneği vardır.離れた地点から敵を狙撃するスキルを持っている。
Sonra “Uçurtmayı Vurmasınlar”ı (1989) yapar.傑曰く、『核爆弾(爆発すると手をつけられない)』。
Yarışmacılardan dönmekte olan balığı gözünden vurmaları istendi.競技者は水の反射を見ながら回転する魚の眼に当てる事を要求された。
Bıçaklama, yaralama, vurma gibi öldürme teşebbüsleri de olmuştur.ナイフを投げたり、斬りつけたりするなどのあくどい攻撃が得意。
Güneyli asker bunu fırsat bilerek Generalleri vurmaya kalkınca Zeb onu öldürmek zorunda kalır.ところが、目の前にグラント将軍がいることを知った南軍脱走兵がグラント将軍を撃とうとしたために、ゼブはとっさにその脱走兵を殺してしまう。
22 Eylül'de tekrar saldırıya geçen İngiliz savaş gemileri, tersanenin kilit kapılarını vurmayı başardı.8月24日夜、停泊しているフランス艦隊に、再び福建水師は夜襲を仕掛ける。
Şelpe (Farsça: Şelpe) elle vurma, şaklatma.仁平翔(シーケル仁平) 投手。
Daha sonra vurmalı çalgılara Melih Yüzer gelmiştir.やがて残る巡洋艦に我が砲撃が集中した。
Genelde vurmak amaçtır.通常攻撃は蹴り。
Ama vurmaz.「撃つな。
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.もっと具体的な目標を示せ。
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.他試著用槍自殺,却发现槍內已经沒有子彈。
Toraman (Eudes): "Çok güçlüdür ve arkadaşlarının burnuna vurmaktan hoşlanır."奧得(法语:Eudes):身体强壮,总喜欢打别人的鼻子。
Kaddafi'nin karargahından ayrılan tanklar şehrin belli bölümlerini vurmaya başladı.而在卡扎菲住所的附近,出现了多辆坦克开始炮击首都的一些地区。
İlk esnada arc vurması yaşanır.初玄謨將見殺。
Genelde vurmak amaçtır.通常用來獻祭給火神。
Orada bekleyen gençler, Damadın gelin odasına girişi sırasında sırtına yumruk vurmaya çalışırlar.压轿男童要站在新娘所在的屋子的窗户外面,听候打鸡。
Yollara sabahın sarı ışıkları vurmaktadır.城墙用明朝青砖所砌。
Vurmayın, devam filmini ağzınızdan kaçırdınız!본편이 끝났다고 다음 영상으로 넘어가지 말 것!
Bize bu yaftayı kim vurmaya çalışıyorsa doğru konuşmuyordur.따라서 등기가 진실이 아니라는 것을 다투기 위해서는 다투려는 자가 부진실(不眞實)을 증명하지 않으면 안 된다.
Scud-B'nin 300 km'lik menzili İran-Irak Savaşı sırasında İran'ın Bağdat'ı vurmasına imkân sağlamıştır.스커드 B 미사일은 300 km 의 사거리를 가졌기 때문에, 이란 이라크 전쟁에서 이란은 이라크의 수도 바그다드를 공격할 수 있었다.
Genelde vurmak amaçtır.보통 SAC로 불린다.
Bildiğini açığa vurma, zira bu cahilliktir. ^ Mehmed Süreyya (haz.이것은 정려(靜慮)에 의해서 얻어지는 정려의 경계도 아닌 것이니, 하물며 심사(尋思)로써 어찌 알 수 있겠는가?
O da “Uçurtmayı Vurmasınlar”ın başarısını yakalar.결국 그는 공격은 "실패하지 말아야 한다"라고 명령했다.
Sert vurmak yasaktır.ישנו איסור מוחלט לפגוע בה.
Basit ölçüde yazılmış olan şarkı, 120 bpm vurmaktadır.השיר בעל קצב של 130 BPM.
Genelde vurmak amaçtır.לרוב משתמשים בבאש.
Oyun, bir oyuncunun topa tekme vurmasıyla başlar.המשחק מתחיל כאשר אחד מן השחקנים מטיל כדור משחק כלפי מעלה.
Eğer gelirlerse adamları vurmasını ister.Когато той идва при тях, те го убиват.
Topun sizin kafanıza çarpması değil, sizin isteyerek, bilinçli şekilde topa kafayla vurması gereklidir.Това се дължи не толкова на тяхната маса, колкото на необходимостта за бързо насочване на оръдието.
Tom Mary'ye asla vurmazdı.Том никога не би ударил Мери.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.S druge strane razumijem Seanovu ljutnju, i vjerujte mi da sam ga hjela udariti puno puta.
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.1307. - Prema legendi, Wilhelm Tell je strijelom skinuo jabuku sa sinove glave.
Eğer gelirlerse adamları vurmasını ister.Pomirili su se da će ih strijelati.
Buna sinirlenen Jason ringe dalar ve Ivan'a vurmaya başlar.Počeli su pjevati, A Fulir počinje dirati i ljubiti Anu.
Sesi, imgeler, dev vurmalı sesleri: benim için her şeyi yakalamışa benziyordu.Hej, hej, hej, hej, sokoly, z výšky hľadia na to všetko, čo nás bolí.
ABD, Afganistan'da IŞİD hedeflerini de vurmaktadır.Spojené štáty sú zaujímavým cieľom pre migráciu len v Indii.
Kırgızcada Kübü, Türkmencede Göbe yine vurmayı belirtir.V košickom punkrocku opäť podfuckuje .
Batışa devam ederken gemi topçusu ateşe devam etti ve denizaltının bir periskobunu vurmayı başardı.Ak nezastavila, ponorka ju potopila delostreľbou.
Roland TR-808, ilk geliştirilen programlanabilir vurmalı müzik makinelerindendir.Roland TR-808 Rhythm Composer je programovateľný bicí automat.
Babası salgını kapınca onu vurmak zorunda kalmıştır.(Left 4 Dead 2'in bazı bölümlerinde vardır.)DOW (angleško Died of Wounds) označuje Umrl(a) za ranami.
Kuzey Amerika'daki hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Namen je bil izdelati bombnik za napade na Severno Ameriko.