vicdan ile cümle
vicdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?هل التلفزيون عمل حرفي كضميرنا ، يغرينا ويكافئنا في الوقت نفسه؟
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?良心として機能しながら 同時に誘惑したり 見返りを与えたりしているのでしょうか これらの問いに答えるために
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.ale takí, ktorí majú tajomstvo viery v čistom svedomí,
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.bevarende Troens Hemmelighed i en ren Samvittighed.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.ci să păstreze taina credinţei într'un cuget curat.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.conservant le mystère de la foi dans une conscience pure.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.de böra äga trons hemlighet i ett rent samvete.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.die das Geheimnis des Glaubens in reinem Gewissen haben.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.e conservino il mistero della fede in una coscienza pura
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.guardando o mistério da fé numa consciência pura.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.ki hranijo skrivnost vere v čisti vesti.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.Kiknél megvan a hit titka tiszta lelkiismerettel.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.깨끗한 양심에 믿음의 비밀을 가진 자라야 할지니
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.Mający tajemnicę wiary w czystem sumieniu.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.Mající tajemství víry v svědomí čistém.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.nhưng phải lấy lương tâm thanh sạch giữ lẽ mầu nhiệm của đức tin.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.nhưng phải lấy lương_tâm thanh_sạch giữ lẽ mầu_nhiệm của đức_tin .
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.que mantengan el misterio de la fe con limpia conciencia
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.sådanne som har troens hemmelighet i en ren samvittighet.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.vaan sellaisia, jotka pitävät uskon salaisuuden puhtaassa omassatunnossa.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.Zij moeten oprechte volgelingen van Christus zijn.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.εχοντες το μυστηριον της πιστεως μετα καθαρας συνειδησεως.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.мали тайну віри в чистій совісті.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.хранящие таинство веры в чистой совести.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.чрез лицемерието на човеци, които лъжат, чиято съвест е пригоряла,
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.כי אם ישמרו את סוד האמונה ברוח טהורה׃
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.ولهم سرّ الايمان بضمير طاهر.
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.要 存 清 潔 的 良 心 、 固 守 真 道 的 奧 秘
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.要 存 清潔 的 良心 、 固守 真 道 的 奧秘
Ţimdi etsen bile, ileride vicdaný ađýr basacak... ...hepimizi ele verecek.Even though you induce it will outhweigh conscience in the future,
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Al deze dingen zijn mensen eigen, en ze leiden allemaal naar ons idee van geweten.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Das alles ist einzigartig menschlich und all dies summiert sich zur Vorstellung eines Gewissens.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Jadi semua ini hanya terjadi pada manusia, dan semuanya menguatkan ide kita akan hati nurani.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.이 모든 것들은 흥미로울 정도로 인간적이며 이들은 모두 우리가 가진 의식에 대한 사고에 차곡 차곡 축적됩니다.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Toate aceste lucruri sunt exclusiv umane şi împreună formează ideea noastră de conştiinţă.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Todas estas coisas são tipicamente humanas, e todas juntas contribuem para a nossa ideia de consciência.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Todo esto es exclusivo de los humanos y se suma a nuestra idea de la conciencia.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Toutes ces choses sont exclusivement humaines, et elles s'ajoutent à notre idée de conscience.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Tutte queste cose sono prettamente umane, e vanno tutte ad aggiungersi alla nostra idea di coscienza.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Wszystkie te cechy są jak najbardziej ludzkie i składają się na to co nazywamy świadomością.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Έτσι όλα αυτά είναι μοναδικά ανθρώπινα, και όλα συναινούν στην ιδέα μιας συνείδησης.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Все вышеперечисленное свойственно исключительно людям, и ведет нас к нашей идее о разуме.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Така, че всичките тези неща са уникално човешки и всичките те се причисляват към идеята ни за съзнанието.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.Ці всі речі є людськими і всі вони сумуються до ідеї свідомості.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.כך שכל הדברים הללו הם אנושיים בצורה יוצאת דופן, וכולם מתחברים לרעיון שלנו של מהו מצפון.
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.فكل هذه الأشياء مختصة بالأنسان فقط وهذه كلّها تضاف إلى فكرة الضمير .
Tüm bunlar insana has ve bunların toplamı bizim vicdan yapımızı oluşturuyor.積み重なったものが 私たちの良心を構成します 今 テレビの善悪の話はしていません
Ve böyle davranırken de vicdan azabı duymuyordum. Suçlu hissetmiyordum.No sentí ninguna culpa por esto... sólo después
Ve böyle davranırken de vicdan azabı duymuyordum. Suçlu hissetmiyordum.И докато го правех, не усещах никакви угризения, никаква вина.
Ve böyle davranırken de vicdan azabı duymuyordum. Suçlu hissetmiyordum.罪悪感は後から来た
Vicdan azabı? İşe yaramaz duygusallık?Τύψεις συνείδησης; Άχρηστα συναισθήματα;
Vicdan azabı?Kolkuttaako omatunto?
Vicdan azabı?La coscienza ti rode?
Vicdan azabı?¿Remordimientos de conciencia?
Vicdan azabı?Remorsos?
Vicdan azabı?Samvetskval?
Vicdan azabı?Samvittighedskvaler?
Vicdan azabı?Wyrzuty sumienia?
Vicdan azabı?Угрызения совести?
Vicdan azabýný böyle mi hafifletiyorsun?Γκιουνέυ, είσαι καλά;