vicdan ile cümle
vicdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Spravedlnosti své držím se, aniž se jí pustím; nezahanbíť mne srdce mé nikdy.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Sprawiedliwości mojej trzymać się będę, a nie puszczę się jej; nie zawstydzi mię serce moje, pókim żyw.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Ţin să-mi scot dreptatea, şi nu voi slăbi; inima nu mă mustră pentru niciuna din zilele mele.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công bình mình, không rời bỏ nó; Trọn đời tôi, lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công_bình mình , không rời bỏ nó ; Trọn đời tôi , lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi .
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Θελω κρατει την δικαιοσυνην μου και δεν θελω αφησει αυτην η καρδια μου δεν θελει με ελεγξει ενοσω ζω.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Крепко держал я правду мою и не опущу ее; не укорит меня сердце мое во все дни мои.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Правдата си ще държа, и не ще я оставя; Догдето съм жив сърцето ми няма да ме изобличи.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.בצדקתי החזקתי ולא ארפה לא יחרף לבבי מימי׃
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.تمسكت ببري ولا ارخيه. قلبي لا يعير يوما من ايامي.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.我 持 定 我 的 義 、 必 不 放 鬆 . 在 世 的 日 子 我 心 必 不 責 備 我
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.我 持定 我 的 義 、 必不放鬆 . 在世 的 日子 我心 必不責備我
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.나의 밤낮 간구하는 가운데 쉬지 않고 너를 생각하여 청결한 양심으로 조상 적부터 섬겨 오는 하나님께 감사하고
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.מודה אני לאלהים אשר אני עבד אותו מימי אבותי ברוח טהורה כי תמיד אזכרך בתפלותי לילה ויומם׃
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.اني اشكر الله الذي اعبده من اجدادي بضمير طاهر كما اذكرك بلا انقطاع في طلباتي ليلا ونهارا
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.我 感 謝 神 、 就 是 我 接 續 祖 先 、 用 清 潔 的 良 心 所 事 奉 的 神 、 祈 禱 的 時 候 、 不 住 的 想 念 你
Durmadan, gece gündüz dualarımda seni anarak atalarım gibi temiz vicdanla kulluk ettiğim Tanrıya şükrediyorum.我 感謝 神 、 就是 我 接續 祖先 、 用 清潔 的 良心 所 事 奉 的 神 、 祈禱 的 時候 、 不 住 的 想念 你
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜAJATUKSEN, OMANTUNNON JA USKONNON VAPAUS
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜArticolul II-10LIBERTATEA DE GÂNDIRE, DE CONŞTIINŢĂŞI RELIGIOASĂ
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜENTWURF VERTRAG ÜBER EINE VERFASSUNG FÜR EUROPA
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜGONDOLAT-, LELKIISMERET- ÉS VALLÁSSZABADSÁG
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜLIBERTAD DE PENSAMIENTO, DE CONCIENCIA Y DE RELIGIÓN
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜLIBERTÀ DI PENSIERO, DI COSCIENZA E DI RELIGIONE
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜLIBERTÉ DE PENSÉE, DE CONSCIENCE ET DE RELIGION
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜPROIBIÇÃO DA TORTURA E DOS TRATOS OU PENAS DESUMANOS OU DEGRADANTES
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜRET TIL AT TÆNKE FRIT OG TIL SAMVITTIGHEDS- OG RELIGIONSFRIHED
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜSLOBODA MYSLENIA, SVEDOMIA A NÁBOŽENSTVA
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜSVOBODA MYŠLENÍ, SVĚDOMÍ A NÁBOŽENSKÉHO VYZNÁNÍ
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜTANKEFRIHET, SAMVETSFRIHET OCH RELIGIONSFRIHET
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜWOLNOŚĆMYŚLI, SUMIENIA I RELIGII
DÜŞÜNCE, VİCDAN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜΕΠΙΧΕΙΡΗΜΑΤΙΚΗ ΕΛΕΥΘΕΡΙΑ
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Ale trzeba ją przyjąć, bo tak każe sumienie".
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Ale tuto pozici musí zaujmout, protože mu jeho svědomí říká, že je to tak správně.'
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Dar trebuie să o iei pentru că aşa-ţi dictează conştiinţa."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."De véleményt kell mondjon, mert így diktálja a lelkiismeret."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."자신의 양심이 옳기 때문에 그 자리에 서야만 하는 시기가 올 것이다" 라고 했습니다.
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Maar je moet dat standpunt innemen omdat je geweten je zegt dat het juist is."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Mais il faut prendre cette position parce que la conscience nous dit que c'est juste. "
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Men man måste ta den ställningen eftersom samvetet säger att det är rätt."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Nhưng người ta phải nhận lấy vị trí đó bới lương tâm họ mách bảo."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Pero debe adoptar esa postura porque su conciencia le dice que es lo correcto".
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Tapi dia harus mengambil posisi itu karena hati nuraninya mengatakan itulah hal yang benar."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Tuttavia, bisogna prenderla, perché la nostra coscienza ci dice che è la cosa giusta da fare".
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Und diese Position muss er einnnehmen, weil das eigene Gewissen es ihm vorschreibt."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Αλλά πρέπει να πάρει αυτή τη θέση, επειδή η συνείδησή του τού λέει ότι είναι το σωστό."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Але він повинен буде прийняти цю позицію, через те, що його совість каже, що це правильно".
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Но её нужно занять, потому что она правильная".
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Но, той трябва да заеме тази позиция, защото съвестта му казва,че така е редно."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler.""אך עליו לנקוט עמדה זו משום שמצפונו אומר לו שהיא צודקת."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."「この道は正しい」 という 良心の声にしたがって
Hayatın sürdüğünü hissediyorum Özür yok,vicdan azabı yok Hatıralar yok.Siento que la vida está pasando... ...sin modificaciones, sin mala conciencia... ...sin recuerdos.
Hiç vicdanı yok.Cô ta không có lương tâm chút nào
Hiç vicdanı yok.Dia tidak memiliki suara hati
Hiç vicdanı yok.Elle n'a aucune conscience.
Hiç vicdanı yok.È un'irresponsabile.
Hiç vicdanı yok.Még csak nem is sajnálja!
Hiç vicdanı yok.No tiene conciencia.
Hiç vicdanı yok.No tiene conciencia.
Hiç vicdanı yok.Ona jest bez sumienia
Hiç vicdanı yok.ليس لديها ضمير