Ana içeriğe geç
Sözlük

vermek ile cümle

vermek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Belki de Tom parti vermek istemiyor.Maybe Tom doesn't want to have a party.
Bazen en iyi yanıt, kendinizi yanıt vermekten uzak tutmaktır.Sometimes, the best response is to restrain yourself from responding.
Ara vermek için vaktim yok.I don't have time to take a break.
Oy vermek istiyorum.I want to vote.
Ona cevap vermek zorunda mıyım?Do I have to answer that?
Tom sana bir şey vermek istediğini söyledi.Tom said he wanted to give you something.
O soruya cevap vermek zorunda mıyım?Do I have to answer that question?
Gerçekten biraz ara vermek istiyorum.I'd really like to take some time off.
Şu anda karar vermek zorunda mıyım?Do I have to decide right now?
Neden karar vermek zorundayım.Why do I have to decide?
Hemen karar vermek zorunda değilsin.You don't have to decide right away.
Arkadaşına zarar vermek düşmanın istediğini yapmaktır.To hurt a friend is to do what the enemy wants.
Biraz ara vermek ister misin?Do you want to take some time off?
Bunu size vermek istiyorum.I intend to give this to you.
Bunu onlara vermek istiyorum.I intend to give this to them.
Bunu ona vermek istiyorum.I intend to give this to him.
Onlarla konuşmama izin vermek zorundasın.You have to let me talk to them.
Onunla konuşmama izin vermek zorundasın.You have to let me talk to him.
Onlara selam vermek istedim.I wanted to say hello to them.
Ona selam vermek istedim.I wanted to say hello to him.
Onların gitmesine izin vermek istedim.I wanted to let them go.
Onun gitmesine izin vermek istedim.I wanted to let him go.
Biz onların gitmelerine izin vermek zorunda kaldık.We had to let them go.
Onun gitmesine izin vermek zorundaydım.We had to let him go.
Biz onun gitmesine izin vermek zorunda kaldık.We had to let her go.
Biz onların kazanmalarına izin vermek zorunda kaldık.I had to let them win.
Onun kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let him win.
Onların gitmesine izin vermek zorunda kaldım.I had to let them go.
Onun gitmesine izin vermek zorunda kaldım.I had to let him go.
En iyisi onunla başa çıkmamıza izin vermektir.It's best to let us handle it.
Onlara zarar vermek istedim.I wanted to hurt them.
Ona zarar vermek istedim.I wanted to hurt him.
Asla onlara zarar vermek istemedim.I never wanted to hurt them.
Ben asla ona zarar vermek istemedim.I never wanted to hurt her.
Neden bize zarar vermek istiyorsun?Why would you want to hurt us?
Neden onlara zarar vermek istiyorsun.Why would you want to hurt them?
Neden bana zarar vermek istiyorsun?Why would you want to hurt me?
Neden ona zarar vermek istiyorsun?Why would you want to hurt him?
Kim sana zarar vermek istiyor?Who'd want to hurt you?
Kim bize zarar vermek istiyor?Who'd want to hurt us?
Kim onlara zarar vermek istiyor?Who'd want to hurt them?
Kim bana zarar vermek istiyor?Who'd want to hurt me?
Kim ona zarar vermek istiyor?Who'd want to hurt him?
Hiç kimse sana zarar vermek istemiyor.No one would want to hurt you.
Hiç kimse bize zarar vermek istemiyor.No one would want to hurt us.
Hiç kimse onlara zarar vermek istemiyor.No one would want to hurt them.
Hiç kimse bana zarar vermek istemiyor.No one would want to hurt me.
Hiç kimse ona zarar vermek istemiyor.No one would want to hurt him.
Ben ona zarar vermek istemiyorum.I don't want to hurt him.
Onlara zarar vermek niyetinde değildim.I didn't mean to hurt them.
Ona zarar vermek istemedim.I didn't mean to hurt him.
Ona iş vermek istiyorum.I want to hire her.
Onlara ne vermek istiyorsun?What do you want to give them?
Ona ne vermek istiyorsun?What do you want to give him?
Sen ona ne vermek istiyorsun?What do you want to give her?
Sana bunu vermek istiyorum.I want to give you this.
Onlara bunu vermek istiyorum.I want to give them this.
Ona bir parti vermek istiyorum.I want to give him a party.
Ben ona bir parti vermek istiyorum.I want to give her a party.
Onlara daha fazla zaman vermek zorundasın.You have to give them more time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod