Ana içeriğe geç
Sözlük

verimsiz ile cümle

verimsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Verimsizlik terimi, kullanıldığı bağlama göre farklı anlamlar kazanabilmektedir.O termo população tem, consoante a disciplina a que se refere, distintas definições.
Ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi.Dit gold ook voor de de niet helemaal fitte Gogl.
Dahası, tekrar kodu çok verimsizdir.Bovendien is de repetitiecode zeer inefficiënt.
Toprak verimsizdir ve tek geçim yolu kaçakçılıktır.De brug is te smal en alleen eenrichtingsverkeer is mogelijk.
Bazı türler tropik bazıları çok verimsiz alanlarda yaşar.Een aantal tropische soorten leeft in ondiep water.
Topraklarının çoğu verimsizdir.Większość jej terenu jest niezamieszkała.
Esirlerin iadesine yönelik görüşmeler verimsiz kalacaktır.Miało to wywołać skruchę u przebywających w niej więźniów skazanych za niewielkie wykroczenia.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Zapobiega to nadmiernemu tworzeniu mleczanu w warunkach beztlenowych.
Arazi toprağı verimsizdir.Але Земфіра непохитна.
Paylaşımsal verimsizlik genellikle ekonomik eşitsizlikle birlikte ele alınmaktadır.Frikční nezaměstnanost obvykle souvisí také s rozvíjejícími se ekonomikami.
Çok verimsizdir.Jsem bezmocný.
Sovyet yetkililerin Ermeni yanlısı tavırları görüşmeleri verimsiz kılmaktadır.Praktiky jako gerrymandering však volby dělají nespravedlivé.
Köyün toprakları geniş fakat yer yer verimsizdir.Lidé vyhráli, ale zem je neobyvatelná.
Güç tüketiminin yaklaşık %20’si bataryaların şarj edilmesindeki verimsizliklerden kaynaklanmaktadır.Noin 40 % typen oksidien päästöistä syntyy fossiilisten polttoaineiden käytöstälähde?.
Doğal olarak bu özelliği ile verimsiz bir toprağı verimli hale getirebilir.Έτσι η συσσώρευση αυτή θα έδινε στη Γη μια μορφή ελλειψοειδούς.
Ancak kodlu karakter kümesinin boyutu büyüdükçe bu yöntem giderek verimsizleşmektedir.Παράλληλα με την συνέχιση της σειράς, ο χαρακτήρας της εξελίσσεται.
Arazi toprağı verimsizdir.Η χερσαία έκταση είναι μηδαμινή.
Teoride bir nükleer silah %20 düzeyinde 235U'den oluşan yakıtla da üretebilir, ancak bu verimsiz bir orandır.I teorien ville man dog kunne lave en ineffektiv atombombe, bare indholdet af 235U overstiger 20 %.
Ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi.Men heller ikke ved denne lejlighed kom det til et egentligt landsplanarbejde.
Tarih boyunca su çarkları tüm mil çeşitleri için güç üretmede kullanıldı, fakat verimsizlerdi.Vandhjul er historisk blevet brugt til at trække alle typer af møller, men de er ineffektive.
Herhangi bir sonuca ulaşamayan eylemlerin verimsiz, etkisiz, anlamsız ya da hatalı olduğu anlamına gelebilir.Å ikke oppnå et resultat kan bety at handlingene er ineffektive, meningsløse eller feilaktige.
Arazisinin verimsiz olması nedeniyle hayvancılık gelişmiştir.Husdyrhold ble dårlig utviklet på grunn av mangel på tilgjengelig land.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Denne vegetasjonen gir en høy produksjon av bunndyr.
Halkın, büyük bir kesimi fakirdir, bölge kurak ve verimsizdir.Tentara sangat berkuasa, penduduk sangat miskin serta berkekurangan.
Bu probleme çözüm olarak klasik fakat verimsiz bir çözüm yolu sunulmaktadır.Permasalahan air bersih merupakan satu masalah klasik yang tidak kunjung mendapat solusi permanen.
Ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi.この作戦は湿った地面のためにうまくいかなかった。
Doğrudan üremeye katılmadığı için 'verimsiz kısım' olarak da adlandırılır.角が本当には生えていないために、「生成」と呼ばれている。
Verimsiz olan bu işletme sürekli zarar etmektedir.いつも損な役回りを押し付けられてボヤいている。
Bu erken motorlar ham ve verimsiz olmasına rağmen, zamanın önde gelen bilim adamlarının dikkatini çektiler.这些早期的蒸汽机非常粗糙,效率很低,但吸引了当时顶尖的科学家的注意。
Taşınan kum ve verimsiz toprak, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hale getirmektedir.透過溫室裏光和溫度的控制可使一些非耕土地變成可耕土地。
BS-3'ün zırh delme kapasitesi daha fazlaydı (160mm'ye kıyasla 185mm.) ancak patlayıcı mermileri verimsizdi.BS-3의 관통력(185mm)이 A-19(160mm)보다 우수했지만 화력이 약했다.
Bu ilk motorlar verimsiz ve yavaştı.초기 코볼 컴파일러들은 원시적이었고 속도가 느렸다.
Bu probleme çözüm olarak klasik fakat verimsiz bir çözüm yolu sunulmaktadır.그러나 이러한 조치가 근본적인 해결이 아닌 단편적인 사건 무마용 방책이라는 지적도 있다.
Ayrıca genelde çöl ya da diğer verimsiz ve kumlu alanlarda da görülürler.הם הופיעו גם בערים ובמסגרות אחרות, ובדרך כלל באצטדיונים או ברחבות.
Ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi.הדור הזה לא היה ראוי לקומה כזו.
Sağlak nötrinolar verimsiz olmak zorundadır, yani Standart Model’in hiçbir etkileşimine dahil olmamalıdır.רצוי שהסדרות הארוכות יהיו איכותיות, כלומר: לא יהיו נקודות מבוזבזות בסדרות המיינור.
Çok eşlilik davranışı biyolojik olarak verimsizdir.Поведението му е органично до невероятност.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Този период е свързан с невероятна артистична продуктивност.
Dahası, tekrar kodu çok verimsizdir.Opäť takmer zbytočne.
Bu ilk motorlar verimsiz ve yavaştı.Prvé bankomaty boli drahé, hlučné a pomalé.
Çok eşlilik davranışı biyolojik olarak verimsizdir.Zaradi tega je nikotinska odvisnost biološko nenavadna.
Burada ordunun verimsizliğini tekrar gözleriyle görerek reformları için ilk taslakları oluşturmaya başladı.Z vojsko je nevtraliziral tudi prvotni odpor plemstva proti reformam.
Bu nedenle, Kaldor-Hicks verimliliği ve verimsizlik terimleri daha sık kullanılmaktadır.Siekiant tikslesnių ekonominių rodiklių, dažniau naudojami Kaldoro-Hickso kriterijai.
Erkek organ 5-10 kadar; verimsiz erkek organlar tek tük bulunur.5-10 individų grupėje būna tik viena jauniklius vedanti pora.
Çok eşlilik davranışı biyolojik olarak verimsizdir.Polistireninis putplastis yra biologiškai neutralus.
Herhangi bir sonuca ulaşamayan eylemlerin verimsiz, etkisiz, anlamsız ya da hatalı olduğu anlamına gelebilir.Mitte keegi ei taha paista ebaefektiivse või rumalana.
Köyün doğu ve batı istikametlerinde çıplak, kıraç ve verimsiz tepeler uzanır.Mägedest idas ja läänes on läbimatud metsad ja sood.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.우리는 140만개의 값비싸게 배치된 비효율적인 무선 전파 기지 스테이션을 갖고 있습니다.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.1,4 millió drágán működő, nem hatékony mobiltelefon-hálózat alapállomásunk van.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Abbiamo 1.4 milioni di stazioni base radio, costose da installare e inefficienti.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Avem 1,4 milioane, scump puse, stații radio ineficiente.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Chúng ta có 1,4 triệu trạm thu phát sóng mắc, không hiệu quả.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Il y a 1,4 million, déployées à grands frais, de bases radio téléphone inefficientes.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Imamo 1,4 milijonov postavljenih dragih in neučinkovitih radijskih baznih postaj.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Kita memiliki 1,4 juta diproduksi dengan mahal, stasiun basis radio seluler yang tidak efisien.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Máme 1,4 milióna nákladne vybudovaných neefektívnych rádiových základňových staníc.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Máme 1,4 milionu hustě rozmístěných neefektivních základových stanic.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Mamy 1,4 milionów utrzymywanych dużym kosztem, mało wydajnych radiowych stacji bazowych sieci komórkowych.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Temos 1,4 milhões de estações de base de células de rádio ineficazes, implantadas de forma dispendiosa.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Tenemos 1,4 millones de estaciones base de radio celular ineficientes y caras de instalar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod