Ana içeriğe geç
Sözlük

verimli ile cümle

verimli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu özellik de ürünü geri dönüşümde verimli yapmaktadır.Такой состав делает выгодной их добычу.
2007-08 sezonu Casillas için çok verimli oldu.Война в 1068 году закончилась благоприятно для Кастилии.
Ancak, toplam faktör verimliliği çok az artmıştı.Но в целом эффект от этих улучшений был минимален.
Burada da verimliliği yine RSA'nın ki ile karşılaştırılabilir.Здесь эффективность сопоставима RSA.
Bu verimliliğin sürdürülmesi ayrıca bazı toksik materyallerden torakların korunmasını da gerekli kılabilir.Этот же способ предлагается использовать и для консервации некоторых токсичных веществ.
1890’lar onun en verimli dönemi oldu.1890 года является наиболее популярной.
Dallı darı etanol üretiminde mısıra göre iki kat daha verimlidir.Размером он больше в два раза африканской антилопы.
Santos-Dumont, bir balon ile içten yanmalı bir motoru çok verimli bir şekilde ilişkilendirmiştir.Сантос-Дюмон эффективно установил на воздушный шар двигатель внутреннего сгорания.
2. Verimliliği arttırmak.2° Улучшение питания.
Magdeburg Ovası’nda ve Harz bölgesi önündeki topraklar Almanya’nın en verimli arazilerindendir.Лёссовые почвы Магдебургской равнины и предгорий Гарца считаются одними из самых плодородных в Германии.
1890’lar Debussy’nin kariyerindeki en verimli dönemdir.1894 год стал началом самого продуктивного периода в жизни Дрейпера.
Bu nedenle küçük teknelerde verimli olmayacağı için kullanılmaz.Небольшие лодки класть на борт не обязательно.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.Эффективность пациентов, способных работать во время мигренозного приступа, снижается примерно на треть.
Kazakların en verimli yazarlarından biridir.Один из самых успешных казахстанских тренеров.
Ülkenin batı ve kuzeybatı bölgeleri en verimli topraklara sahiptir.Запад и северо-запад Ирана имеют наиболее плодородные почвы.
Bu yol sabit sayıdaki sayaçlar için daha verimlidir.Такой путь мы применяем чаще, чем центральный.
Bu da %100 verimlilik sağlar.И снова 100 % результативность.
Toprağın verimli olmasını sağlar.Почва должна быть плодородной.
Ağaçlar ancak kısmen kendine verimlidir.Сам замок сохранился лишь частично.
Kariyerinin en verimli şeklinde sezona başladı.Это сезон стал лучшим в его карьере.
Yağ ve kömür yakıtlı santraller az verimlidir.Содержание фосфора и углерода практически не изменяется.
Şeker kamışından etanol üretmek, mısıra göre daha verimlidir.Производство этанола из тростника на сегодняшний день экономически более выгодно, чем из кукурузы.
Endüstriyel verimliliği artırmak için sistematik bir şekilde çalışan ilk kişi olarak bilinmektedir.Мы — первое поколение, которое действительно знает, как построить устойчивую энергетическую систему.
Geniş ve verimli arazisinin büyük bir kısmı Yeşilırmak tarafından sulanmaktadır.Для значительной части реки характерны боковая и глубинная эрозия.
Bayraktaki her renk ayrı şeyleri temsil etmektedir: Yeşil: Ülkenin tarım ve verimliliğini temsil eder.Цвета имеют следующее значение: Зелёный цвет символизирует надежду и сельское хозяйство страны.
O, bu aracı en verimli şekilde kullanmak zorundadır.Такой способ является наиболее эффективным.
Çocukluğunda yakalandığı uzun süren hastalığı 37 yaşında iken en verimli döneminde ölümüne sebep oldu.С детства был болен тяжёлой формой туберкулёза, от которого и умер в возрасте 37 лет.
1979 yılı onun için verimli bir yıl oldu.С 1979 года стала однодневной.
Aslı Verimli köyündendir.Одна абсолютно счастливая деревня.
Çok verimli ve iri bir çeşittir.Довольно обеспеченный и знатный.
Ana amacı ekonomik verimliliği, özellikle de işçi verimliliğini arttırmaktır.ويتمثل هدفها الأساسي في تحسين الكفاءة الاقتصادية ولا سيما إنتاجية العمال.
En yüksek verimli elektrik motoru: %90'dan daha fazla.المحرك الكهربائي ذو الكفاءة العالية: لها كفاءة تتجاوز 90%.
Bu tip uygulamalarda cihazların yüksek verimli ve güvenilir olaması çok önemlidir.مثلا، على هذه الأجهزة أن تثبت أنها آمنة وفعالة في نفس الوقت.
Yağ ve kömür yakıtlı santraller az verimlidir.وأما المحطات التي تعمل بالبترول أو الفحم فهي أقل كفاءة.
Enerjetik verimlilik açısından bu tür motorlar hâlen mevcut insan yapımı motorlardan üstündürler.هذا وفي ضوء كفاءة الطاقة، فإن مثل تلك المحركات يمكن لها أن تفوق المحركات المصنعة المتوفرة حالياً.
Bu kısım verimli bir ovadır.هذه المفاصل هي مواصل ليفية .
Bu kadar verimli bir bestekâr olması bazı eleştirilere de neden olmuştur.هل يقولون أن هذا الموت الوحشي هو من اجل عمل عظيم؟...
Bir Carnot makinesi, bu iki sıcaklığın kullanılmasıyla en verimli şekilde kullanılabilir.محرك كارنو الذي يعمل بهذه الطريقة هو أفضل محرك من حيث الكفاءة يستخدم درجات الحرارة هذه..
Latium ilkin verimli volkanik topraklardan oluşan küçük bir araziydi.كانت لاتيوم في الأصل مثلثاً صغيراً من الأرض الخصبة البركانية التي أقامت عليها قبيلة لاتين.
Carnot teoremi (1824) her makineyi maksimum verimlilikle sınırlandırır.نظرية كارنو 1824 هي مبدأ يوضح أن هناك حد لأقصى كفاءة يمكن استخراجها من أي محرك.
En verimli gaz yakıtlı santrallerde %50 verim elde edilir.وستوفر الطائرة وفورات في الوقود تصل إلى 15٪.
Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.وأنا واثق من أنها ستكون أكثر كفاءة.
Verimlilik yalnızca sıcak ve soğuk termal rezervuarlar arasındaki sıcaklık farkına bağlıdır.تعتمد هذه الكفاءة على فرق درجات الحرارة بين الخزان الحراري الساخن والبارد.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.معظم المكافآت تمنح لحاول تحسين أداء الطاقة.
Herhangi bir eylemden verimli sonuç alabilmek için gündemli ve hazırlıklı bir katılım sağlarlar.ويجب التعامل مع كل خطوة بحذر واحترافية للوصول إلى النتائج المطلوبة.
Emek verimliliğindeki planlı artış hedefleri gerçekleşemedi.ولم تتجسد زيادة كفاءة العمل المتوقعة على أرض الواقع.
Geri kazanım verimliliği %70-80 civarındadır.بهذا يمكن رفع كفاءة المحطة إلى نحو 70 إلى 80 %.
En verimli dönemi 70'li yıllardır.ووصلت أكبر معدل لها في السبعينيات.
İlin ovaları az, fakat çok verimlidir.النتيجة النهائية قد تكون صغيرة ولكنها مفيدة.
Küçük kekler veya bireysel kekler fiyat açısından daha verimli olabilir.Pequenos bolos ou bolos individuais podem ser mais eficientes em termos de preço.
Bazı araştırmalar ortaya koymaktadır ki mutluluklar verimli bir şekilde ölçülebilir.Alguns estudos sugerem que a felicidade pode ser de facto quantificada.
Burada da verimliliği yine RSA'nın ki ile karşılaştırılabilir.Aqui, a eficiência é comparável ao RSA.
İktisadi verimlilik büyük ölçüde pozitif niteliklidir ve "pastanın büyüklüğü" ile ilgilenir.A eficiência econômica é grandemente positiva e lida com o "tamanho do bolo".
Çok endüstriyel şirket birleşip daha büyük ve verimli şirketler oluşturdu.Muitos empreendimentos industriais consolidaram-se para formar unidades maiores e mais eficientes.
İkinci mürettebatı Soyuz 11 ile istasyona ulaştı ve 23 gün kalarak verimli çalışmalarda bulundu.Um segundo grupo foi lançado pela Soyuz 11 e ficou a bordo da estação durante 23 dias.
Hieronymus, Antik Latin Hristiyanlığı devrindeki en verimli yazarlardan biridir (Aziz Augustinus'tan sonra).Jerônimo é o segundo autor mais prolífico do cristianismo antigo tardio (depois de Santo Agostinho).
Şehir ve çevresindeki verimli kaynaklar binlerce yıldır insanları şehre çekmektedir.Copiosas nascentes dentro e em torno da cidade atraíram a habitação humana por milhares de anos.
Mac OS 8.1 HFS Plus gibi bilinen yeni, daha verimli dosya sistemini tanıttı.A atualização 8.1 introduziu um novo e mais eficiente sistema de arquivos conhecido como HFS Plus.
Wetzlar’den dönüşünün ve Weimar’a seyahatinin arasında geçen yıl, Goethe’nin en verimli dönemi olmuştur.O período entre seu retorno de Wetzlar e a partida à Weimar foi um dos mais produtivos de sua carreira.
Osmanlılar ile Safevîler, 150 yıldan daha uzun bir süre Irak'ın verimli toprakları uğruna savaştılar.Os otomanos e os safávidas lutaram ao longo das férteis planícies do Iraque por mais de 150 anos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod