Ana içeriğe geç
Sözlük

vurma ile cümle

vurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Davullar ve vurmalılar eklendiğinde "4 Minutes"in kayıt ve miksajı bitmişti.Once the drums and percussion were added, the recording and mixing of "4 Minutes" was finished.
Castigatio - Centurio'nun sopası ile vurması ya da animadversio fustium (Tac.Castigatio – being hit by the centurion with his staff or animadversio fustium (Tac.
Kampa dalar ve Richard Alpert'ı (Nestor Carbonell) vurmakla tehdit eder.He breaks into their camp and threatens to shoot Richard Alpert (Nestor Carbonell).
Kin hırs, ikiyüzlülük ve beklenmedik açığa vurmalarla dolu bir seçimde zafer kazanacak?"Who will triumph in an election fraught with passion, duplicity and unexpected revelations?
9 Eylül günü, fırtınanın dış şeridindeki yağmurlar güneydoğu Kuzey Karolina'yı vurmaya başladı.By early on September 9, the outer rainbands began affecting southeastern North Carolina.
Vurmalı çalgıların da notaları vardır.Even dead toads have value.
Doug Chandler'a "Bing!" diye seslenmekten ve kalçasına vurmaktan zevk alır.Doug enjoys calling Chandler "Bing!" and slapping his male colleagues on the butt.
İlk grup (X sınıfı olarak bilinirler) Norveç'in kuzeyindeki Alman gemilerini vurmak için kullanıldı.X class: used to attack German warships in the north of Norway.
İsrail Ordusu, 7. Katta bulunan Hamas istihbarat operasyon merkezini vurmak istediklerini belirtti .IDF says they were targeting a Hamas intelligence operations center on 7th floor of the building.
Attan düşen Gubaz, Rusticus'un hizmetçilerinden birinin kendisine son darbeyi vurmasıyla öldürüldü.Gubazes fell from his horse, and one of Rusticus's servants gave him the finishing blow.
Zoey, helikopter pilotu vurmak zorunda kalır ve helikopter şehir dışındaki sanayi bölgesine düşer.With Zoey forced to kill him, the helicopter crash lands in an industrial district outside the city.
Bu sert vurma tekniği yüzünden, günlük olarak davul derilerine hasar verdiği söylenir.He was said to have destroyed drum heads on a daily basis as a result of his hard-hitting technique.
Sert vurmak yasaktır.Shooting is prohibited.
Şelpe (Farsça: Şelpe) elle vurma, şaklatma.Dieter Knippschild: Schaub, Käthe.
Dale, Shane'in Rick'i sırtından vurup vurmamayı düşündüğü sırada onu görür.Dale sees Shane contemplating shooting Rick, and keeps his eye on him.
İlk karın yağması ve ilk soğuğun vurması ile kutlanan bayramdır.They turn dark and fall after the first severe frost.
Video klip, bir dalganın deniz kıyısına vurmasının gösterilmesi ile başlar.The film begins with a bottle being thrown into the sea.
Oyun, bir oyuncunun topa tekme vurmasıyla başlar.A battle begins once the monster touches a party member.
Genelde vurmak amaçtır.Shooting was often difficult.
Bu özellikleri Manami'nin dışa vurmasını da sağlamaktadır.She is also able to bring these qualities out in Manami as well.
Özellikle çok zor açılarla düşmanlarını vurma özelliği öne çıkmaktadır.Subsequently, targeting certain enemies within battles becomes crucial.
Yunan Matematikçiler, buna karşın tumden gelimli usa vurmayı kullandılar.Greek mathematicians, by contrast, used deductive reasoning.
Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi.The Rangers finally launched an undercover operation.
20. yüzyılda, Simha Tora, Yahudi kimliğini dışa vurma sembolü halini aldı.In the 20th century, Simhat Torah came to symbolize the public assertion of Jewish identity.
Aynı sırada Cho binanın ikinci katına çıkıp öğrencileri ve öğretim görevlilerini vurmaya başladı.Both then entered the courtyard and fired into the students.
Rick ve Carl silahlanır ve aylakları birer birer vurmaya başlar.Rick and Carl arm themselves with assault rifles and gun them down.
Aylaklar, evin ön kapısına vurmaya başlar.A Denizen that watches the Front Door of the House.
Vurmalı çalgılar: Conga: (Küba’daki diğer adıyla tumbadoras): Bir rumba çalgısıdır.One example of their skits has the following lines: Toshi: Let's have a drink.
ABD, Afganistan'da IŞİD hedeflerini de vurmaktadır.The United States faces multiple challenges in Afghanistan.
Sopasıyla beraber birini seçer ve ona vurmaya başlar.She then picks up a gun and begins shooting at him.
Vurma zamanı sonlu olmakla beraber bir sonlu beklenen değeri bulunması gerekmez.Even if the hitting time is finite with probability 1, it need not have a finite expectation.
Türk vurmalı çalgılarının sembolü olarak kabul edilmektedir.It is one of the recognised symbols of Rajahmundry.
Vurmalı çalgıların tarihi oldukça ilginç tartışmalar yaratmış bir konudur.When and how war originated is a highly controversial topic.
Hastalarının göğüslerine ve karınlarına hafifçe vurmaya başladı.He began to tap on the chests of his patients, on their abdomens.
Belki bana vurmak istersin.Perhaps you'd like to hit me?
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Striking a moving ball is a necessary skill in many sports.
Bir kuyruklu yıldızın Dünya'ya vurmak olsaydıIf a comet were to hit the Earth--
İtemiyorsunuz, çekiçle vurmaya başlıyorsunuz ve parçalara ayırıyorsunuz.You can't carry it away, so you bang it with your hammer, and you break off a piece.
Kapıya vurmadın!You didn't knock!
Kapıya vurman gerekir.You should knock.
Zaten toplara vurmak hiçbir zaman iyi olduğum yanım olmadı.Batting was never my strong point at school.
Kriketi boş verip, işi mizaha vurmaya karar verdim.I decide to forget the cricket and concentrate on the comedy.
Tekvando mu biliyorsun? Bana vurman şart mıydı?Are you Taekwon V or Mazingga Robot?
Korkan "Bir şey oldu" diye kapıya gitti ve dinledi, bakmakta değil vurmak için.Fearing "something was the matter," she went to the door and listened, not caring to knock.
"Ben onun manşet vurduğunda," Cuss tam bir kol vurmak gibi hissettim, size "dedi."When I hit his cuff," said Cuss, "I tell you, it felt exactly like hitting an arm.
Bu vurma devam etti.The hitting continued.
VURMA KUTULARIKNOCKlNG BOXES
Vurman lazım.You've got to shoot.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."But what if you don't hit?" "I shall hit," said George, coolly.
Ben de vurmadım.I don't know about you, I don't plan on getting shot running away. Well, I better keep mine in.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.They can't attack you there, so they attack you on a personal level.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.This is hitting the reservoirs.
Duncan, lütfen o adam vurma, o da etten kemikten.Duncan, please, stop hitting that man, he’s flesh and blood just like you.
Hiç kimseye vurmadım.I never struck anyone.
Şimdi onu vurmak, iyi bir fikir olmayabilir.Now I'm not sure that shootin' him is takin' care of him.
Ayrıca, petrol çıkarma işindeki en iyi adamını vurmanın... - ...akıllıca olduğunu sanmıyorum.Not to mention the fact that I don't think you wanna kill the best man on your crew,
Birilerini vurmanın komik olduğunu mu sanıyorsun?Just a ricochet. You know, it's all funny till somebody gets shot in the leg!
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.I'm right. Hitting the rock from the outside won't do the job.
Güdümlü füzeler üretme işinde. Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.He used to make the tip of the bomb, the thing that finds, uh, New York or Washington, you know?
Eğer komşumu sevmiyorsam, gidip onu vurmamı kastediyorsun özgürlükle?If I don't like the person next door and I shoot him
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod