Ana içeriğe geç
Sözlük

vesile ile cümle

vesile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Brouwer anma dersi vesilesiyle Prof. A. Robinson, 26 Nisan 1973.At the occasion of the Brouwer memorial lecture given by Prof. A.Robinson on the 26th April 1973.
Çeşitli vesilelerle, daha sonra diğer kullanıcıların tepkilerinden keyif aldığını ifade ederdi.On various occasions, he would later express his amusement at the reactions of other users.[4]
Bu vesileyle, baldızı Kraliçe Charlotte ile başka bir tartışmaya karıştı.On this occasion, she was involved in another conflict with her sister-in-law Queen Charlotte.
Bu vesileyle, şehir onun adını da bir sokağa verdi.[1] [2]As part of that occasion, the city also named a street after her.[1][2]
Bu vesileyle, Osman'ın işgalci kuvvete bir mektup gönderdiği bildiriliyor:On this occasion, Uthman is reported to have addressed a letter to the invading force:
Bu vesileyle yeni dostluklar da kuruldu.New friendships were made on this occasion also.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.Das Glück auf Erden.
Doğum Günü vesilesiyle Deutsche Post özel bir damga yayınladı.Geburtstages gab die Deutsche Bundespost eine Sondermarke heraus.
Bu vaadi ile ülkede 1,7 milyondan fazla çocuğun okul ile tanışmasına vesile olmuştur.Das brachte 1,7 Millionen mehr Kinder in die Schulen.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Ein anderes berühmtes Beispiel ist Caesars Veni, vidi, vici ‚Ich kam, ich sah, ich siegte‘.
Çeşitli vesilelerle batıya seyahatler yaptı.Es unternahm mehrere Reisen in die Arktis.
Şarkı'nın klip çekimi Madonna'nın Sean Penn ile tanışmasına vesile olmuştur.Das Stück handelt von den Gefühlen Madonnas zu ihrem damaligen Ehemann Sean Penn.
Ayrıca genç kızlar ve genç erkeklerin birbirlerini görüp beğenmelerine vesile olur.Andererseits wird Jungen und Mädchen Gelegenheit gegeben, auch aneinander und miteinander zu lernen.
Daha sonra müdürlükten bir vesile ile istifa ederek bir kaç sene öğretmenlik yapmıştır.Einige Tage später wurde er durch einen Hinweis eines Lehrers festgenommen.
Bu vesile ile Almanya'nın birçok kentinde yapılan toplantılarda konferanslar verdi.Ses tournées de conférences l'ont mené dans beaucoup de régions d'Allemagne.
Bu vesileyle Bourbon-Parma'nın Prensesi Anne ile tanıştı ve daha sonra evlendiler.Il rencontre alors la princesse Anne de Bourbon-Parme, avec laquelle il ne tarde pas à se fiancer.
Bu vesileyle dolaptan çıkan ilk önemli kişi, Amerikalı şair Robert Duncan’dır.Le premier Américain important à déclarer publiquement son homosexualité est le poète Robert Duncan.
Bu hal, Kıbrıs Kilisesi'nin Roma Katolik Kilisesi'nin devamlı tecavüzünden kurtulmasına vesile olmuştur.Cette disparition signifierait la perte à tout jamais de la Capilla gitana.
Çok geçmeden Semeru adında olağanüstü hıza sahip bir adamın polis karakoluna saldırması vesilesiyle kaçar.Pronto se escapa mientras que un hombre con una velocidad sobrenatural llamado Semeru ataca la comisaría.
Böylece Bizanslıların adaya gelmesi vesilesi ortadan kalkmış oldu.Nuevamente surgió la cuestión de la presencia de los isleños en la mesa de negociaciones.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Treinta años después, tuvieron que doblarse a la mirada de Bardi.
Aynı zamanda batı ile doğu, kuzey ile güney arasında bir diyalog kurulmasına da vesile olacak.Establecerá un diálogo entre Occidente y Oriente, entre el Norte y el Sur.
Son Alman zırhlı kruvazörü Blücher, daha güçlü muharebe kruvazörleri için bir vesile oldu.El segundo USS Norfolk debería haber sido un crucero pesado.
Daha sonraki yıllarda da çeşitli vesilelerle sarayda ziyafetler ve törenler yapıldı.También desde la década del 2000 hace presentaciones en numerosas ferias y convenciones.
İşte bu vesilerle şarkıyı çalardı, başka müzisyenlerce alaya alındı.Y entonces, fundó la banda Restos de Nada con otros músicos.
Ayrıca Rabulla kilisenin yeniden örgütlenmesine de vesile olmuştur.Una vez demolida había que reconstruir la nueva iglesia.
29 Ocak 1960 tarihinde yazarın 100. doğum yıldönümü vesilesiyle açılışı gerçekleşmiştir.El álbum ha sido imprimido con la ocasión del aniversario 110 años del nacimiento del compositor.
Bu vesileyle dolaptan çıkan ilk önemli kişi, Amerikalı şair Robert Duncan’dır.Il primo importante statunitense a fare coming out fu il poeta Robert Duncan.
Bu yönetmelik, yasal olarak çeşitli vesileyle itiraz edildikten sonra resmen 2002 yılında başlatılmıştır.Questa regola è stata introdotta nel 2002, dopo essere stata contestata legalmente in varie occasioni.
Bu dava vesilesiyle ünlü şairle tanıştı.Si ritiene che alla sua corte abbia vissuto il celebre poeta Kālidāsa.
İşte bu vesilerle şarkıyı çalardı, başka müzisyenlerce alaya alındı.Nelle occasioni in cui lo suonava, veniva deriso dagli altri musicisti.
Kaza yapmakta olan otobüsü kurtarıp, Kertenkele ve sevdiklerinin hayatının kurtulmasına vesile olur.Perderà la vita alla fine della serie per salvare l'umanità e i suoi cari.
Gelen yabancı elçiler de, bu vesile ile sadrazamla görüşürler ve daha sonra padişahın huzuruna çıkarlardı.Призраки Па жаждут отомстить Пророкам, которые изгнали их из червоточины, и вернуть себе власть над ней.
Bu vesileyle, Colliseum Tiyatrosu'nda özel bir konser düzenlendi.Событие было отмечено в Театре Colliseum.
Bu vesileyle dolaptan çıkan ilk önemli kişi, Amerikalı şair Robert Duncan’dır.Первой значительной персоной, совершившей каминг-аут в Америке, стал поэт Роберт Данкен (Robert Duncan).
Michael Oliver 14 yaşında babası vesilesiyle hakemliğe ilgi duymaya başladı.Когда Джону Макдональду было 15 лет, он по совету отца занялся юриспруденцией.
Onun vesilesiyle ve ilk seçmede başarılı olarak kulübe alındım.В своей конференции он был выбран в первую сборную новичков.
Sonuç olarak, o daha fazla vesileyle hayatını almaya çalıştı.После этого он захотел стремиться в своей жизни к чему-нибудь другому.
Antrenör olarak Billy Hunter'ın getirilmesine o vesile olmuştur.Это привело к увольнению тогдашнего тренера Билли Райта.
29 Ocak 1960 tarihinde yazarın 100. doğum yıldönümü vesilesiyle açılışı gerçekleşmiştir.Открытие памятника состоялось 31 января 1986 года к 150-летию со дня рождения писателя.
Ayrıca genç kızlar ve genç erkeklerin birbirlerini görüp beğenmelerine vesile olur.Намекает, что у него и у Юны могут быть чувства друг к другу.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Em três meses, Pompeu conseguiu limpar as costas dos piratas.
Bu vesileyle dolaptan çıkan ilk önemli kişi, Amerikalı şair Robert Duncan’dır.O primeiro proeminente norte-americano a revelar sua homossexualidade foi o poeta Robert Duncan.
Yani taşkın harman hikâyesinin bu kardeşlerce de bilinmesi buluşmalarına bir vesile olabilir.Esta banda também serve para mostrar que os irmãos voltaram a entender-se.
Ancak bu olay tam anlamıyla Beşiktaş'ta futbolun başlamasına vesile olmamıştır.Isso não significa, claro, que só começou a existir em Świnoujście qualquer esporte.
Sonuç olarak, o daha fazla vesileyle hayatını almaya çalıştı.Por isso decidiu viver a sua vida de maneira muito intensa.
2016 yılında toplamda 100.000 projenin hayata geçmesine vesile olduğunu duyurmuştur.E em 2016, a SEEK adquiriu 100% das ações.
Bunun vesilesiyle bazı filmlerin sahnelerini yeniden çekti.Ele criou uma série de retratos de estrelas de cinema com quem havia trabalhado.
O sırada Claude ile aynı araçta olan 8-Ball Claude'un da araçtan kaçmasına vesile olmuştur.8-Ball zit samen met Claude in de transportwagen en zij ontsnappen ook samen.
Böylece Bizanslıların adaya gelmesi vesilesi ortadan kalkmış oldu.Geconcludeerd werd dat de groep onderweg tussen de eilanden moet zijn verdwenen.
Ayrıca genç kızlar ve genç erkeklerin birbirlerini görüp beğenmelerine vesile olur.Dit houdt in dat zowel studenten als andere jongeren welkom zijn om lid te worden.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Een geijkt voorbeeld is Caesars Veni, vidi, vici ("Ik kwam, ik zag, ik overwon").
Kadın da bunun üzerine onun oradan çıkarılmasına ve bir domuz damına hapsedilmesine vesile olur.Zo weet hij haar uit de gevangenis te krijgen en sluiten ze zich aan bij een smokkelbende.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.De invloed van de mens op de Aarde.
Bu bayram vesilesi ile doğacak çocuklar bir nevi kutsiyeti haiz tanınırlar.Premature baby's worden wel geboren met deze vellusbeharing.
Bu olay, tanınmasına vesile oldu.Incydent ten sprawił, że stał się postacią rozpoznawalną.
Jokey olmasına vesile, babası ve ağabeyinin atçılıkla uğraşmasıydı.Naprawdę miał na imię Bonifacy i kiedyś wraz z ojcem i bratem zajmował się rozbojem na gościńcu.
Bu vesile ile köyün adı da Bağlarbaşı olarak değiştirilmiştir.Idea zmiany nazwy podzieliła również samych mieszkańców.
Onun Hristiyanlığı kabul etmesine vesile olan hizmetçisi Seraphia'da daha sonra taşlanarak öldürülmüştür.Będąc wdową została zamordowana za wyznawaną wiarę w Persji.
Bu tutum sınırın her iki yakasında da önemli büyüklükte milli azınlıkların ortaya çıkışına vesile oldu.Spowodowało to olbrzymi zator na granicy obu krajów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod