Ben kimseye vurmadım.I didn't hit anybody.
Ben hiç Tom'a vurmadım.I've never beaten Tom.
Biz vurmak üzereydik.We were just about to knock.
Lütfen çekiçle vurmayı bırakın.Please stop hammering.
Onun sırlarını açığa vurmayacağım.I'm not going to reveal her secrets.
Tom tam fırtına vurmadan önce Boston'a geri gitti.Tom made it back to Boston just before the storm hit.
Çekiçle daha dikkatli ol - parmağıma vurma!Be more careful with the hammer - don't hit my finger!
Tom'un kafasına vurmayı severim.I like to hit Tom on the head.
Tom daha önce vurmalı çaldı.Tom formerly played percussion.
Henüz tabana vurmadık.We haven't yet hit bottom.
Tom'u vurmak istemedim.I didn't want to shoot Tom.
Tom'a vurmak istemedim.I didn't want to hit Tom.
Tom bana bir daha asla vurmayacağına söz verdi.Tom promised he'd never hit me again.
Tom, Mary'ye onu vurmaması için yalvardı.Tom begged Mary not to shoot him.
Fadil Rami'yi bir kez sırtından vurmayı başardı.Fadil managed to shoot Rami once in the back.
Fadıl köpeği vurmayı reddetti.Fadil refused to shoot the dog.
Fadıl birini vurmak istemedi.Fadil didn't mean to shoot someone.
Tom kimseyi vurmaya niyet etmedi.Tom didn't mean to shoot anyone.
Tom köpeği vurmayı reddetti.Tom refused to shoot the dog.
Köpeğimi vurmak istemedim.I didn't want to shoot my dog.
Tom dün gece bana vurmaya çalıştı.Tom tried to hit me last night.
Tom kimseyi vurmak istemedi.Tom didn't mean to shoot anybody.
Tom'a vurmaya çalıştım.I tried to hit Tom.
Tom fırtına vurmadan hemen önce eve gitti.Tom made it home just before the storm hit.
Tom'a vurmak üzereydin gibi görünüyordu.It looked like you were about to hit Tom.
Tom fırtına vurmadan hemen önce eve döndü.Tom got home just before the storm hit.
Mary Tom'a artık ona vurmaması için yalvardı.Mary begged Tom not to hit her anymore.
Daha önce hiç kimseye vurmadım.I've never hit anyone before.
Tom, Mary'ye bir daha asla vurmayacağına yemin etti.Tom swore he'd never hit Mary again.
Tom voliyi vurmanın bir yolunu bulmuş.Tom has found an easy way to make money.
Tom bana tekrar vurmadığına yemin etti.Tom swore he'd never hit me again.
Sami fantezilerini dışa vurmak istedi.Sami wanted to act out his fantasies.
Genellikle duygularımı açığa vurmam.I don't usually show my feelings.
Genellikle hislerimi açığa vurmam.I don't usually show my feelings.
Keşke Tom'a o kadar sert vurmasaydım.I wish I hadn't hit Tom so hard.
Tom Mary'ye vurmamış olduğunu dilediğini söyledi.Tom said he wished he hadn't hit Mary.
Tom'a vurmam kesinlikle.I'd never hit Tom.
Ayıyı vurmaya çalıştım.I tried to shoot the bear.
Lütfen beni vurma.Please don't shoot me.
Tom Mary'nin John'a vurmaya çalıştığını söyledi.Tom said that Mary tried to shoot John.
Tom duygularını açığa vurmadı.Tom kept a straight face.
Ben sana vurmadım.I didn't hit you.
Sami, Leyla'nın yüzüne vurmaya başladı.Sami started hitting Layla in the face.
Sami, Leyla'ya vurmaya başladı.Sami started to hit Layla.
Tom kimseye vurmadı.Tom wouldn't hit anyone.
Tom kimseyi vurma niyetinde olmadığını söyledi.Tom said he hadn't intended to shoot anyone.
Tom asla Mary'ye vurmadı.Tom never hit Mary.
Eğer dövüş kaçınılmazsa, ilk sen vurmalısın.If a fight is inevitable, you have to strike first.
Tom durduk yerde bana vurmaya başladı.Tom began to hit me for no reason.
Tom sebepsiz yere bana vurmaya başladı.Tom began to hit me for no reason.
Tom ortada bir neden yokken bana vurmaya başlamıştı.Tom began to hit me for no reason.
O, deliye vurmadı.He hasn't gone mad.
Beceri kimsenin vuramadığı hedefi, deha ise kimsenin göremediği hedefi vurmaktır.Talent is hitting a target that nobody hits. Genius is hitting a target that no one sees.
Karl kapıya vurmaya başladı.Karl started pounding on the door.
Paul, Rima'ya vurmakta tereddüt etmedi.Paul didn’t hesitate to hit Rima.
Toraman (Eudes): "Çok güçlüdür ve arkadaşlarının burnuna vurmaktan hoşlanır."Eudes : "He's very strong and likes to punch our friends on the nose."
Brejc'in ajansı altında LDS partisinin bazı önde gelen üyelerini vurma oldu.Under Brejc agency was tapping some leading members of LDS party.
Sesi, imgeler, dev vurmalı sesleri: benim için her şeyi yakalamışa benziyordu.Her voice, the imagery, the huge drum sound: it seemed to capture everything for me.
21:17 Annene ve babana vurma Ex.21:17 Not to strike your father and mother — Ex.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.He attempts to shoot her, but there are no bullets in the gun.