Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.電池は燃料のようにエネルギー密度が 高くありません 燃料は電池よりずっと多くのエネルギーを 蓄えることができます
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Het is geen goed spul, en het komt van inefficiënte verbranding, niet van verbranding zelf.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.좋은 물질이 아닙니다. 불완전 연소할 때 발생하구요, 연소 자체로 인해서 발생하는 것은 아닙니다.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Não é nada bom e resulta duma combustão incompleta, não da própria combustão.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nem egy jó dolog, és ez a tökéletlen égés eredménye, nem magáé az égésé.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nie jest to zdrowe; pochodzi z niewydajnego spalania, a nie ze spalania samego w sobie.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.No es nada bueno, y es una forma de combustión ineficiente, no de la combustión misma.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Non è niente di buono, proviene da una combustione inefficiente e non dalla combustione stessa.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nu este ceva bun, si provine din combustia ineficienta, nu de la combustie insăsi.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Δεν είναι καλο για την υγεία, και είναι τα κατάλοιπα της ατελούς καύσης, και όχι της ίδιας της καύσης.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Не е нещо хубаво и се дължи на неефективно горене, а на на горенето само по себе си.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Это вредно; сажа - это продукт неэффективного сгорания, а не самого сгорания.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.זה לא חומר טוב, והוא תוצאה של בעירה לא יעילה לא כתוצאה מהבעירה עצמה
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.إنه ليس شئ جيد، وأنه من الإحتراق غير الفعال، وليس من الإحتراق نفسه.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.不完全燃焼から発生します この炭素微粒子は 我らが太陽光煙突を通すと
Burada verimsizlik var. Buraya kadar tamam. Bu altı senaryonun tamamında üretimde tam etkinliği yakaladık.É verdade para cada um dos pontos nesta curva
Burada verimsizlik var.그래서 이 부분의 점은 비효율적이라고 할 수 있습니다.
Burada verimsizlik var.Ten scenariusz jest nieefektywny. Nieefektywny.
Burada verimsizlik var.Tohle zde je neefektivní.
Burada verimsizlik var.Така това точно ето тук е неефективно.
Burada verimsizlik var.Так що, це ось тут є неефективним.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun. Büyük liderler bunu bilir.Marii lideri știu asta.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun. Büyük liderler bunu bilir.Os grandes líderes sabem disso.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun.버려진 채로 남겨진 학교들도 다시 생명을 불어 넣을 수 있습니다.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun.las escuelas que solían estar desoladas, reviven.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun.Szkoły, dotychczas uśpione, rozkwitną.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun.ובתי-ספר שהיו בעבר מתים, מתעוררים לחיים.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun.فتزدهر المدارس التي كانت يوما جرداء، بالحياة.
Bu sayede bir zamanlar verimsiz olan okullar hayat bulsun.優れたリーダーなら 分かることです
Bu tür bilgi, nelerin verimsiz olduğunu ve tasarruf yapılabilecek alanlaraCes informationspermettent d’établir les priorités de financementen soulignant
Bu tür bilgi, nelerin verimsiz olduğunu ve tasarruf yapılabilecek alanlaraEste tipo de información puede ayudar a determinar las prioridades de financiación, financiación,
Bu tür bilgi, nelerin verimsiz olduğunu ve tasarruf yapılabilecek alanlaraQueste informazioni possono contribuire a determinare le priorità di finanziamento, finanziamento,
Bu tür bilgi, nelerin verimsiz olduğunu ve tasarruf yapılabilecek alanlaraSådanne oplysninger kan hjælpe med til at fastlægge
Bu tür bilgi, nelerin verimsiz olduğunu ve tasarruf yapılabilecek alanlaraStanowi on pierwszy krok w kierunku podjęcia decyzji o poziomie i adekwatności takiej polityki.
Bu tür bilgi, nelerin verimsiz olduğunu ve tasarruf yapılabilecek alanlaraTällaisten tietojen avulla voidaan määrätä rahoituksen
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.Denn sie waren zu unwirtschaftlich, unerschwinglich, sie waren nicht schnell genug, sie waren ziemlich teuer.
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.왜냐만 일반적으로 이 기계들이 너무나도 비효율적이고, 접근성도 떨어졌으며, 그다지 빠르지도 않고
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.Omdat ze meestal te inefficiënt, te ontoegankelijk, niet snel genoeg en vrij duur waren.
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.Pentru că, de obicei, erau prea ineficiente, inaccesibile, nu erau destul de rapide, erau prea scumpe.
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.Perché tipicamente sono sempre state inefficienti, inaccessibili, non abbastanza veloci, molto costose.
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.Ponieważ były mało wydajne, niedostępne i zbyt wolne, niedostępne i zbyt wolne, a zarazem drogie.
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.Vì thông thường, chúng không có hiệu quả, khó tiếp cận, không đủ nhanh, và khá đắt đỏ.
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.Защото до сега те са били твърде неефективни, недостъпни, не достатъчно бързи, много скъпи.
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.כי ככלל הן היו לא יעילות, בלתי נגישות, הן לא היו מהירות מספיק,
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.لانها في العادة لم تكن فعالة, ويصعب الوصول اليها لم تكن سريعة بما فيه الكفاية
Çünkü bunlar genelde fazla verimsiz, ulaşılamaz, yeteri kadar hızlı değil ve çok pahalıydılar.入手は困難 処理速度は遅く 更に とても高額であったため あまり知られずにいました
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Die Erde war ein grosser, steriler Steinklumpen mit vielen darauf schwebenden Chemikalien.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.지구는 이만큼 크고, 지구상에 떠돌아다니는 많은 화학물질로 이루어진 큰 바위덩어리 입니다.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.la Terra era un enorme, sterile pezzo di roccia con molti elementi chimici che le giravano attorno.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.la Terre était ce gros caillou stérile avec beaucoup de composants chimiques qui flottaient tout autour.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Pamantul era o bucata mare de roca sterila cu multe chimicale plutind in jurul sau.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Trái Đất từng to như thế này, với những khúc đá cằn cỗi cùng rất nhiều tạp chất hóa học nổi xung quanh nó.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Ziemia była wielkim, sterylnym kawałkiem skały na której kłębiły się różne chemikalia.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Земля была вот такой величины, стерильный булыжник с большим количеством химических элементов вокруг него.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Земята е била тази голяма, стерилна скала с много химикали, плуващи наоколо из нея.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.הארץ היתה גוש סלע גדול וסטרילי זה עם כימיקלים רבים שצפים סביבו.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.كانت الأرض عبارة عن قطعة ضخمة معقمة من الصخر مع الكثير من المواد الكيميائية تطفوا حولها.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.周りには沢山の化学物質が漂っていました それらの化学物質が
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Bà nói chuyện với phụ nữ, và giải thích rằng đất đai ở đây rất cằn cỗi. vì họ đã cắt và bán hết cây cối.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Beszél a nőkkel, és elmagyarázza, hogy a föld azért terméketlen, mert kivágták és eladták a fákat.