vicdan ile cümle

vicdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Herkes kendi vicdanının sesini dinler.Escucha siempre la voz de tu conciencia.
Vicdanı ve hisleri yoktur.No tenían emociones ni sentimientos.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Están dotados de razón y de conciencia, y deben tratarse los unos a los otros con espíritu de fraternidad.
"İşte vicdanı yerden kaldıran adam".«El pueblo que se tragó la tierra».
Altızlar arasında en vicdanlı olan Quinn'dir.Una de las más importantes son las quinonas.
Bir genel tanıma göre Lâiklik, devletin din ve vicdan hürriyetini tanıması demektir.Y creer en una deidad de por sí desafía de la omnisciencia y el estatus del estado.
Din ve vicdan özgürlüğü, ülkenin anayasasıyla güvence altına alınmıştır.La libertad de expresión y de creencias debían estar garantizadas en la Constitución.
2008 - Güncel, o oldu Barış hareketi adlı, 2011 Vicdanî ret(양심적 병역 거부).2008: Somos - «Viaje mental» - Los Auténticos Decadentes.
Vicdan azabı duymuyorum.No puedo percibir tu conciencia.
Vicdanım dayanma gücümü ve beni ben yapan her şeyi yiyip bitiriyor!Su risa alimenta la mía, la mía la suya y no pode-mos parar.
Vicdani Ret Açıklamaları Almanağı (1989 – 2010).Un análisis crítico del discurso (1989-2013)».
Vicdan azabı, vicdan eksikliğinden duyulan pişmanlık.Llamada de tristeza, la consciencia cerrada.
Vicdanınıza bakın.Concientizarse.
"Değerlerini Yitiren, Vicdanını Kaybeden Dersimliler".Tributo en memoria de quienes perdieron su vida».
Onun bu kararı vicdan huzuru içinde bulunduğunu ispat edecek nitelikteydi.Su ejemplo me enseñó el sentido de estar viva.
Türkiye'de vicdanî ret uygulaması bulunmamaktadır ve askerlik yerine sivil bir alternatif sunulmamaktadır.La Turchia non riconosce l'obiezione di coscienza e non offre un'alternativa civile al servizio militare.
Benim vicdanım Adolf Hitler'dir.Voce principale: Adolf Hitler.
"İşte vicdanı yerden kaldıran adam".Sei tu che hai completamente perso il tuo senso morale».
Siz değil, sizin vicdanınız.«Non è la vostra immaginazione.»
Sözleşme organları Temmuz 2011'e kadar vicdani reddi AİHS kapsamında değerlendirmemiştir.Le S.H.E hanno smesso di condurre Guess Guess Guess a luglio.
Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.Ogni persona ha diritto alla libertà di pensiero, di coscienza e di religione.
Vicdani Ret Derneği.Del vero abbandono.
Özgür vicdanlar susturulmuştur.La libertà di parola è seriamente compromessa.
Anlatıcı ilk başta pişman olur ve suçundan dolayı vicdan azabı çeker.Viene attaccato una prima volta da Mister Question perdendo i sensi.
Vicdanını tamamen mi yitirdin sen?Совсем совесть потерял?
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Они наделены разумом и совестью и должны поступать в отношении друг друга в духе братства.
Vicdanınıza bakın.Поступайте по совести.
Vicdan azabı duymuyorum.Не испытываю угрызений совести.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Однако в этом случае речь идёт о самоутверждении под видом защиты правды.
İki vicdansız şarap üreticisi, César ve Ugolin, tarafından karşılanır.Заведённый порядок нарушают два незваных гостя, — Клеофас и Асмодей.
2- Vicdan, vicdan sesi.2. самонадеянность, самоуверенность.
Vicdan azabı çeken Millie ona çok iyi davranmaya başlar.Лиза, обделённая вниманием Милхауса, начинает его преследовать.
Çünkü sanat, vicdanın dilidir.Искусство как язык – языки искусства.
Maddeye Karşı Çalışma Grubu: 'Vicdani red hakkı tanınsın'".Тема диссертации «Исследование доброкачественности ржаной муки».
Bu bölüme vicdan da denilebilir.دالة قد تكون معرفة جزئياً بنفسها.
Vicdanınıza bakın.يقظة الوعي.
Vicdani Ret Açıklamaları Almanağı (1989 – 2010).السواتي، غفران الحق (01-09-2012).
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.وهم قد وهبوا العقل والوجدان وعليهم أن يعاملوا بعضهم بعضاً بروح الإخاء.
Fakat Titüs'ün vicdanı bu idamı doğru bulmamaktadır.على رأسها دين راسك لم يتمكن أن يعرقل هذه العملية .
Türkiye'de vicdanî ret uygulaması bulunmamaktadır ve askerlik yerine sivil bir alternatif sunulmamaktadır.يمكن اعتبار التصويت حقاً مدنياً، بدلاً من كونه واجباً مدنياً.
"Türkiye'de Vicdani Ret"."الشعور بالذنب في 'شتم تركيا'".
9’da güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğünün zorunlu bir gereği olarak kabul etmiştir.تعترف المادة 9 الحق في الحرية والأمان الشحصي.
Vicdani retçiler kendilerini antimilitarist ya da pasifist olarak tanımlayabilmektedirler.لذلك يمكن تحليل معاداة الوطنية من وجهة نظر سلامية أو معادية للعسكرة.
Vicdan insana hata ve doğruyu bildiren bir iç sestir.الإحساس القوي لمعرفة الصواب والخطأ.
Kitabını oku. İnsana hesap görücü olarak vicdanı yeter.اقرأ كتابك. كفى بنفسك عليك حسيبا.
Vicdani retçiler kendilerini antimilitarist ya da pasifist olarak tanımlayabilmektedirler.Além disso, alguns objetores podem considerar-se pacifistas ou antimilitaristas.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.São dotados de razão e consciência e devem agir em relação uns aos outros com espírito de fraternidade.
Siz değil, sizin vicdanınız.Não com o povo à sua volta, mas com a sua própria consciência.
"Dizide tekrar tekrar yer alan bir diğer espri de Peter'ın vicdan krizine girmesidir."Outra surreal e imaginativa piada recorrente envolve um ataque de consciência de Peter.
Vicdan ve ahlak duygusu gelişmeye başlar.Onde a compreensão e a inteligência começam a findar?
Vicdani Ret Derneği.Dono da Verdade.
Benim uzun zaman önce bir vicdanım vardı, Ama bunun hakkında konuşmamayı tercih ederim."Tenho algum conhecimento, mas não estou em posição de falar sobre isso."
Vicdanı ve hisleri yoktur.Kent geen emoties en gevoelens.
Siz değil, sizin vicdanınız.Maar dat zijn ze niet, maar wel familie.
Benim vicdanım Adolf Hitler'dir.De derde Adolf is Adolf Hitler.
Marion vicdani olarak yoldan çıkmıştır ve bilinmeyene doğru sürüklenmektedir.Maar Marion is ongelukkig en wil hem verlaten.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Są oni obdarzeni rozumem i sumieniem i powinni postępować wobec innych w duchu braterstwa.
Herkes kendi vicdanının sesini dinler.Wsłuchując się w głos sumienia.
Abigal’le ilişkisine son veren Proctor, karısına karşı vicdanında rahatsızlık duymaktadır.Jego żona, Debbie, narzeka na jej nudne życie.
Din ve vicdan özgürlüğü, ülkenin anayasasıyla güvence altına alınmıştır.Wolność sumienia i wyznania zagwarantowana jest przez Konstytucję Albanii.

İlgili Sayfalar