Bu ölüm vakalarının 450.000'den çoğu 5 yaş altı çocuklarda görülen rota virüse bağlıdır.Mais de 450.000 das mortes nesta faixa etária são provocadas por rotavírus.
Lloviu virüsü (LLOV) Ebola virüsü ve Marburg virüsü ile uzaktan ilişkili kültürsüz bir virüstür.O gênero Ebolavírus gênero está intimamente relacionado com o vírus de Marburg.
Virüsteki nükleik asit 8 tane negatif anlamlı RNA'dan oluşur.O vírus da gripe, por exemplo, tem oito genes separados feitos de RNA.
Virüsler, genomlarının anlamına göre sınıflandırılırlar.Os Neurolépticos são classificados de acordo com sua potência.
Zika virüsü hastalığı olarak da bilinen Zika ateşi, Zika virüsü’nün yol açtığı bir hastalıktır .Febre zica ou febre zika, também denominada febre por vírus zica, é uma doença causada pelo vírus zica.
Virüsün bulaştığı bu ilk kişiler, hastalığın önce diğer köylere yayılmasına sebep oldular.As pessoas infectadas por essas vítimas espalharam a doença para outras vilas.
Fakat hastalığın virüs enfeksiyonu sonucunda oluştuğu ispatlanmamıştır.No entanto, não foi possível demonstrar inequivocamente que a infeção por ébola tenha ocorrido.
Bazı virüsler, viral kapsitlerini saran ve viral zarf denen bir yapıya sahiptirler.Envelope Alguns vírus têm uma bolha de gordura que recobre o vírion.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.De virussen kunnen lange tijd overleven in de omgeving.
H7N9 virüsünün ilk kez 2013 yılında insanları enfekte ettiği bildirildi.H7N9 In 2013 voor het eerst bij mensen vastgesteld.
Virüsler için uluslararası kabul görmüş taksonomi geliştirmek.De doelstellingen zijn: Om een internationaal overeengekomen taxonomie op virussen te ontwikkelen.
Ancak günümüzde virüsleri ve virüs çeşitliliğinin sadece çok küçük bir bölümü incelenmiştir.Op dit moment is echter slechts een klein deel van de totale diversiteit aan virussen bestudeerd.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Regelmatig handen wassen verkleint de kans op overdracht van koude virussen.
Ama neredeyse yüzde yüze varan oranlarda kediler bu virüsün hastalığını yenebilirler.In de meeste gevallen zullen gezonde katten het virus overwinnen.
Virüs oldukça bulaşıcıdır.Kinkhoest is zeer besmettelijk.
1980'lerin sonunda, Magaly HIV virüsü kaptı ve 1996 yılında AIDS'den öldü.Eind jaren tachtig liep Magaly het aidsvirus op.
Satallitler (uydular) ve prionlar virüs olarak sınıflandırılmazlar.Virussen en prionen worden in het algemeen niet als organismen beschouwd.
Carlos, Jill' in maruz kaldığı virüs için tedavi bulmaya çalışacaktır.Carlos vindt het tegengif voor Jill's infectie.
VirusTotal PC World dergisi tarafından 2007'nin en iyi 100 ürününden biri olarak seçilmiştir.In 2007 was VirusTotal geselecteerd voor de top honderd beste producten door PC World.
Hepatit C virüsü; küçük, sarılı, monokataner, pozitif duyulu bir RNA virüsüdür.Het hepatitis C-virus is een klein, positief enkelstrengig RNA-virus.
Elk Cloner Dünya'nın ilk bilgisayar virüsüdür.Elk Cloner wordt beschouwd als het eerste volwaardige computervirus in de geschiedenis.
Halen dünya üzerinde H3N1 ve H1N1 virüsleri birlikte dolaşmaktadır.Toch worden veel mensen nog steeds flink ziek van H1Nx- en H3Nx-virussen.
Virüslerin büyük çoğunluğu RNA genomlarına sahiptir.De meeste arbo-virussen zijn RNA-virussen.
Antijenik kayma Grip A ve Grip B virüslerinin her iki türünde de meydana gelir.Bij mensen wordt griep veroorzaakt door de influenza type A- en B-virussen.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.De kleur van het slijm geeft niet aan of de infectie is veroorzaakt door een bacterie of een virus.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.In totaal worden meer dan tweehonderd virussen in verband gebracht met verkoudheid.
Her yıllık grip mevsimi normalde büyük bir grip virüsü alt tipi ile ilişkilidir.Een griepvirus van een bepaald jaar is meestal een mutatie van een griepvirus van het jaar daarvoor.
Hepatite genellikle A, B, C, D, E virusları yol açar.Het zijn vooral de hepatitisvirussen A, B en C die regelmatig het nieuws halen.
15 Mayıs - ABD'de HIV virüsü sebebiyle ilk ölüm olayı gerçekleşti.30 - In de Verenigde Staten valt een eerste dode als gevolg van het zikavirus.
Virüsler de replikasyon yolu ile çoğalmaktadırlar.Retrotransposons vermeerderen zich ook door reverse-transcriptie.
Elk Cloner Apple II sistemlerini etkileyen boot sector virüsü olarak bilinmektedir.Elk Cloner was een zogenaamd bootsectorvirus.
Önceden bir Firewall veya Anti-Virus-Software imzası ile karşılaşmadan.Het is dus een firewall en antivirus ineen.
Sonraları Uluslararası Virüs Taksonomisi Komitesi (UAVTK) kuruldu.Zoals vastgesteld door het International Committee on Taxonomy of Viruses.
Her bir virüs DNA'dan oluşan nükleik aside sahiptir.Tevens bezit elke mutant een DNA plaatje.
Seroloji (virüs antikorlarının tespiti için) viral menenjitte kullanışlı olabilir.Bij virale meningitis kan serologie (identificatie van antilichamen tegen virussen) nuttig zijn.
Bu salgına yol açan grip virüs H1N1 virüsünün atasıydı.Het virus dat de Spaanse griep veroorzaakte was van het type H1N1.
Pandemik H1N1 virüsü sebebyile ilk ölüm 25 Ekim 2009 tarihinde gerçekleşmiştir.Het eerste besmettings geval van de Mexicaanse griep was op 1 mei 2009.
HIV virüsünün üç glikoproteini vardır.Er zijn drie genotypen van het virus.
Biyolojik virüsler ile bilgisayar virüslerinin birçok yönden benzeştikleri bilindiktir.Spywareprogramma's lijken in zekere zin op computervirussen.
Deney, önerilen bir grip virüsü içeriyordu.Hanneman had de infectie necrotiserende fasciitis.
Bu özel enzimler, bakteri ve arkelerde bulunurlar ve virüslere karşı bir savunma mekanizmasına aittirler.Dit is voor insecten een schadelijke stof en daardoor een afweermechanisme tegen vraat.
Tai Ormanı, Ebola virüsünün doğal bir rezervuarıdır.Vogels worden geacht het natuurlijke reservoir van het influenza A virus te zijn.
Bu bağlamda 2002 yılında Rusya'da HIV-Virüsü taşıyan çocukları ziyaret etmiştir.W 2002 r. odwiedziła w Rosji dzieci z wirusem HIV.
Chiron, virus ve teşhisi ile ilgili çeşitli patentler aldı.Firma Chiron złożyła podanie o przyznanie kilku patentów dotyczących wirusa oraz diagnostyki.
Virüsler, pnömoni vakalarının yetişkinlerde yaklaşık üçte birinin ve çocuklarda %15’inin sebebidir.Wirusy są przyczyną około jednej trzeciej zachorowań u dorosłych i około 15% u dzieci.
Rota virüs bulaşan çocukların tamamen iyileşmesi, genellikle üç ila sekiz gün sürer.Dzieci zakażone rotawirusem zazwyczaj wracają do zdrowia w ciągu trzech do ośmiu dni.
1992 - Michelangelo virüsü, bilgisayarları etkiledi.1992 – Po raz pierwszy uaktywnił się wirus komputerowy Michelangelo.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.Wirusy mogą dostać się do płuc na szereg różnych sposobów.
VirusTotal PC World dergisi tarafından 2007'nin en iyi 100 ürününden biri olarak seçilmiştir.VirusTotal został wybrany przez PC World jako jeden ze stu najlepszych programów w 2007 roku.
Virüs ülkeye Haitiden gelmiştir.Rodzina Duval pochodzi z Haiti.
En basitiyle; fiziksel engeller bakteri veya virüs gibi patojenlerin vücuda girmelerini engeller.Najprostsze są bariery fizyczne, które zapobiegają wejściu do ciała takim patogenom, jak bakterie czy wirusy.
Ölen on bir genç kuşun beyinlerinde BAtı Nil virüsünün öldürücü bir ırkına rastlanmıştır.Z mózgu jedenastu martwych młodych osobników wyizolowano zjadliwy szczep wirusa gorączki Zachodniego Nilu.
Çoğu zaman, enfeksiyona neden olan birden fazla virüs mevcuttur.Często obecny jest więcej niż tylko jeden wirus.
HSV-1 virüsü sinir sistemine zarar vermekte ve kişinin alzheimer olma riskini arttırmaktadır.Infekcja wirusem HSV-1 stanowi silny czynnik ryzyka w rozwoju choroby Alzheimera.
Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir.Zabójczy śmiercionośny wirus dziesiątkuje całą ludzkość.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.W sumie ponad 200 różnych typów wirusów jest związanych z występowaniem przeziębień.
Deney, önerilen bir grip virüsü içeriyordu.Podejmował próby hodowli wirusa żółtaczki zakaźnej.
Virüsler, diğer türlere gen aktarabilirler.Wirusy są w stanie wymieniać geny pomiędzy gatunkami.
İnsandan virüse proteinlerin oluşumunda en çok kullanılan 20 çeşit amino asit vardır.Jest ponad 20 białkowych alergenów w jajku.
Norwalk virüsü enderdir.Koniec rokoszu Zebrzydowskiego.