vicdan ile cümle
vicdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.Es wäre gewissenlos von uns, bewusst und gezielt Menschen hinzurichten."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.Het zou gewetenloos zijn, als wij voorbedacht en bewust mensen zouden executeren."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.우리가 계획적이고 의도적으로 사람들을 사형에 처하는 것은 비양심적 행동이 될 것입니다."라고 말했죠.
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.Per noi sarebbe inconcepibile giustiziare persone, deliberatamente e intenzionalmente."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi."Seria inadmissível da nossa parte determinar, de uma forma intencional "e deliberada, a execução de pessoas."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.Sería irracional que nosotros, intencional y deliberadamente, nos pusiéramos a ejecutar personas".
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.Θα ήταν ανήθικο για μας σκόπιμα και εσκεμμένα, να αρχίσουμε να εκτελούμε κόσμο."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.Би било безсъвестно за нас преднамерено и умишлено да екзекутираме хора."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.Для нас невообразимо сознательно и намеренно планировать казнь людей".
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.זה יהיה לחלוטין חסר מצפון מצידנו בצורה מכוונת ושקולה, לנהל הוצאות להורג של אנשים."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.سيكون ذلك غير أخلاقيٍ بالنسبة لنا أن نشترك بتعمد و بطريقةٍ مقصودة في إعدام البشر."
Kasıtlı bir şekilde insan öldürmek bizim için vicdansızlık olur." dedi.人間を処刑するようになるのは 私たちには 非良心的で受け入れられないものです」 これを聞いて私は考えました
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.양심수로서 5년 형을 선고받고 감옥에 갇히게 되었습니다
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.Fui torturado nas prisões egípcias, e condenado a cinco anos de prisão como prisioneiro político.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.Ik werd gemarteld in de Egyptische gevangenis en bestraft met vijf jaar als politiek gevangene.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.Jag utsattes för tortyr i egyptiska fängelser och var dömd till fem år som samvetsfånge.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.הייתי נתון לעינויים בבתי-כלא מצריים ונשפטתי לחמש שנים כאסיר-מצפון.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.كنت معرض للتعذيب في سجون مصرية وقضيت خمسة أعوام كسجين سياسي .
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.政治犯として 5年間の禁錮刑に処せられました そうした一連の経験を可能にし
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?De ce cred că televiziunea are conştiinţă?
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Dlaczego wierzę, że telewizja ma świadomość?
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Et la raison pour laquelle j'y crois c'est qu'en fait je crois que la télévision reflète directement
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?La razón por la que lo creo es porque realmente considero que
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Lý do tôi tin rằng tivi có lương tâm
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?그럼, 제가 TV에게 의식이 있다고 믿는 이유란
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Γιατί πιστεύω λοιπόν ότι η τηλεόραση έχει συνείδηση;
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?אז לדעתי לטלוויזיה יש מצפון
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?حسناً لماذا أعتقد أن للتلفاز ضمير ؟
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?私はテレビが
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! ''오! ! 그래서 내 양심은 화상, 그래서 바로 위쪽 '그는, 보충'나를 응답 있지만 내 영혼의 챔버 crookedness에 있습니다! "
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '"Oh! więc moje sumienie wisi mi "jęczy" prosto w górę, więc spala;! ale komór duszy znajdują się w zawiłości!
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '"אוי! כך המצפון שלי תלוי בי "הוא נאנח," ישר כלפי מעלה, כך שזה שורף!! אבל החדרים של הנשמה שלי כל נוכלות! "
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! ''أوه! حتى توقف في ضميري لي 'انه الآهات ،' صعودا على التوالي ، وذلك الحروق ؛! لكن غرف روحي كلها في عوج!
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '私の魂のチャンバーが曲がっていることですべてです!" "、まだ動揺彼のベッドにdrunkenお祭り騒ぎのhiesの夜後、1と同様だが、
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.(15:7) Благословлю Господа, вразумившего меня; даже и ночью учит меня внутренность моя.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Aku memuji TUHAN yang menasihati aku; di waktu malam pun suara hatiku mengajari aku
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Áldom az Urat, a ki tanácsot adott nékem; még éjjel is oktatnak engem az én veséim.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Będę błogosławił Pana, który mi dał radę, gdyż i w nocy ćwiczą mię nerki moje.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Bendeciré a Jehovah, que me aconseja; aun en las noches me corrige mi conciencia
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Bendigo ao Senhor que me aconselha; até os meus rins me ensinam de noite.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Benedico il Signore che mi ha dato consiglio; anche di notte il mio cuore mi istruisce
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Dobrorečiť budem Hospodinovi, ktorý mi radí, ba ešte i vnoci ma vynaučujú moje ľadviny.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Dobrořečiti budu Hospodinu, kterýž mi radí; nebo i v noci vyučují mne ledví má.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Eu binecuvintez pe Domnul, care mă sfătuieşte, căci pînă şi noaptea îmi dă îndemnuri inima.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Ich lobe den HERRN, der mir geraten hat; auch züchtigen mich meine Nieren des Nachts.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Ik loof de HERE, Die mij steeds de weg wees. Zelfs wanneer ik slaap, leidt Hij mij.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Jag vill lova HERREN, ty han giver mig råd; ännu om natten manar mig mitt innersta.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Je bénis l`Éternel, mon conseiller; La nuit même mon coeur m`exhorte.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Jeg vil love Herren, som gav mig råd; også om nettene minner mine nyrer mig om det.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Jeg vil prise HERREN, der gav mig Råd, mine Nyrer maner mig, selv om Natten.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.나를 훈계하신 여호와를 송축할지라 밤마다 내 심장이 나를 교훈하도다
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Minä kiitän Herraa, joka on minua neuvonut; yölläkin minua siihen sisimpäni kehoittaa.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Slavil bom GOSPODA, ki mi je dobro svetoval: tudi po noči me poučujejo obisti moje.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Tôi sẽ ngợi khen Ðức Giê-hô-va, là Ðấng khuyên bảo tôi; Ban đêm lòng tôi cũng dạy dỗ tôi.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Tôi sẽ ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va , là Ðấng khuyên_bảo tôi ; Ban_đêm lòng tôi cũng dạy_dỗ tôi .
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Θελω ευλογει τον Κυριον τον νουθετησαντα με ετι και εν καιρω νυκτος με διδασκουσιν οι νεφροι μου.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Ще благославям Господа, Който ме е вразумил; Още и в нощно време ме учат вътрешностите ми.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.אברך את יהוה אשר יעצני אף לילות יסרוני כליותי׃
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.ابارك الرب الذي نصحني. وايضا بالليل تنذرني كليتاي.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.我 必 稱 頌 那 指 教 我 的 耶 和 華 . 我 的 心 腸 在 夜 間 也 警 戒 我