Daha iyi, daha verimli ve daha ekonomik olmak zorundadırlarΠρέπει να είναι καλύτερες, πρέπει να είναι πιο αποτελεσματικές, και φθηνές.
Daha iyi, daha verimli ve daha ekonomik olmak zorundadırlarОни должны быть лучше, быть более эффективными, они должны быть доступными.
Daha iyi, daha verimli ve daha ekonomik olmak zorundadırlarТрябва да са по-добри, трябва да са по-ефикасни, трябва да са на достъпна цена.
Daha iyi, daha verimli ve daha ekonomik olmak zorundadırlarהם צריכים להיות טובים יותר, הם צריכים להיות יעילים יותר, הם צריכים להיות כלכלית ברי-השגה.
Daha iyi, daha verimli ve daha ekonomik olmak zorundadırlarلابد أن تكون أفضل، لابد أن تكون أكثر كفاءة، لابد أن تكون في متناول الجميع.
Daha iyi, daha verimli ve daha ekonomik olmak zorundadırlar手頃な価格のものを求めている マンスク・バイ・プラジャパティは
Daha küçük bir fabrika olduğu için, verimliliği bize göre düşük.Já que sua fábrica é menor, o preço para produzir um cupcake é maior. Ele diz:
Daha küçük bir fabrika olduğu için, verimliliği bize göre düşük.Protože to je menší továrna, je trochu méně efektivní.
Daha küçük bir fabrika olduğu için, verimliliği bize göre düşük.Оскільки існує менший завод, це менш ефективно.
Daha küçük bir fabrika olduğu için, verimliliği bize göre düşük.انها كفاءه اقل نظرًا لوجود مصنع أصغر.
Daha küçük bir fabrika olduğu için, verimliliği bize göre düşük.彼は、これは人生の楽しみだから、そんなに多くは望まないと考えます。
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Avem deja nişte indicatori de productivitate despre acest subiect.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Esistono già alcuni indicatori di produttività su questa roba.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.이미 이에 바이오에너지의 생산성에 대한 지표가 존재합니다.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Mamy już pewne wskaźniki dotyczące produktywności.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Nós já temos alguns indicadores de produtividade nesta área.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Nous avons déjà des indicateurs de productivité là-dessus.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.We hebben daar al wat aanwijzingen voor.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Wir haben bereits ein paar Zahlen zur Produktivität von diesem Zeug.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Ya tenemos algunos indicadores de productividad para esto.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Вече имаме някои показатели за продуктивност при това.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.Уже есть несколько хороших знаков.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.יש לנו כמה אינדיקציות ליעילות
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.ولدينا بالفعل بعض المؤشرات حول الإنتاجية في
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.十年以上稼働している石炭鉱脈や油田に
Daha verimli aygıtlar yaptıkça, elektrikleme ve boşaltma işlemini silah doldurup boşaltmaya benzetti.그는 좀더 효과가 좋은 장치를 만들면서 전기를 통하게 하거나 안 통하게 하는 것을 무기를 장전하고 발사하는 것에 비유했지요.
Daha verimli aygıtlar yaptıkça, elektrikleme ve boşaltma işlemini silah doldurup boşaltmaya benzetti.أثناء صُنعه المزيد من الأجهزة أكثرفعاليّة، شبّه فعل التكهرب ونزع التكهرب بأسلحة الشحن والتفريغ
Daire, verimli şekilde doldurulması güç olan bir form aslında.Je těžké pracovat s prostorem, který dává tvar kyliky.
Daire, verimli şekilde doldurulması güç olan bir form aslında.Всъщност всеки елемент от представената картина отговаря на закръглеността на самата чаша.
Daire, verimli şekilde doldurulması güç olan bir form aslında.Це непроста поверхня для творчості митця.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Gốc nho đã được trồng nơi đất tốt , gần nơi nhiều nước , hầu cho nứt tược , ra trái , trở_nên cây nho tốt .
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Gốc nho đã được trồng nơi đất tốt, gần nơi nhiều nước, hầu cho nứt tược, ra trái, trở nên cây nho tốt.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Hij stond in goede aarde met genoeg water om een uitstekende wijnstok met veel bladeren en vruchten te worden.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›그 포도나무를 큰 물 가 옥토에 심은 것은 가지를 내고 열매를 맺어서 아름다운 포도나무를 이루게 하려 하였음이니라
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Zasadený bol na dobrom poli a pri mnohých vodách, aby vyhnal haluzi a niesol ovocie, aby bol krásnym viničom.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Тя бе посадена на добра почва, при много води, За да пусне пръчки и да принесе плод, Та да стане добра лоза.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›אל שדה טוב אל מים רבים היא שתולה לעשות ענף ולשאת פרי להיות לגפן אדרת׃
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›في حقل جيد على مياه كثيرة هي مغروسة لتنبت اغصانا وتحمل ثمرا فتكون كرمة واسعة.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›這 樹 栽 於 肥 田 多 水 的 旁 邊 、 好 生 枝 子 、 結 果 子 、 成 為 佳 美 的 葡 萄 樹
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›這樹 栽於 肥田 多水 的 旁邊 、 好生 枝子 、 結果子 、 成為 佳 美的 葡萄樹
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.A demokrácia lényege nem az, hogy biztosítja a törvényes, hatékony, virágzó jogállamot.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.A questão com a democracia não é que permite um Estado de direito legítimo, eficaz e próspero.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Il punto sulla democrazia non è che comporta un ruolo della legge valido, effettivo e prospero.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.민주주의가 중요한 이유는, 민주주의가 합법적이고, 효율적이고, 번영하는 법체계를 보장해서도,
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Le fait est que la démocratie n'amène pas un état de droit légitime, efficace et prospère.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Lo importante de la democracia no es que traiga legitimidad, efectividad, próspero imperio de la ley.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Niet omdat ze een legitieme, goed functionerende, welvarende rechtsstaat oplevert.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Pentingnya demokrasi bukanlah karena demokrasi memberikan hukum yang sah dan efektif dan membawa kemakmuran.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Smysl demokracie není v tom, že zajistí legitimní, efektivní, prosperující právní řád.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Το θέμα με τη δημοκρατία δεν είναι ότι μεταφέρει ένα νόμιμο, αποτελεσματικό, επιτυχημένο κράτος δικαίου.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Проблемът за демокрацията не е, че тя донася легитимно, ефективно, процъфтяващо приложение на законите.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Річ не в тім, що вона забезпечує узаконене, дієве, розвинене верховенство права.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.Ценность демократии не в том, что она приносит эффективное, процветающее верховенство закона.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.העיקר בדמוקרטיה איננו העובדה שהיא מספקת שלטון חוק לגיטימי, יעיל, משגשג.
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.الفكرة في الديمقراطية أنها تخلق نظام قانون شرعي، فعّال، ومؤثر
Demokrasi konusunda mesele meşru, verimli, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetim biçimini getirmesi değil.つくるためのものでもありません 自国や周辺諸国の平和を 保障するためのものでもありません
Diyebiliriz ki verim %100.Also könnten wir sagen, dass wir 100% ausgenutzt sind.
Diyebiliriz ki verim %100.Así que estamos al 100% de capacidad.
Diyebiliriz ki verim %100.A więc powiedzielibyśmy, że jesteśmy wykorzystani w 100%.
Diyebiliriz ki verim %100. Bu durumda üretim kapasitemizin ne kadarını kullanıyoruz?Quanto você está produzindo em relação ao o que você pode produzir?