Ana içeriğe geç
Sözlük

virüs ile cümle

virüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kullanılan diğer antiviral ilaçlar virüs yaşam döngüsünün çeşitli evreleri hedefler.الأدوية الأخرى المضادة للفيروسات تستهدف في استخدامها مراحل مختلفة من دورة الحياة الفيروسية.
Chiron, virus ve teşhisi ile ilgili çeşitli patentler aldı.قدمت تشيرون العديد من براءات الاختراع المتعلقة بالفيروس وتشخيصه.
Virüsün, diğer hayvanlarda hastalığa yol açtığına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.ومن غير المعروف إذا ما كان يسبب المرض لدى أي حيوانات أخرى.
Enfeksiyona neden olan iltihabı bilinmiyor ama patologlar, buna bir virüsün sebep olduğuna inanmakta.وسبب تلك العدوى المسببه للإلتهاب غير معروفه، ولكن يعتقد الباثولوجيين أنه فيروس.
1928'de, H. B. Maitland ve M. C. Maitland, kıyılmış tavuk böbreği süspansiyonunda vaccinia virüsü ürettiler.في عام 1928، زرع HB و MC (ميتلاند) فيروس الوقس في معلق من كلى الدجاج المفروم.
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.أثار فيروس ماربورغ اهتمام واسع النطاق في الصحافة العالمية في أبريل 2005 إثر تفشي هذا المرض في أنغولا.
İsrail'de test edilen diğer leyleklerin vücutlarında Batı Nil virüsüne karşı antikorlara rastlanmıştır.وقد وجدت اجسام مضادة تجاة فيروس غرس النيل في أجسام اللقالق اللتى أجري عليها الأختبار في أسرائيل.
Batı Nil virüsü, sivrisinekler aracılığıyla kuşlar arasında yayılan bir kuş engeksiyonudur.حمّى غرب النيل هو مرض فيروسي ينتشر بواسطة البعوض.
Tütün mozaik virüsü ilk kez kristalize edildi ve yapısı bu nedenle ayrıntılı olarak tarif edilebildi.كان فيروس تبرقش التبغ أول فيروس تتم بلورته وأمكن بالتالي أن تكون بنيته واضحة بالتفصيل.
Kristalize virüsün ilk X ışını kristalografisi görüntüleri Bernal ve Fankuchen tarafından 1941'de elde edildi.تم الحصول على أول صور حيود الأشعة السينية للفيروس المبلور من قبل برنال وفانكيشين عام 1941.
Ekolojisi tam olarak bilinemeyen virüsün yayılmasında göçeden kuşların önemli bir etkisi olduğu görülmektedir.كما أن إنتشار الفيروسات الغير معروفة بشكل تام على البيئة يكون له تاثير مهم جدا على الطيور المهاجرة.
2003 - SARS virüsü nedeniyle Çin'de okullar iki hafta tatil edildi.2003 - السلطات الصينية تغلق جميع المدارس والجامعات في البلاد لمدة إسبوعين بسبب انتشار وباء سارس.
Kızamık ve herpes simpleks (uçuk) gibi bazı virüsler akciğerlere kan yoluyla ulaşabilir.قد تصل بعض الفيروسات مثل فيروس الحصبة وفيروس الحلأ البسيط إلى الرئتين عن طريق الدم.
Virüsteki E2 glikoprotein SR-BI'e bağlanır.يتفاعل البروتين مع إنتغرين ألفا-2ب.
Virüsler, pnömoni vakalarının yetişkinlerde yaklaşık üçte birinin ve çocuklarda %15’inin sebebidir.تشكل الفيروسات ما يقرب من ثلث أسباب إصابة البالغين و15% من أسباب إصابة الأطفال بذات الرئة.
Virüs konak hücreye girmeden önce tutunması gerekir.ويجب على لينك إيقافها قبل تحقيق مراده.
Nükleik asitler, bütün canlı hücrelerde ve virüslerde bulunan, nükleotid birimlerden oluşmuş polimerlerdir.الأحماض النووية توجد في كل الخلايا الحية والفيروسات.
Alyuvarlara yerleşen virüs tüm vücudu sarar.أما البلاعم فتوجد في كل أنحاء الجسم.
Daha sonra bu üç virüs türünden birini kapması halinde, ciddi sorunlar yaşaması olasıdır.وسوف تكون المذنب الوفاء كل ثلاثة من هذه المعايير سيكون بالتأكيد مذهلة.
Ölümcül bir virüs dünyayı sarmış, insan nüfusu hızla yok olmuştur.من منخفض استوائي سريعة الحركة توفي بسرعة على الأرض.
Aşılama virüs enfeksiyonlarından korunmada etkili ve ucuz bir seçenektir.التطعيم هو وسيلة رخيصة وفعالة للوقاية من عدوى الفيروسات.
Virüsler, çocuk yaş grubundaki bulaşıcı ishal olaylarının yaklaşık %70’inin sebebidir.تسبب الفيروسات نحو 70% من نوبات الإسهال المُعدِية في الفئة العمرية الصغيرة.
Hastalığa, hepatit C virüsü (HCV) sebep olur.ويسببه فيروس الورم الحليمي البشري (HPV).
Virüs, kaynaklı ölümcül bir hayvan hastalığıdır.فيروس سارس هو مرض تنفسي فيروسي من أصل حيواني المنشأ.
Çalışmalarda virüslerin kullanımı hücre biyolojisi hakkında değerli bilgiler sağlamıştır.وقد وفرت دراسة واستخدام الفيروسات معلومات قيمة حول جوانب البيولوجيا الخلوية.
Viral epidemiyoloji virüslerin yayılımı ve kontrolünü ele alan bir tıp dalıdır.علم الأوبئة الفيروسي هو فرع من العلوم الطبية يتعامل مع الانتقال والسيطرة على العدوى الفيروسية بين البشر.
İyi çalışılmış tütün mozaik virüsü bir sarmal virüs örneğidir.ودراسة فيروس تبرقش التبغ هو مثال على الفيروسات الحلزونية.
Pandemik H1N1 virüsü sebebyile ilk ölüm 25 Ekim 2009 tarihinde gerçekleşmiştir.وفي 21 تشرين الأول / أكتوبر 2009، سجلت أول حالة وفاة تتعلق بفيروس H1N1 في صربيا.
Sonraları Uluslararası Virüs Taksonomisi Komitesi (UAVTK) kuruldu.فيما بعد أسست اللجنة الدولية لتصنيف الفيروسات.
1992 - Michelangelo virüsü, bilgisayarları etkiledi.1992 — Vírus de computador Michelangelo começa a afetar os computadores.
Bu bağlamda 2002 yılında Rusya'da HIV-Virüsü taşıyan çocukları ziyaret etmiştir.Em 2002, a princesa visitou crianças com HIV na Rússia.
1988 ve 2002'de, Avrupada binlerce sığ su foku phocine distemper virüs enfeksiyonu nedeniyle ölmüştür.Em 1988 e 2002 milhares de focas foram mortas na Europa pelo vírus phocine distemper.
Kısa bir süre sonra, virüsler proteinler ve RNA parçalarına ayrıştırıldılar.Um curto tempo depois, este vírus foi separado em partes de proteína e RNA.
Bu görüntüleri temel alan Rosalind Franklin 1955 yılında virüsün tam yapısını keşfetti.Com base nos seus quadros, Rosalind Franklin descobriu a estrutura completa do vírus em 1955.
Batı Nil virüsü, sivrisinekler aracılığıyla kuşlar arasında yayılan bir kuş engeksiyonudur.O Vírus do oeste do Nilo é uma infecção que é transmitida entre aves por mosquitos.
Ancak bir kişiye virüs yeniden bulaşırsa, bu durumda belirtiler daha çabuk başlayabilir.Se uma pessoa é infectada novamente, os sintomas podem aparecer muito mais rapidamente.
Rota virüs bulaşan çocukların tamamen iyileşmesi, genellikle üç ila sekiz gün sürer.As crianças infectadas por rotavírus recuperam normalmente após três a oito dias.
1928'de, H. B. Maitland ve M. C. Maitland, kıyılmış tavuk böbreği süspansiyonunda vaccinia virüsü ürettiler.Em 1928, H.B. Maitland e M.C. Maitland cultivaram o vírus de vaccínia em suspensão de rins de galinhas moídos.
VirusTotal PC World dergisi tarafından 2007'nin en iyi 100 ürününden biri olarak seçilmiştir.VirusTotal foi selecionada pela PC World como um dos 100 melhores produtos de 2007.
Dang virüsünün dört farklı türü vardır.Qual é o monstro certo? - São mostrados quatro monstros diferentes.
Hastalığa neden olan virüs ilk kez 1947’de izole edilmiştir.O vírus que causa a doença foi isolado pela primeira vez em 1947.
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .Alguns vírus não causam mudanças aparentes à célula infectada.
Hastalığa Phlebovirus tipi RVF virüsü neden olmaktadır.A doença é causada pelo vírus RVF, que é do tipo Phlebovirus.
Ancak, OneCare için virüs tanımları ve desteği, bir abonelik süresi dolana kadar devam eder.No entanto, as definições de vírus e suporte para o OneCare continuariam até uma caducidade expirar.
DNA virüsleri Baltimor sınıflandırma sisteminde I. Grup ya da II. Grup üyeleridir.A maioria dos vírus DNA pertencem aos grupos I e II do sistema de classificação de Baltimore.
Rota virüs, bağışıklık kazanmış olmaları nedeniyle yetişkinlerde daha az görülür.O rotavírus é uma causa menos comum em adultos devido à imunidade adquirida ao longo da vida.
Batı Nil Virüsü tropik ve ılıman iklimlerde bulunan bir virüstür.O vírus do Nilo Ocidental está presente em regiões temperadas e tropicais do mundo.
Bu alandaki bilgileri onun 1983 yılında AIDS virüsünün keşfine giden yolda yardımcı oldu..Seu conhecimento nesse campo levou ao descobrimento do HIV em 1983 como sendo a origem da doença.
H7N9 virüsünün ilk kez 2013 yılında insanları enfekte ettiği bildirildi.Em 2004 no Egito, H10N7 foi relatado pela primeira vez em seres humanos.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Os mecanismos usados pelos patógenos para evadir o sistema imune adquirido são ainda mais complexos.
Bir diğer evrensel ilke ise, virüslerin dışındaki tüm canlıların hücrelerden oluştuğudur.Todos os seres vivos são constituídos por células, com exceção dos vírus.
Doğru prezervatif kullanımı HIV virüsünün bulaşmasını %80 oranında engeller.O uso de preservativos reduz o risco de transmissão de HIV em cerca de 80% a longo prazo.
Virüsler, çocuk yaş grubundaki bulaşıcı ishal olaylarının yaklaşık %70’inin sebebidir.Os vírus são responsáveis por cerca de 70% dos episódios de diarreia infecciosa em pediatria.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.No total, estão associados à doença mais de 200 diferentes tipos virais.
Tıp tahsilini yaptıktan sonra kendisini virüs araştırma çalışmalarına verdi.Embora tivesse formação médica, tornou-se conhecido por seus trabalhos sobre numismática.
Bu dosyalar bilgisayar solucanı veya virüs gibi zararlı içerikler içerebilir.Esses arquivos poderiam conter conteúdo malicioso, tal como um worm ou um vírus de computador.
Bu virüsler bitkilerde verim kaybına neden olurlar ancak bunlarla mücadele ekonomik değildir.Esses cemitérios aparentemente promovem a igualdade entre os homens, sem discriminação econômica.
Virüsler ancak canlı bir hücrenin enzimlerini kullanarak çoğalabilirler.Os vírus só são capazes de se replicar em células vivas.
Bu salgına yol açan grip virüs H1N1 virüsünün atasıydı.Inicia terceira etapa da vacinação contra Gripe H1N.
Diğer virüslerde aynı aileye aittir ve insanlarda hastalıklara sebep olur.Outros parasitas da mesma família são causadores de oncocercose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
virüs ile cümle - Sayfa 15 - virüs kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App