vicdan ile cümle
vicdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.我 必稱頌 那 指教 我 的 耶和華 . 我 的 心腸 在 夜間 也 警戒 我
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Así, por el conocimiento tuyo se perderá el débil, un hermano por quien Cristo murió
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!A tvojou známosťou hynie slabý, brat, pre ktorého zomrel Kristus!
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!da går jo den skrøpelige fortapt for din kunnskaps skyld, den bror for hvem Kristus er død!
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Den skrøbelige går jo til Grunde ved din Kundskab, Broderen, for hvis Skyld Kristus er død.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Ed ecco, per la tua scienza, va in rovina il debole, un fratello per il quale Cristo è morto
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!És a te ismereted miatt elkárhozik a te erõtelen atyádfia, a kiért Krisztus meghalt.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Et ainsi le faible périra par ta connaissance, le frère pour lequel Christ est mort!
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Genom din »kunskap» går ju då den svage förlorad -- han, din broder, som Kristus har lidit döden för.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!I zahyneť bratr mdlý, (pro tvé to vědění), za kteréhož Kristus umřel.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!I zginie dla onej twojej umiejętności brat mdły, za którego Chrystus umarł.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Kajti po tvojem spoznanju se ta slabotni spravlja v pogubo, in to brat, ki je zanj umrl Kristus.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!그러면 네 지식으로 그 약한 자가 멸망하나니 그는 그리스도께서 위하여 죽으신 형제라
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Pela tua ciência, pois, perece aquele que é fraco, o teu irmão por quem Cristo morreu.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Sinun tietosi kautta turmeltuu silloin tuo heikko, sinun veljesi, jonka tähden Kristus on kuollut.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Thế thì ngươi lấy sự hay biết mình mà làm hư mất kẻ yếu đuối, là người anh em mà Ðấng Christ đã chết thế cho!
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Und also wird über deiner Erkenntnis der schwache Bruder umkommen, um des willen doch Christus gestorben ist.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Και δια την γνωσιν σου θελει απολεσθη ο ασθενης αδελφος, δια τον οποιον ο Χριστος απεθανεν.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Или само аз и Варнава нямаме право да не работим за прехраната си?
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!И от знания твоего погибнет немощный брат, за которого умер Христос.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!І погибне через твоє знаннє недужий брат, за котрого Христос умер.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!ויאבד על ידי דעתך אחיך החלש אשר למענו מת המשיח׃
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!فيهلك بسبب علمك الاخ الضعيف الذي مات المسيح من اجله.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!因 此 、 基 督 為 他 死 的 那 軟 弱 弟 兄 、 也 就 因 你 的 知 識 沉 淪 了
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!因此 、 基督為 他 死的 那 軟弱 弟兄 、 也就 因 你 的 知識 沉淪了
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.A tartós és káprázatos vibrál mintha az utolsó egy lelkiismeretlen idő.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Berkedip berkelanjutan dan mempesona tampak berlangsung untuk waktu budi.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Clipeste susţinut şi orbitor păreau să dureze un timp de neconceput.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.De aanhoudende en schitterende flikkert leek te duren een gewetenloos tijd.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Den fortsatte og blændende flimrer syntes at vare en samvittighedsløse tid.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Det ihållande och bländande flimrar verkade pågå i ett samvetslöst tid.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Die nachhaltige und blendend flackert schien für einen gewissenlosen Zeit dauern.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Il sfarfallio sostenuta e abbagliante sembrò durare per un tempo irragionevole.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Jatkuva ja häikäisevän välkkyy tuntui kestää kohtuutonta aikaa.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.지속과 눈부신 영화가 양심 시간 지난 것 같았다.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Le scintille soutenue et éblouissante semblait durer une heure inadmissible.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.O pisca sustentado e deslumbrante parecia durar um tempo inconcebível.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Parpadeo de la sostenida y deslumbrante parecía durar por un tiempo desmesurado.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Thấp thoáng bền vững và rực rỡ dường như kéo dài một thời gian vô lương tâm.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trajno in bleščečo utripa je zdelo, da traja brezvestno časa.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trvalý a oslňující záblesky Zdálo se, že trvá dobu nehorázné.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trvalý a oslňujúci záblesky Zdalo sa, že trvá dobu nehorázne.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trwałe i olśniewające migocze wydawała się trwać do pomyślenia czasu.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Η συνεχής και εκθαμβωτική τρεμοπαίζει φάνηκε να διαρκέσουν για μια παράλογη χρόνο.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Стійкого і сліпучо мерехтить, здавалося, триватиме безсовісну часу.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Устойчивого и ослепительно мерцает, казалось, продлится бессовестную времени.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Устойчиво и ослепителен трепти, сякаш да продължи за един безскрупулен път.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.מהבהב מתמשכת מסנוור נראה בפעם האחרונה על הדעת.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.بدا مضات المطرد والابهار إلى آخر لفترة غير معقولة.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.私は、彼にはっきりと黒を見ながら、雷のうなり声は、着実に増加
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?Czy telewizja spełnia tę samą funkcję co świadomość, która jednocześnie kusi i wynagradza?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?Estará a televisão a funcionar como a nossa consciência, tentando-nos e recompensando-nos ao mesmo tempo?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?Functioneert televisie letterlijk als ons geweten, door ons gelijktijdig te verleiden en te belonen?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?¿Será que la TV funciona literalmente como nuestra conciencia que nos tienta y nos gratifica al mismo tiempo?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?TV가 문자 그대로 우리의 의식과도 같이 작용하는가. 우리를 유혹하고 동시에 그 보상을 주는가?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?Λειτουργεί στην κυριολεξία η τηλεόραση όπως η συνείδησή μας, δελεάζοντας και ανταμείβοντάς μας ταυτόχρονα;
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?Наистина ли телевизията действа като наше съзнание, изкушавайки и награждавайки ни по същтото време?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?Неужели телевидение в буквальном смысле работает как наше сознание, соблазняя и поощряя нас одновременно?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?Чи справді функціонує телебачення як наша свідомість, водночас спокушаючи та нагороджуючи нас?
Televizyon tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu?האם טלוויזיה פועלת למעשה כמצפון שלנו, מפתה ובו זמנית מתגמלת?