Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Od głosu wzdychania mego przylgnęły kości moje do ciała mego.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Od hlasu lkání mého přilnuly kosti mé k kůži mé.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Od hlasu môjho vzdychania prischla moja kosť k môjmu mäsu.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Per il lungo mio gemere aderisce la mia pelle alle mie ossa
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Podoben sem pelikanu v puščavi, sem kakor sova v podrtinah.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Seamăn cu pelicanul din pustie, sînt ca o cucuvaie din dărîmături;
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Sou semelhante ao pelicano no deserto; cheguei a ser como a coruja das ruínas.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Soy semejante al búho del desierto; soy como la lechuza de los sequedales
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Tôi trở giống như con chàng bè nơi rừng vắng , Khác_nào chim mèo ở chốn bỏ_hoang .
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Tôi trở giống như con chàng bè nơi rừng vắng, Khác nào chim mèo ở chốn bỏ hoang.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Κατεσταθην ομοιος του ερημικου πελεκανος εγεινα ως νυκτοκοραξ εν ταις ερημοις.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.Приличам на пеликан в пустиня, Станал съм като бухал в развалини.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.דמיתי לקאת מדבר הייתי ככוס חרבות׃
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.اشبهت قوق البرية. صرت مثل بومة الخرب.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.我 如 同 曠 野 的 鵜 鶘 . 我 好 像 荒 場 的 鴞 鳥
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.我 如同 曠野 的 鵜鶘 . 我 好像 荒場 的 鴞鳥
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.A városban csak pusztaság maradt és rommá zúzatott a kapu.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.De stad is een puinhoop, haar poorten zijn vernield.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Eitel Wüstung ist in der Stadt geblieben, und die Tore stehen öde.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.En la ciudad ha quedado la desolación. Sus puertas han sido destrozadas con la ruina
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.I Byen er Øde tilbage, og Porten er hugget i Splinter.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Jäljellä on kaupungissa hävitys, portti on pirstaleiksi lyöty.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.성읍이 황무하고 성문이 파괴되었느니라
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Kota sudah hancur lebur, dan gerbang-gerbangnya runtuh berantakan
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.La dévastation est restée dans la ville, Et les portes abattues sont en ruines.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Na cidade só resta a desolação, e a porta está reduzida a ruínas.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Nella città è rimasta la desolazione; la porta è stata abbattuta, fatta a pezzi
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Numai pustiire a mai rămas în cetate, şi porţile stau dărîmate.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Ödeläggelse allenast är kvar i staden, och porten är slagen i spillror.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Po mestu je ostalo le razdejanje, in v razvaline so razbita vrata.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Spustoszenie w mieście zostanie, a bramy zburzone będą.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Tilbake i byen er bare ødeleggelse, og porten er slått i stumper og stykker.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Trong thành vắng vẻ, cửa thành phá hoại!
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Trong thành vắng_vẻ , cửa thành phá_hoại !
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Zostane v meste púšť, i brána bude potlčená v trosky.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Zůstane v městě poušť, i brány zbořeny budou.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.Ερημια εμεινεν εν τη πολει, και η πυλη εκτυπηθη υπο αφανισμου
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.В городе осталось запустение, и ворота развалились.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.В града остана пустота, И портата е разбита и съборена.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.נשאר בעיר שמה ושאיה יכת שער׃
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.الباقي في المدينة خراب وضرب الباب ردما.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.城 中 只 有 荒 涼 、 城 門 拆 毀 淨 盡
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.城中 只有 荒涼 、 城門 拆毀淨盡
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.(64:9) Tes villes saintes sont un désert; Sion est un désert, Jérusalem une solitude.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.As tuas santas cidades se tornaram em deserto, Sião está feita um ermo, Jerusalém uma desolação.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Các thành thánh của Ngài đã nên đồng vắng ; Si-ôn đã trở_nên đồng vắng , Giê-ru-sa-lem đã trở_nên hoang_vu .
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Các thành thánh của Ngài đã nên đồng vắng; Si-ôn đã trở nên đồng vắng, Giê-ru-sa-lem đã trở nên hoang vu.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Cetăţile Tale cele sfinte sînt pustii; Sionul este pustiu, Ierusalimul o pustietate!
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Die Städte deines Heiligtums sind zur Wüste geworden; Zion ist zur Wüste geworden, Jerusalem liegt zerstört.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Dina heliga städer hava blivit en öken, Sion har blivit en öken, Jerusalem en ödemark.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.주의 거룩한 성읍들이 광야가 되었으며 시온이 광야가 되었으며 예루살렘이 황폐하였나이다
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Kota-kota suci-Mu menyerupai padang gurun, Yerusalem menjadi padang tandus yang sepi
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Města svatosti tvé obrácena jsou v poušť, Sion v poušť, i Jeruzalém v pustinu obrácen.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Mesta svetosti tvoje so puščava, Sion je puščava, Jeruzalem je pustinja.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Mestá tvojej svätosti sú obrátené na púšť, Sion je púšťou, a Jeruzalem pustinou;
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Sinun pyhät kaupunkisi ovat tulleet erämaaksi, Siion on erämaaksi tullut, Jerusalem autioksi.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Tus santas ciudades se han vuelto un desierto. Sion ha llegado a ser un desierto, Jerusalén una desolación
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Uw heilige steden zijn verwoest; Jeruzalem is een troosteloze wildernis.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Αι αγιαι πολεις σου εγειναν ερημοι, η Σιων εγεινεν ερημος, η Ιερουσαλημ ηρημωμενη.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Города святыни Твоей сделались пустынею; пустынею стал Сион; Иерусалим опустошен.